(765 S. K. m. 30, 59, Ek m. 6) (647 S. K. m. 4, 5) (1632 S. K. m. 63) (6183 S. K. m. 51) (1111 S. K. m. 43) (5083 S. K. m. 2) (5252 S. K. m. 5) (353 S. K. m. 220)
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan sanık P.Er Zeynel YILDIZ hakkındaki 7nci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 29.12.2004 tarih ve 2004/2267-1235 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 05.01.2006 tarih ve 2006/106 sayılı ve düzelterek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 27.10.2003-25.02.2004 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 5inci maddeleri uyarınca beher gün 14.850.000.TLden hesaplanmak suretiyle sonuç olarak 1.485.000.000.TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aylık 15 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirtilen oranın yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiş olup; bu hüküm sanık tarafından yurda dönerken yakalandığı için ailesiyle görüşemeden hazırlıksız sevk edildiği, sorunları nedeniyle birliğine katılmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; tebligatsız yoklama kaçağı olarak aranırken yurt dışından dönüşünde hava limanında yakalanıp Bakırköy Askerlik Şubesine teslim edilen ve 09.10.2003 günü son yoklaması yapılan sanığın aynı gün 1 gün yol süresi verilerek Manisa 1inci P.Er Eğt. Tugayına sevk edildiğinde 1111 sayılı Kanunun 43üncü maddesi uyarınca tanınması gereken 15 gün hazırlık süresi nazara alındığında 26.10.2003 günü saat 24.00e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve bakaya durumuna düşen sanığın 25.02.2004 günü yerli askerlik şubesine başvurarak bakayalığına son verip yeniden sevk evraklarını aldıktan sonra eğitim birliğine katıldığı, maddi vakıadır.
Askere gitmek yerine ailesiyle görüşmek ve sorunlarını çözmek için çalıştığını ve yurda döner dönmez sevke hazır olmadığını mazeret olarak ileri süren sanığın bu savunmasına, geçim sıkıntısı ve benzeri durumların askerlik hizmetine tercih edilecek bir mazeret niteliğinin bulunmaması ve eylem süresinin uzunluğunun mazeret değerlendirmesi yapmaya uygun olmaması karşısında, Mahkemece itibar olunmamasında bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın aynı yöndeki temyizinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, sanığın 27.10.2003-25.02.2004 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren ve üç aydan fazla süren geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen temel cezanın kabul edilen takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde, usul ve uygulamada isabetsizlik ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, 27.04.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2nci maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesinde, İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz. hükmüne yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen bu yasal değişiklik, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 30uncu maddesinde yazılı para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz. kuralını zımnen ilga etmiştir. Dolayısıyla, bin liranın küsuru hesaba katılmaz kuralı, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar hesaba katılmaz hâline dönüşmüştür. Bu durumda, para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kuralın, 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanunla eklenen Ek 6ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında da nazara alınması, yani bir hesaba başvurulması zorunlu olan her aşamada, gerek hesaplama sonucu bulunan gerekse üzerinden hesaplama yapılacak olan her miktar yönünden bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılmaması gerekmektedir. Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için 2004 yılında işlenen suçlarda beher gün karşılığı 11-17 YTL adli para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum somut olayda tayin olunan hapis cezası beher günü 14.850.000.TL.den ağır para cezasına çevrilen sanık lehine sonuç doğurmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, tayin olunan 3 ay 10 gün ve 25 gün süreli hapis cezalarının 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher günü 11 YTLden adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher gün 14.850.000.TL.den ağır para cezasına çevrilmesi kanuna aykırı olup hükmün bu aykırılık nedeniyle bozulması gerekmiş, bu bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J madde ve fıkrası gereğince hükmün 1100. YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122nci maddesiyle yürürlükten kalkmış olduğundan hükümdeki gecikme zammı uygulanmasına ibaresinin de hüküm fıkrasından çıkarılması ve 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğünden bu durumun hükme yansıtılması gerekmektedir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün adli para cezasının belirlenmesinde yapılan hata yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak; bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, hükümden gecikme zammı uygulanmasına dair ibarenin çıkarılması suretiyle; mahkûmiyet hükmünün para cezasının tayinine ilişkin satırının, 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 11.YTLden hesaplanmak suretiyle ve 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi gereğince aylık 15 eşit taksit hâlinde ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamı tahsil edilecek şekilde 1.100. YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 25.01.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy