(1632 S. K. m. 66, 68) (5237 S. K. m. 62)
İzin tecavüzü ve yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçlarından sanık P.Er Deniz KARA hakkındaki 5inci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 07.06.2005 tarih ve 2005/588-352 sayılı mahkûmiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 23.05.2006 tarih ve 2006/3348 sayılı bozma ve onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın,
1) 23.11.2002-17.10.2004 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 66/1-b ve 5237 sayılı TCKnın 62/1 maddeleri uygulanıp sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2) 14.11.2004-16.11.2004 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 68 ve 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddeleri uygulanıp sonuç olarak 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Bu hükümlerin sanık tarafından neden gösterilmeksizin temyiz edildiği,
Tebliğnamede, izin tecavüzü suçu ile ilgili olarak sanığa 2002 yılında başka izin verilip verilmediği, verilmiş ise yol süresi tanınıp tanınmadığı araştırılmadan ve Kıbrısta görev yapanlara kanuni hakkına ek olarak gidiş yol süresi verildiği dikkate alınmadan 22.11.2002 günü bitimine kadar dönmesi gerektiğinin kabulü ile tesis olunan mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma nedeniyle bozulması, yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; sanığa Kıbrıs 14üncü Mknz.P.Alayında askerlik hizmetini yaparken 17.11.2002 günü saat 08.00de başlamak ve 22.11.2002 günü saat 08.00e kadar dönmek üzere 5 gün sıhhi izin verildiği, belirtilen tarihe kadar Birliğine dönmeyen sanığın yasal bir mazereti olmaksızın uzun bir süre Birliğinden uzak kaldığı ve eylemi sürerken 17.10.2004 günü saat 23.20de Gaziantepte polis tarafından yakalanarak yeni tertip edildiği 3üncü Zh.Tug.K.lığına 11.11.2004 günü teslim edildiği; 3üncü Zh.Tug.Mknz.P.Tb.2nci Mknz.P.Bölüğünde askerlik hizmetini sürdüren sanığın 14.11.2004 günü çıktığı çarşı izninden saat 18.00e kadar dönmeyerek firar ettiği ve firar hâli sürerken 16.11.2004 günü saat 18.00de Gaziantepte jandarma tarafından yakalandığı tespit edilmiş olup, Mahkemece dosyada mevcut elverişli delillere uygun olarak maddi vakıanın açıklandığı şekilde belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dz.103deki izin belgesine göre 17.11.2002 günü 5 gün süreyle Gaziantep adresinde geçirmek üzere sıhhi izne gönderildiği anlaşılan sanığa, izninin niteliği gereği daha önceki izinlerinde yol süresi verilip verilmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığı gibi, Mahkemece ada geçişi için 22.11.2002 gününün dönüşe sayılıp suçun 23.11.2002 tarihinden itibaren başlatılması da isabetli olduğundan, tebliğnamedeki bozma görüşüne katılınmamıştır.
Ceza ehliyeti konusunda duyulan kuşkunun duruşmada dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalâasıyla giderildiği ve cezai ehliyetinin tam olduğu saptandığından, sanığın psikolojik sorunları olduğuna ilişkin mazeretine itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ayrıldığı sıhhi izin sonunda Birliğine katılmamasını haklı gösterecek yasal bir mazereti bulunmayan sanığın, 24.11.2002-17.10.2004 tarihleri arasında suç kastı ile hareket edip izinden 6 gün içinde dönmeyerek ASCKnın 66/1-b maddesinde yazılı tanıma uygun izin tecavüzü suçunu işlediği; 14.11.2004 saat 18.00-16.11.2004 saat 18.00 tarihleri arasında suç kastı ile hareket ederek ASCKnın 66ncı maddesinde yazılı firar suçunun oluşumu için gerekli 6 gün + 24 saat süreli mehil dolmadan bu süre dahilinde yakalanmak suretiyle ASCKnın 68/1inci maddesinde yazılı tipe uygun mehil içi yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle tesis ettiği her iki mahkûmiyet hükmünde usûl, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir isabetsizlik ve bozmayı gerektirir bir kanuna aykırılık bulunmadığından, sanığın yerinde görülmeyen temyizinin reddi ile her iki mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Dz.1 ve 29daki belgelere göre 16.11.2005- 25.11.2005 tarihleri arasındaki süreyi nezarette ve nezaret altında yolda geçirdikten sonra, 25.11.2005 tarihinde teslim edildiği Birliğinde nezarete alınıp 26.11.2005 tarihinde nezaretten çıkarılıp mevcutlu olarak götürüldüğü askeri mahkemede tutuklanan sanığın, 16.11.2005-26.11.2005 tarihleri arasında geçirdiği ve tutuklulukla birleşen nezaret süresinin gerekçeli hükümde 16.11.2005-25.11.2005 olarak gösterilmesi hatalı ise de, infazda nazara alınması mümkün olan bu hataya işaretle yetinilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usûl ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan izin tecavüzü ve yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçlarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA,
Tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, 31.05.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy