(1632 S. K. m. 66)
Askeri mahkemece; sanığın, 18.2.2005-4.4.2005 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-b ve 5237 sayılı TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kusurunun ve suç kastının bulunmadığı sebepleriyle temyiz edilmiştir. Tebliğnamede, mahkûmiyet hükmünün suç vasfındaki hata nedeniyle bozulması yönünde görüş bildirilmiş, adresinde sanığa tebliğ edilen bu tebliğnameye cevap verilmemiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, Gaziantep/İslâhiyede konuşlu birliğinde askerlik hizmetini yaparken, 1.5.1.2005 tarihinde 17 gün izin ve 4 gün yol süresi olmak üzere toplam 21 gün süre ile kanunî izne gönderildiği, birliğinden saat 07.20 sıralarında ayrılan sanığın, izin ve yol süresinin bitiminde en geç 5.2.2005 günü saat 07.20'de birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre izin tecavüzünde bulunduktan sonra 4.4.2005 günü saat 20.00'da kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı maddî eylem olarak anlaşılmaktadır.
Dosyada yer alan izin belgesinin ön yüzündeki kaşeye göre; sanığın, izin süresi bitmeden önce 3.2.2005 tarihinde Şemdinli Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığına katıldığı, kendisine tebliğ tebellüğ belgesi ile, 5.2.2005 günü sevk için Şemdinli Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığı nizamiyesinde bulunmasının tebliğ edildiği, sanığın, Şemdinli Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığına başvurduğu tarihte, birliğine katılma iradesinin mevcut olduğu, ancak sanığın ikamet ettiği köy yolunun, 5.2.2005 ve 10.2.2005 tarihleri arasında ulaşıma kapalı olduğuna dair Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığınca tutanak tanzim edildiği, böylelikle sanığın belirtilen bu günlerde düzenlenen konvoy faaliyeti ile şevke katılmasının hava şartları nedeniyle mümkün olmadığının anlaşıldığı,
Hava şartlarının düzelmesi üzerine, sanığın 14.2.2005 tarihinde yine kendiliğinden gelerek Şemdinli Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığına katıldığı, 4 gün burada kaldıktan sonra 17.2.2005 tarihinde konvoyla şevkinin gerçekleştirildiği, sanığın 17.2.2005 tarihinde Van Asayiş Kolordu Komutanlığı Toplanma Bölgesine katıldığı ve buradan da 18.2.2005 tarihinde birliğine sevk edildiği, dolayısıyla bu tarihe kadar geçen süre zarfında da birliğine katılma iradesinin hâlen devam ettiği, ancak bu tarihten sonra yani 18.2.2005 tarihinden sonra sanığın bilerek ve isteyerek birliğine katılmadığı, böylece bu tarihten itibaren izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de;
Sanığın, 14.2.2005 tarihinde katıldığı Şemdinli Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığında 3 gün kaldıktan sonra 17.2.2005 günü Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına sevk edildiği, buradaki toplanma bölgesinde de 1 gün kaldıktan sonra 18.2.2005 tarihinde konvoyla birliğine sevk edildiği, aynı gün ulaştığı Gaziantep ilinden birliğine katılmadan, firar kastıyla hareket ederek yeniden memleketine döndüğü anlaşılmakla; anılan komutanlıklar emrine girerek, mevzuat gereği her türlü ihtiyaçlarının bu birlikler tarafından karşılandığı, keza bu birliklerde geçen sürenin askerlik hizmetinden sayılacağı dikkate alındığında, Van Asayiş Kolordu Komutanlığı toplanma bölgesine katıldıktan sonra, sevk edildiği birliğine katılmadan yoldan savuşan sanığın, herhangi bir merciden izin almaksızın memleketine gitmiş olması karşısında, suç kastı da gözetilerek eyleminin firar suçu olarak vasıflandırılması gerekirken; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün isabetli olmadığı sonucuna ulaşılmakla hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy