(1632 S. K. m. 50, 131) (765 S. K. m. 59, 247) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (AYDK 17.09.1998 T. 1998/120 E. 1998/116 K.) (AYDK 28.01.1999 T. 1999/36 E. 1999/18 K.) (AYDK 04.11.2004 T. 2004/159 E. 2004/145 K.) (YCGK 24.12.1984 T. 1984/5-156 E. 1984/464 K.)
Askeri mahkemece; sanığın, 26.3.2004 günü askeri eşya niteliğindeki iki adet G-3 piyade tüfeği mermisini gizlemek suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK'nın 131/1 (az vahim hal fıkrası), 50, 131/2, TCK'nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1 ve 5'inci maddeleri uyarınca 2.227.500.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bu ağır para cezasının aylık on iki eşit taksit şeklinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birini ödememesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve geri kalan miktarın muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Bu hüküm askeri savcı tarafından, eylemin zimmete tam teşebbüs suçunu oluşturduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre;
Sanığın 2004 yılı Şubat ayı içinde yapılan er-erbaş şevkleri sırasında yol denetimi yapmakla görevlendirildiği, bu amaçla P.Er H.E. ile birlikte Elazığ-Miğros mağazasının bulunduğu bölgeye gittiği, burada araçlardan inen askeri personelin üst ve valiz aramasını yaptıkları, sanığın izine gelen bir erin valizini ararken bulduğu iki adet G-3 piyade tüfeği mermisini aldığı, tutanak tutup mermileri ilgililere teslim etmesi gerekirken herhangi bir işlem yapmadığı söz konusu mermileri kendisinde alıkoyduğu ve gizlediği, 26.3.2004 günü izine giderken nizamiyede yapılan aramada iki adet merminin sanığa ait kirli çamaşır çantasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Askeri mahkemece sanığın eyleminin askeri eşyayı gizlemek suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
ASCK'nın 131'inci maddesinin ilk fıkrası: Askeri bir hizmet yaparken veya vazifeyi suiistimal ederek bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdi veya emanet edilmiş olan para veya kıymeti ne olursa olsun bir eşyayı yahut kendisine tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askeri erzak, eşya ve hayvanları çalanlar veya zimmetine geçirenler.... hükmünü içermektedir. Bu maddede düzenlenmiş olan zimmet suçunun oluşabilmesi için;
Bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdi veya emanet edilmiş para veya eşyanın veya tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askeri eşyanın zimmete geçirilmesi gereklidir.
Yasa koyucu, askeri eşya için tevdi veya emanet edilme koşulunu aramamış iken, askeri eşya vasfını haiz olmayan sair eşya için TCK'nın 247'nci maddesi ile uyumlu olacak şekilde, görev sebebiyle tevdi veya emanet edilme şartını öngörmüştür. Ancak, her iki halde de, askeri bir hizmetin yapılması sırasında veya vazifenin suiistimali suretiyle eylemin icra edilmesi ön koşul olarak belirlenmiştir.
Zimmete geçirme fiili, bir değerin failin mal varlığına girmesi veya tahsis gayesinin dışına çıkmasıyla tamam olur. Yerleşik Askeri Yargıtay İçtihatları, memurun kendisine tevdi olunan veya vazife dolayısıyla muhafaza, murakabe veya mesuliyeti altında bulunan paraları veya menkul malları kendisi ya da başkası lehine mal edinmesinin zimmet suçunu oluşturduğunu hükme bağlamıştır. Faillerin mallar üzerinde göreve dayalı hukuki zilyetliği zimmet suçunun öncelikli koşuludur.
Temellük (Mal edinme) eyleminin görev nedeniyle teslim edilen malzemeler üzerinde işlenmesi halinde askeri eşyayı çalmak ve satmak suçlarına göre daha özel bir düzenleme niteliği taşıyan zimmet suçunun oluşacağı Yerleşik Askeri Yargıtay uygulamalarıyla da istikrar kazanmıştır. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.2.1990 gün ve 1990/ 24-25 E.K.; 17.9.1998 gün ve 1998/120-116 E-K ; 28.1.1999 gün ve 1999/36-18 E.K ve 4.11.2004 gün ve 2004/159-145 E.K. sayılı kararları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.12.1984 gün ve 1984/156-464 E.K. sayılı kararları)
Yargılama konusu olayımızda;
Olay tarihinde er-erbaş şevkleri sırasında yol denetimi yapmakla İnz. Er olarak görevlendirilen sanığın, yürüttüğü askeri vazifenin bir gereği olarak el koyduğu ve korumakla yükümlü olduğu ve askeri eşya niteliği taşıdığında tereddüt bulunmayan iki adet G-3 piyade tüfeği mermisini teslim etmeyerek valizine koyup memleketine götürmeye çalışmak şeklinde devam eden hareketlerinin, askeri eşyayı gizlemek kastının ötesinde mal edinme kastına delalet ettiği, bu nedenle mermileri mal edinmek kastıyla temellük ettiği şeklindeki eyleminin zimmete teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiğinden, tesis olunan mahkumiyet hükmünün suç vasfının tayinindeki isabetsizlikten dolayı bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy