(353 S. K. m. 9, 12, 16, 17, 176, 205, 206, 251) (1632 S. K. m. 30, 131) (765 S. K. m. 64, 80, 504, 522) (5237 S. K. m. 7, 43, 158)
Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 28.2.2006 tarihli ve 2006/57-68 E.K. sayılı iddianamesiyle; sanıklar Em. Astsb. Kd. Bçvş. İ.Ö. ve Mot.Kad.Kd.Bçvş. M.Ö.'nün, Ağustos 2000-Haziran 2004 tarihleri arasında iştiraken ve müteselsilen ihtilasen zimmet suçunu işlediklerinden bahisle, (sanıklardan Em. Astsb. Kd. Bçvş. İ.Ö.'nün, eylemine uyan ASCK'nın 131/1, 765 sayılı TCK'nın 80, 64, 353 sayılı Kanunun 16 ve 251/1'inci maddelerinin tatbiki suretiyle cezalandırılması istemiyle) kamu davası açılmıştır.
Askeri mahkemece;
353 sayılı Kanunun 9, 12, 17, 176'ncı maddeleri uyarınca askeri mahkemenin görevsizliğine, hükmün kesinleşmesini müteakiben dava dosyasının her iki sanık yönünden zincirleme olarak iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak, 5237 sayılı TCK'nın 7, 765 sayılı TCK'nın 504/1-7, 80, 522/1, ASCK'nın 30/A-B, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e, 43, ASCK'nın 30/A-B maddeleri uyarınca yargılamaya devam olunmak üzere yetkili ve görevli Karşıyaka/İzmir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
karar verilmiştir.
Sanık müdafii Av. M.Ü., süresinde verdiği temyiz dilekçesinde, görev yönünden karara bir temyiz itirazının olmadığını, ancak yargılamaya katılan subay üyenin yargıç olmaması nedeniyle Anayasaya aykırılık iddiası, bilirkişi istemi ile karine ve senet sayılan belgeler yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, belediye başkanlığından su föylerinin istenmesi taleplerinin reddi ile ret edilen tüm talepler yönünden de temyiz isteminde bulunduğunu belirtmiş, dilekçenin sonunda istem kısmında Görev yönünden yerel mahkemenin verdiği kararı aynen kabul ile diğer hususlar yönünden temyiz itirazlarımızın kabulü denilmek suretiyle görevsizlik kararını temyiz etmediğini açıklamıştır.
Diğer sanık Mot.Kad.Kd.Bşçvş. M.Ö. ve müdafii hükmü temyiz etmemiştir.
Tebliğnamede temyiz isteminin reddi yönünde görüş bildirilmiştir.
353 sayılı Kanunun 205/1'inci maddesinde askeri mahkemelerce verilen hükümlerin temyiz edilebileceği, 206'ncı maddesinde, hükümden önce verilip, hükme esas alınan kararlarında hükümle beraber temyiz olunabileceği, 176'ncı maddesinde de görevsizlik kararlarının temyiz olunabileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen yasal hükümler çerçevesinde; hükümden önce verilen kararların, hüküm verilmeden önce temyiz edilmeleri mümkün olmadığı gibi, bu kararların hüküm kurulduktan sonra dahi, asıl hüküm temyiz edilmeksizin tek başlarına temyiz istemine konu yapılması imkanı bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, yargılama sırasında sanık müdafiinin;
Dosyada yer alan tutanak vs. belgelerin senet niteliğini haiz olup olmadığının, bu belgelerin hukuki niteliğinin ne olduğunun tespiti için Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden bilirkişi tayini hususundaki talebinin reddine karar verildiği,
Lojmanda oturan personel tarafından kullanılan su tüketim bedellerinin ödenmesi hususunda sanıklara görev verilmesinin yasal olup olmadığının bilirkişilerden sorulması hususundaki talebinin reddine karar verildiği,
Askeri mahkeme heyetinde hukukçu olmayan subay üyenin bulunmasının ve ASCK'nın 131'nci maddesindeki zimmet suçuna ilişkin düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu yönündeki talebinin reddine karar verildiği,
Bilirkişilerin, Sayıştay raporunu esas alarak hazırladıkları rapora itirazlarının ve yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması hususundaki talebinin reddine karar verildiği,
Cumhuriyet Başsavcılığına bulundukları bir suç duyurusu nedeniyle, bu hususun bekletici mesele yapılması yönündeki talebinin reddine karar verildiği,
görülmektedir.
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde görevsizlik kararını temyiz etmediğini, ancak ara kararlarını temyiz ettiğini hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirtmiş bulunmaktadır. 353 sayılı Kanunun 205/1 ve 206'ncı maddeleri uyarınca asıl hükmün temyiz edilmemesi halinde, hükümden önceki yargılama aşamasında verilen ve tek başlarına temyiz istemine konu yapılması mümkün olmayan ara kararları"nın temyiz imkanı bulunmamaktadır. Sanığın temyiz dilekçesinde temyize konu etmek istediği hususlar, ara karar niteliğindeki kararlar olup, tek başlarına temyiz kabiliyetleri olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy