(1632 S. K. m. 87, 89) (5237 S. K. m. 62) (765 S. K. m. 459) (AYDK 22.10.1998 T. 1998/134 E. 1998/133 K.)
Askeri mahkemece; sanığın, 2.7.2004 tarihinde büyük zararlar veren emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK'nın 89/1'inci maddesi ve 5237 sayılı TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının yasal imkansızlık nedeniyle seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu hüküm sanık tarafından, delillerin eksik ve yanlış değerlendirildiği, ek savunma hakkı verilmediği, cezanın paraya çevrilip ertelenmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Sanık Hv.Ulş.Er L.G.'nin, İzmir/Şirinyer NATO Türk Milli Destek Komutanlığı Oto Ulaştırma Takım Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı ve NATO'ya ait olan 800506 plaka numaralı landrover aracın sürücüsü olarak MOTORPOOL personeli olduğu, P.Er F.P.'nin 2.7.2004 tarihinde Sütçüler Emniyet Takımı Nöbetçi Astsubayı olan Mu. Tek.Kd.Üçvş. G.B.'nin yanına giderek o tarihte yapılmakta olan çevre düzenlemesi için kullanılmak üzere lazım olan kum ve çakılın taşınması amacıyla sanığın aracının kullanılması hususunda izin istediği, Mu. Tek. Kd. Üçvş. G.B.'nin, spor salonunun arkasında bulunan kum ve çakılın yaklaşık 100 metre mesafede bulunan çevre düzenlemesi yerine taşınması için sanığın şoförü olduğu aracın kullanılmasına izin verdiği, P.Er F.P.'nin izin almasını müteakip sanığın yanına giderek durumu ilettiği ve sanığın, P.Er F.P.'yi da aracına alarak kum ile çakılların bulunduğu spor salonunun arkasına gittiği, sanık ile P.Er F.P.'nin kum ile çakılların bulunduğu kasaları kaldırmaya çalışmalarına rağmen kaldıramamaları nedeniyle bu işten vazgeçtikleri ve askeri araca binerek bu aracın park edilmesi gereken yere doğru ilerlemeye başladıkları, sanık ile P.Er F.P.'nin yemekhane önüne geldiklerinde, olay tarihinde birliğe yemek sağlayan Müdüroğlu isimli özel şirkette çalışan ve sanığın hemşehrisi olan sivil şahıs O.D. ile karşılaştığı, daha sonra sanık, P.Er F.P. ile sivil şahıs O.D.'nin hep birlikte askeri araç ile meyve bahçesine giderek su yolunu değiştirdiği, geri dönüş esnasında herhangi bir güzergah belirlenmemiş olması nedeniyle sanığın K-l anteninin bulunduğu yolu tercih ettiği, bu yolun stabilize bir yol olduğu ve yol zemininin de toprak ve mucur olduğu, sanığın birlik içerisinde araç kullanımı için hız sınırı saatte 30 km olmasına rağmen, bu hız sınırının üzerinde süratli bir şekilde aracı kullanmaya başladığı ve K-l anteninin bulunduğu yere yaklaşıldığında sanığın aracın kontrolünü kaybettiği, aracın önce sağa doğru savrulduğu ve sanığın aracın kontrolünü sağlamaya çalıştığı esnada sola doğru savrulan aracın, yoldaki mucura da kapılarak, gidiş yönüne doğru yolun sol tarafında bulunan 2,5 metre derinliğindeki şarampole doğru uçtuğu, olay nedeniyle Hv. P.Er F.P.'nin 15 gün iş ve gücünden kalacak şekilde ve sivil şahıs O.D.'nin çehrede sabit eser kalacak, sol gözde ileri derecede görme kaybından kaynaklanan uzuv zaafı ve tatili oluşacak, hayati tehlike geçirecek, 90 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında, birlik içi araç kullanım hız sınırı azami 30 km/h olmasına rağmen, bu hız sınırının üzerinde bir hızla araç kullanmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçundan açılan davanın; NATO personeli olmayan şahısların araca bindirilmesi yasak olmasına rağmen, araç içerisine sivil şahıs O.D.'yi bindirmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçu ile birlikte değerlendirilerek büyük zararlar veren emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkındaki iddianame incelendiğinde, sanığın birlik içi araç kullanım hız sınırı azami 30 km/h olmasına rağmen, bu hız sınırının üzerinde bir hızla araç kullanma eyleminin, hem emre itaatsizlikte ısrar suçu, hem de tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçuna konu fiil olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, uygulamada da, yasalarda unsurları gösterilerek suç olarak tanımlanmış ve cezai yaptırıma bağlanmış fiillerin yasaklanmasına ilişkin emirlerin uyarı niteliğinde bulunduğu, bu uyarıların hizmete ilişkin bir emir niteliğinde olmadığı ve tavsiye niteliğini taşıdığı kabul edilmektedir. Dolayısıyla, yasalarda ayrıca suç olarak düzenlenmiş konularda, birlik komutanı veya kurum amiri tarafından verilen emirlerin yerine getirilmemesinin emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut vermemesi nedeniyle fiil esasen hangi suçu oluşturuyorsa o suça ilişkin yasa maddesinin uygulanması gerekmektedir. Suç tarihinde mer'i olan 765 sayılı TCK'nın 459'uncu maddesinde, ...nizam, talimat ve emirlere riayetsizlik neticesi.... yaralamaya sebebiyet verme halinin bu suçun unsuru (maddi unsurun hareket kısmı) olarak düzenlendiği de dikkate alındığında, sanığın, birlik içi araç kullanım hız sınırı azami 30 km/h olmasına rağmen, bu hız sınırının üzerinde bir hızla araç kullanma eyleminin, sadece temyiz konusu olmayan tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet verme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, askeri mahkemece, bu eylemin büyük zararlar veren emre itaatsizlikte ısrar suçu içerisinde değerlendirilmesinin isabetli olmadığı sonucuna varılmıştır. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 22.10.1998 gün ve 1998/134-133 sayılı kararı ile 4'üncü Dairesinin 12.11.2002 gün ve 2002/1123-1150 sayılı kararları da aynı yöndedir).
Sanığın birlik içi araç kullanım hız sınırının üzerinde bir hızla araç kullanma eyleminin nizam, talimat ve emirlere riayetsizlik neticesi yaralamaya sebebiyet vermek suçunun unsuru olması nedeniyle; sanığın üzerine atılı NATO personeli olmayan şahısların araca bindirilmesi yasak olmasına rağmen, araç içerisine sivil şahıs O.D.'yi bindirme eyleminin sübutunda herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, büyük bir zarar meydana getirme unsuru mevcut olmadığı için, bu eylemin, büyük zararlar veren emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu kabul edilmesinin yasaya aykırılık oluşturduğu, bu eylemin iddianamede belirtildiği üzere ASCK'nın 87'nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Sanık, temyiz dilekçesinde, emre itaatsizlikte ısrar suçundan dava açılmasına rağmen, büyük zararlar veren emre itaatsizlikte ısrar suçundan ek savunmasının alınmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüş ise de; kovuşturma aşamasında sanığın ek savunmasının alındığı dikkate alındığında sanığın bu temyiz sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy