(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 53, 62) (5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 202) (5728 S. K. Geç. m. 1) (AYDK 07.03.2008 T. 2008/45 E. 2008/38 K.)
Hükümlü P.Er Celal SAYAR hakkındaki Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 13.02.2008 tarih ve 2007/1274 sayı, 2008/56 Müt. karar sayılı duruşmasız işlere dair kararına, hükümlü tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine, itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Dairemizin 27.02.2008 gün ve 2008/731-589 sayılı kararına, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazı üzerine, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunca tesis olunan 07.03.2008 tarih ve 2008/45-38 esas ve karar sayılı karar ile itirazın kabulüne, Daire kararının kaldırılmasına ve dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere Daireye iadesine karar verilmekle, Dairemize iade edilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 01.08.2007 gün ve 2007/1274-628 sayılı kararıyla, hükümlünün, 09.05.2007-21.05.2007 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-b, 73 ve TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle, sanığın sonuç cezasının kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi yönündeki taleplerinin ayrı ayrı reddine, mahkûm olduğu cezanın infazı tamamlanıncaya kadar 5237 sayılı TCK'nın 53'üncü maddesinin a,b,c,d,e bendindeki hakları kuşanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmiş olup (Dz.44),
Söz konusu bu karar, sanığın temyizi üzerine, Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 14.11.2007 gün ve 2007/2467-2459 sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir (Dz.73,74).
Hükmün infazı devam ederken, K.K.K.lığı Askeri Savcılığının 12.02.2008 gün ve As.Sav.: İlm.2007/1284 sayılı yazısı ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi olanağı çıktığı ve sanığın mahkumiyetinin bu koşulları taşıdığı belirtilerek, öncelikle, infazın durdurulması ve hükümlünün tahliye edilmesinin talep edildiği (Dz.78), bu talep üzerine, Askeri Mahkemece itiraza konu kararla (13.02.2008 tarih ve 2007/1274 sayı, 2008/56 Müt. karar sayılı duruşmasız işlere dair karar), hükmün açıklanmasının geri bırakılması kuralının bir usul kuralı olduğu ve yayımı tarihi itibarıyla derhal yürürlüğe gireceği belirtilerek, 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinde yapılan değişikliğin lehe bir sonuç doğurmayacağından bahisle, infazın durdurularak hükümlünün tahliye edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir (Dz.79,80).
Bu kararın, 15.02.2008 tarihinde kendisine tebliğini müteakip (Dz.84), hükümlü tarafından aynı gün işleme konan dilekçeyle, yeni çıkan yasadan yararlanmak istediği belirtilmek suretiyle ve dosyasının yeniden incelenmesi talebiyle söz konusu karara itiraz edildiği anlaşılmaktadır (Dz.85).
Tebliğnamede, İnfazın durdurulması ve hükümlünün tahliye edilmesi talebinin reddine ilişkin olan duruşmasız işlere ait karara yönelik söz konusu itiraz üzerine, 353 sayılı Kanunun 202/2'nci maddesinde yer alan genel kural gereği, mevcut itirazı inceleyecek merciin, kararı veren askeri mahkemeye en yakın askeri mahkeme olduğu, bu nedenle, söz konusu karara ilişkin herhangi bir inceleme yapılmasına yer olmadığına, dava dosyasının en yakın Askeri Mahkemeye gönderilmesi maksadıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesine iadesine karar verilmesi yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin, hükümlü P.Er Celal SAYAR'ın, hakkındaki İnfazın durdurulması ve hükümlünün tahliye edilmesi talebinin reddine ve cezanın aynen infazına devam kararını içeren, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 13.02.2008 tarih ve 2007/1274 sayı, 2008/56 Müt. karar sayılı duruşmasız işlere dair kararına yönelik itirazını incelemeye 353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik 202/2'nci maddesi uyarınca en yakın askeri mahkeme görevli olduğuna ve bu nedenle itiraz hakkında Askeri Yargıtayca karar verilmesine yer olmadığına dair 27.02.2008 gün ve 20Öİ/731-589 sayılı kararının, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazı üzerine, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 07.03.2008 gün ve 2008/45-38 sayılı ilamıyla, itirazı incelemeye Askeri Yargıtay'ın yetkili olduğu belirtilerek, kaldırılması ve itiraz incelemesi yapılması için dosyanın Dairemize iadesi üzerine, itirazın esası üzerinde yapılan incelemede;
5728 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 2'nci fıkrasında; Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 'inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir. hükmü yer almaktadır.
Somut olayımızda, mezkur suçlardan dolayı verilen hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yasal olanak bulunmadığından, askeri mahkemece, hükme konu olan suçlar ile ilgili olarak yapılan yargılamada, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin 5560 sayılı Kanunla eklenen 6'ncı fıkrasına göre bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, 5728 sayılı Kanunun Geçici 1'nci maddesinin 2'nci fıkrasında belirtilen şekilde değerlendirme yapılması gerektiğinden Askeri Savcılık itirazının kabulüne, hükümlünün mağduriyet ihtimaline binaen de hakkında yürütülen infazın durdurularak tahliyesine karar verilmiştir.
Üye Hâkim Albay Hasan DENGİZ, 5728 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin kesinleşmiş hükümlere uygulanamayacağı görüşü ile çoğunluk kararına katılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Askeri savcının itirazına atfen ve re'sen, İTİRAZIN KABULÜNE,
5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesi ile değişik 231'nci maddesi uyarınca, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunun mahkemece değerlendirilmesi bakımından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin sayılı Duruşmasız İşlere Ait kararının 353 sayılı Kanunun 254/son maddesine göre KALDIRILMASINA,
Hükümlünün mağduriyetinin önlenmesi için İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse salıverilmesi için Askeri Yargıtay Başsavcılığına yazı yazılmasına,
1 inci Tebliğnameye aykırı, itiraz tebliğnamesine uygun olarak, 14.03.2008 tarihinde, Üye
Hakim Albay Hasan DENGİZin karşı oyuyla ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesine 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunla eklenen 5 ve 14'üncü fıkra hükümleri, 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesiyle değiştirilerek, Anayasanın 174'üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar dışında kalan tüm suçlarla ilgili yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması halinde, mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.
Bilindiği gibi, Ceza Muhakemesi Hukukundaki kanun değişikliklerinde, derhal uygulanırlık (hemen uygulama) kuralı geçerli olup, bu kural gereğince, işlemlerin yürürlükteki kanuna göre yapılması, eski kanuna göre yapılmış işlemlerin yürürlükteki yeni kanunun varlığına rağmen geçerliliğini koruması, eski kanuna göre henüz yapılmamış işlemlerin bundan böyle artık yeni kanuna göre yapılması ve yeni kanunun sanığın lehinde veya aleyhinde olmasına bakılmadan uygulanması gerektiği, öğretide ve yargı kararlarında tartışmasız kabul edilmektedir. (Örn.:Ceza Hukukuna Giriş, Prof. Dr. Emin ARTUK, 1983, Sy.134-144; As.Yrg.5'inci Daire 20.11.1996 tarih ve 1996/720-716)
5728 sayılı Kanunla getirilen ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenlemenin içeriğinde maddi ceza hukukuna ilişkin konular da yer almasına karşın bir usul hükmü olduğu ve ancak derdest davalara uygulanabileceği temel bir usul hukuku ilkesidir. Bu nedenle bir af kurumu da olmayan düzenlemenin önceki usul hükümleri uygulanarak tesis edilmiş kesinleşmiş hükümlere uygulanması olası değildir.
Öte yandan, sırf askeri suçlarla ilgili olarak tesis olunan cezaların seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği ve ertelenemeyeceği bir özel yasa olan askeri ceza kanunu ilkesidir. Kanun Koyucu, Askeri Ceza Kanununda sırf askeri suçlarla ilgili olarak bu şekilde bir ilkeye yer verirken anılan yasada özel bir değişiklik yapmaksızın 5271 sayılı Kanunda belirtilen düzenlemeyi yapmak suretiyle bir kanun çatışmasına neden olmuştur. Özel Kanununda korunan ilke dururken bir usul hükmünden ibaret düzenlemenin sırf askeri suçlarda uygulanması da daha özel bir kanunun varlığı nedeniyle mümkün olmamalıdır.
Açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinde yapılan ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemenin, kesinleşmiş hükümler yönünden de lehe değişiklik olarak kabulü ile hükümlünün yerine getirilmekte olan cezasının infazının durdurulmasına ve yerel askeri mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi yönünden kesin hükmün ele alınmasına dair olan çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy