(1632 S. K. m. 49, 67) (765 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (1111 S. K. m. 2, 3, 5, 7) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 6)
Halen terhisli olan sanığın, olay tarihinde Kızıltepe Hd. Bl. K.lığı emrinde askerlik hizmet ve görevini sürdürmekte iken, 24.01.2003 günü 05.00-09.00 saatleri arasında 15 No.lu Kule nöbet yerinde silahlı nöbetçi olarak görevli olduğu sırada, saat 08.00 sularında diğer iki nöbetçinin uyumasından faydalanarak kendisine zimmetli G-3 piyade tüfeği, 100 adet G-3 piyade tüfeği mermisi, 5 adet şarjör, kasatura ve hücum yeleğini alarak, sınırdaki tel örgüyü aştıktan sonra Suriye tarafına geçtiği, yanına G-3 piyade tüfeği ile 20 adet mermi alan sanığın diğer silah, mühimmat ve teçhizatı tel örgünün Suriye tarafına bıraktıktan sonra Suriyede sınıra yakın bir köye gittiği, köylüler tarafından Suriye yetkililerine teslim edilen sanığın bir süre Suriye yetkililerince sorgulanıp gözetim altında tutulduktan sonra 01.02.2003 tarihinde Hatay-Cilvegözü sınır kapısından Türkiyeye teslim edildiği, iki gün gözetim altında tutulduktan sonra 03.02.2003 tarihinde yurt dışına firar etmek suçundan tutuklandığı, sanığın Türkiyeye tesliminden sonra malzemeleri nereye bıraktığını söylemesi üzerine yapılan arama sonunda terk ettiği malzemelerin tamamının bulunduğu, böylece, yabancı memlekete firar ve askeri eşyayı kasten terk etmek suçlarını işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
765 sayılı TCKnın 2/2nci maddesi ile, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 7/2nci maddesinde, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failinin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Sanık hakkında hüküm kurulduktan sonra, Yabancı memlekete firar suçunu düzenleyen ASCKnın 67nci maddesi, 29.01.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 22.01.2004 tarihli ve 5080 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiş, hapis cezalarının alt ve üst sınırlarında da değişiklikler yapılmıştır.
Bu durumda ceza uygulaması yönünden hükmü etkileyecek nitelikte bulunan söz konusu kanun değişikliği, önceki hükme nazaran daha lehe olduğundan, sanık hakkındaki, 16.10.2003 tarihli ve 2003/1373-984 E.K. sayılı mahkumiyet hükmünün, yurt dışına firar suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün, lehe kanun uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede, sanık hakkında yapılan yargılama sırasında GATA Sağlık Kurulunun 28.04.2003 gün ve 4035 sayılı raporuyla Hipokalemik periyodik paralizi teşhisi konulduğu, B/11 F2 askerliğe elverişli değildir kararı verildiği, düzenlenen ek raporda ise 18.04.2003 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığının bildirildiği görülmekte ise de; sanığın askerliğe elverişsizlik durumunun, tüm askerlik mükellefiyetini ortadan kaldıracak nitelikte olması halinde, dava zamanaşımına konu olabileceğinden, bu husususun da araştırılması gerektiğine işaret edilmesi belirtilmiş ise de;
1111 sayılı Askerlik Kanununun 2, 3, 5 ve 7nci maddelerinde yer alan,
Askerlik çağı her erkeğin esas nüfus kütüğünde yazılı olan yaşına göredir ve yirmi yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününde bitmek üzere en çok yirmibir sene sürer. Bu süre, Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum, Milli Savunma Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu Kararıyla 5 yıla kadar uzatılabilir veya kısaltılabilir. Yerli nüfus kütüklerinin birinde yazılı olmayan kimselerin yabancı kütükleri yerli kütükleri gibi sayılır.
Askerlik çağı, yoklama devri, muvazzaflık ve yedek olmak üzere üç devreye ayrılır.
Erbaş ve erler için muvazzaflık hizmeti süresi; Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığında on sekiz aydır. Bu sürenin, barışta, önce on beş aya ve bilahare on iki aya kadar indirilmesine, Silahlı Kuvvetlerin de ihtiyacı dikkate alınarak, Bakanlar Kurulunca karar verilebilir.
Bu hizmetler askerlik şubesinden sevk tarihinden başlar. Belirtilen sürelerden fazla askerlik yapanların fazla hizmetleri, askerlik çağının sonundan iki kat olarak düşülür.
Bu Kanunun tespit ettiği esaslar dışında veya muvazzaflık hizmetini yapmadıkça hiç bir fert askerlik çağından çıkarılamaz.
Muvazzaflık devrinin hitamından askerlik çağının nihayetine kadar olan kısım yedek devridir. şeklindeki düzenleme ile,
Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin, Askerlik çağına giren yükümlüler, son yoklamaları sırasında askerlik meclislerinde veya asker hastanelerinin sağlık kurullarında, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır. Askerliğe elverişli olmayanlar; Hastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerine girenlerdir hükmünü havi 6ncı maddesi,
Yönetmeliğin Ekleri bölümünde yer alan Açıklama kısmının,
Sınıflandırma Çizelgelerinin Kullanılışı başlıklı, 1inci maddesinin 6 numaralı bendinin, Bir hastalık ve arızası bulunan kişiye önce kesin tanı konulur, sonra bu hastalık ve arızanın Hastalık ve Arızalar Listesinde hangi madde, dilim ve fıkraya girdiği saptanır. Daha sonra bu madde, dilim ve fıkra Sınıflandırma Çizelgesinde bulunur. Madde, dilim ve fıkra için personelin görev yaptığı sınıfta (+), eksi (-) ya da çarpı (x) işareti bulunduğuna göre sınıfı görevini yapar, sınıfı görevini yapamaz, sınıfı görevini uygun kadro görevinde yapar ya da Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verilir. Hastalık ya da arızası personelin görev yaptığı sınıf ve rütbede eksi (-) işaretli ise 1 ve 2 Numaralı Sınıflandırma Çizelgelerine bakılır. O hastalık ya da arızanın bulunduğu fıkra herhangi bir sınıfta personelin bulunduğu rütbe için artı (+) ise sınıf değiştirme işlemi yapılır. hükmü,
Yine aynı kısmın, Yükümlü, Er ve Erbaşlara Hastalık ve Arızalar Listesinin Uygulanması başlıklı, IInci maddesinin,
Tüm hastalık ve arızalar askerliğe uyarlık açısından Yönetmelik kapsamına alınmıştır. Hastalık ve Arızalar Listesinde her madde hastalık ve arızaların ağırlık derecesine göre A, B, C, D dilimlerine, dilimler de fıkralara ayrılmıştır. A dilimlerinde askerliğe elverişli olan hastalık ve arızalar, B ve D dilimlerinde askerliğe elverişli olmayan hastalık ve arızalar toplanmıştır. C dilimlerinde; A, B, D dilimlerinde toplanan hastalık ve arızaların tedavi ve nekahet hallerinde geçici olarak askerliğe elverişli olmayan durumları belirtilmiştir. D dilimlerinde barış ve savaşta sürekli olarak askerliğe elverişli olmayan, B dilimlerinde barışta askerliğe elverişli olmayan, savaşta gereksinme duyulduğu zaman askerliğe alınabilecek durumlar belirtilmiştir. hükmü, nazara alındığında,
Sanık hakkında düzenlenen raporda B dilimine göre verilen kararın, D diliminden farklı olarak sadece barış zamanına ait olduğu açık olup, ayrıca savaşta veya seferde doğuracağı sonuçları araştırmaya gerek bulunmamaktadır.
Bunun yanında, askerlik mükellefiyetinin, aynı Yönetmeliğin Askerliğe elverişli olmayan erler hakkında yapılacak işlem başlıklı 15inci maddesinde yer alan Askere alındıktan sonra asker hastanelerinin sağlık kurullarından Askerliğe Elverişli Değildir kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum silahaltında bulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri, raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesine geldikten sonra ilgili yönergeye göre yapılır. Askerliğe Elverişli Değildir kararı alanlar gerektiğinde ilgili makamlarca yeniden asker hastanelerinin sağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacakları son rapor kararına göre, ilgili yönerge gereğince işlem görür. Askerliğe Elverişli Değildir kararı alanlar emsalinin kanunda yazılı yaş sınırı dışına çıkma tarihine kadar Milli Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrar muayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görür. hükmü karşısında, sanığın yedek askerlik mükellefiyetinin, emsalinin yaş haddine kadar devam etmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, somut olayımızda, dosyada bulunan nüfus kaydına göre, 23.09.1982 doğumlu olan sanığın, 1111 sayılı Askerlik Kanunun 2nci maddesinde belirtilen yaş sınırına göre, 2023 yılına kadar askerlik mükellefiyeti devam edecektir.
Bu itibarla, ASCKnın 49/A maddesinde firar suçları için öngörülen dava zamanaşımı da, bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağından, tebliğnamede, zamanaşımı açısından önemli olduğuna işaret edilen noksan soruşturma bulunduğu görüşüne iştirak edilmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy