(5271 S. K. m. 223, 237) (1632 S. K. m. 85, 86, 88, 91, 109) (353 S. K. m. 205) (AYDK. 23.06.2005 T. 2005/66 E. 2005/59 K.)
Askeri mahkemece, sanığın, 24.06.2008 tarihinde;
1-) Toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmasına rağmen, sanığın üzerine atılı fiilin 477 sayılı Kanunun 47'nci maddesinde düzenlenen üste saygısızlık suçunu oluşturması ve bu suçla ilgili yargılama yapma görevinin Disiplin Mahkemesine ait olması nedeniyle askeri mahkemenin görevsizliğine, sanık hakkındaki hükmün kesinleşmesinden sonra dava dosyasının ... Komutanlığı Disiplin Mahkemesine gönderilmesine,
2-) Sanığın silah ile üste fiilen taarruz suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmasına rağmen, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibarı ile oluşmaması nedeniyle üzerine atılı suçtan sanığın beraatına,
3-) Sanığın üste hakaret suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmasına rağmen, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibarı ile oluşmaması nedeniyle üzerine atılı suçtan sanığın beraatına,
4-) Katılanın Birlik Komutanı olmasının verdiği nüfuzu kullanarak tanıkların ifadelerinin farklı yazılmasına sebebiyet vermek suretiyle, memuriyet nüfuzunu suiistimal suçunu işleme ihtimali bulunması nedeniyle bu konuda yasal işlem yapılabilmesi için Komutanlığına suç duyurusunda bulunulmasına,
karar verilmiştir.
Anılan hükümler, katılan ile katılan vekili tarafından, özetle, sanığın, üzerine atılı suçları işlediği ve katılan hakkında suç duyurusunda bulunulması kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiş; tebliğnamede katılan ve vekilinin görevsizlik kararına vaki temyiz istemlerinin temyiz isteminde bulunmaya hakları olmaması nedeniyle reddi, beraat hükümlerinin onanması, suç duyurusuna ilişkin temyiz isteminin ise kararın temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle reddi yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın, olay tarihinde, ... Komutanlığı emrinde askerlik hizmeti yaptığı, Topçu Yüzbaşı A.U.'nun ise aynı taburda 1 'inci Batarya Komutanı olarak görevli olduğu, olay tarihinde Ordu Kıtali Komuta yeri tatbikatı nedeniyle 1 inci Bataryanın tatbikata çıktığı ve 2nci Bataryadan da 3 adet obüs kısmının 1 inci Batarya Komutanlığı emrine verildiği, tatbikat sırasında bir subay, bir astsubay ve bir uzman çavuşun akşamları nöbetçi olarak kaldığı, tatbikatın ilk günü sanığın kendi bataryasından nöbetçi olarak kaldığı, bu hususu her bataryanın kendisinin kararlaştırdığı, tatbikatın dördüncü gününde içtima sonrasında akşam kimin nöbetçi olarak kalacağı hususu belirlenirken Topçu Yüzbaşı A.U'nun sanığa Akşam sen kalacaksın dediği, sanığın işe Komutanın ben niye kalıyorum şeklinde sözler söyleyerek itiraz ettiği, Topçu Yüzbaşı A.U.'nun, sanığa esas duruşa geçmesi hususunda emir verdiği ve sanığın esas duruşa geçmesinden sonra sanığı kolundan tutarak olay yerinde bulunan çalıların yanma götürdüğü, sanığın, Topçu Yüzbaşı A.U ile çalıların yanında bir süre konuşmasından sonra olay yerinden ayrılarak yürümeye başladığı, Topçu Yüzbaşı A.U.'nun Dur diyerek sanığı yanına çağırdığı ve sanığın gelmemesi üzerine Top. Uzm. Çvş. M.D'ye sanığı getirmesini söylediği, sanığın, daha sonra, Topçu Yüzbaşı A.U.'ya doğru koşmaya başladığı, Top. Uzm. Çvş. M.D'nin sanığı tutarak yere yatırdığı, tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
1-) Sanığın üzerine atılı üste saygısızlık suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, Topçu Yüzbaşı A.U tarafından verilen esas duruşa geçmesi ve yanma gelmesi hususunda verilen emirlere aykırı hareket etmek suretiyle toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı,
Askeri mahkemenin ise, sanığın esas duruşa geçmesine rağmen, Topçu Yüzbaşı A.U ile konuştuğu sırada el kol hareketleri yapması nedeniyle sanığın üzerine atılı eylemin üste saygısızlık suçunu oluşturduğu, kabul edilerek görevsizlik kararı verdiği, anlaşılmaktadır.
Anılan kararın katılan ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, öncelikle katılanın davaya katılma hakkının bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir.
5271 sayılı CMK.'nın Kamu davasına katılma başlıklı 237/1'inci maddesi; Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. hükmünü içermektedir.
Anılan hükme göre, Topçu Yzb. A.U.'nun işlendiği iddia olunan emre itaatsizlikte ısrar suçunun mağduru veya suçtan zarar gören kişisi olup olmadığının belirlenmesi önem taşımaktadır.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 23.06.2005 tarihli ve 2005/66-59 E.K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; emre itaatsizlikte ısrar suçunun koruduğu hukuki menfaat askeri disiplin ve itaatin korunması şeklinde kamusal bir değerdir.
Bu durum, 5237 sayılı CMK.'nın 237'nci maddesinin öngördüğü anlamda Topçu Yzb. A.U.'nun suçtan zarar gören kişi olarak kabulü ile bu kişinin açılan kamu davasına katılan sıfatıyla katılmasına hak vermediği gibi, bu sıfatının bulunmaması nedeniyle verilmiş görevsizlik kararını da temyize imkan vermemektedir. Bu nedenle katılan ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2. Silahla üste fiilen taarruza teşebbüs suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılan Topçu Yzb. A.U.'nun üzerine silahını doğrultarak koşmak suretiyle silahla üste fiilen taarruza teşebbüs suçundan dolayı, ASCK.'nın 91/2 (Az vahim hal) madde ve fıkrası uyarınca tecziyesi talebiyle kamu davası açılmış ise de;
Sanık, katılan Topçu Yzb. A.U.'ya saldırmadığını, katılana doğru koştuğu sırada elinde tabanca değil, siyah çanta olduğunu beyan etmiştir. Katılan ve tanık Topçu Er A.İ. sanığın elinde tabanca olduğunu beyan etmiş iseler de; yeminle dinlenen diğer tanıklardan bir kısmı sanığın elinde tabanca görmediklerini, bir kısmı ise siyah çanta gördüklerini beyan ettikleri gibi, sanığın Birliğinden gönderilen yazıda sanığın üzerine kayıtlı şahsi silahının olmadığının bildirildiği görülmektedir. Sanık ve tanık beyanları (A.İ hariç) dikkate alındığında sanığın elinde tabanca olmadığının kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer yandan sanığın katılana doğru koşması söz konusu ise de, sanığın katılana vurma, vurmak için elini kaldırma, tekme savurma gibi hareketlerinin olmadığı, katılanın vücut bütünlüğünün ihlal edilmediği, üste fiilen taarruza teşebbüs suçunun koruduğu hukuki değerlerin ihlal edilmediği, sanığın katılana doğru koşmaktan ibaret olan icrai hareketlerinin henüz fiili bir şekilde ortaya çıkmadığı göz önüne alındığında, sanık hakkında üste fiilen taarruz suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ve katılan vekilinin kabule değer bulunmayan temyiz nedenlerinin reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın üste hakaret suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında, üste hakaret suçunu işlediğinden bahisle ASCK.'nın 85/1 (Birinci cümle) madde ve fıkrası gereğince cezalandırılması bahisle kamu davası açıldığı görülmekte ise de;
Sanık sorgu ve savunmasında katılana küfür etmediğini beyan etmiş, katılan da sanığın kendisine küfür etmediğini doğrulamıştır.
Tanık Topçu Er A.İ, sanığın, katılana küfür ettiğini beyan etmekte ise de, yeminle dinlenen diğer tüm tanıklar sanığın, katılana küfür etmediği yolunda beyanda bulunmuşlardır.
Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği hususunun, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olarak ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Askeri Mahkemece üste hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık görülmediğinden katılan ve vekilinin kabule değer bulunmayan temyiz nedenlerinin reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
4. Katılan hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin karara yönelik temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece, sanık hakkında hüküm kurulur iken aynı zamanda katılanın Birlik Komutanı olmasının verdiği nüfuzu kullanarak tanıkların ifadelerinin farklı yazılmasına sebebiyet verdiği, böylece memuriyet nüfuzuna suistimal suçunu işlediği ihtimalinin bulunduğundan bahisle katılan hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.
Katılan ve katılan vekili söz konusu hükmün suç duyurusuna ilişkin kısmını da temyiz etmiş iseler de;
353 sayılı Kanunun Temyiz edilebilen ve edilemeyen hükümler başlıklı 205/1'inci maddesi, Askeri mahkemelerce verilen hükümler temyiz edilebilir.... şeklinde olup, duruşmanın sona ermesi ile verilecek hükümler CMK.'nın 223'üncü maddesinde tek tek belirtilmiştir.
Suç duyurusunda bulunulmasına dair; CMK.'nın 223'üncü maddesinde hükümlerden olmadığı gibi, idari nitelikte bir işlem olduğundan, ortada temyiz kanun yoluna konu olabilecek bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin kararın temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy