(1632 S. K. m. 132) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (AYDK. 19.04.2007 T. 2007/38 E. 2007/35 K.) (AYDK. 31.05.2007 T. 2007/73 E. 2007/69 K.)
Askeri Mahkemece; sanığın, 04.03.2008 tarihinde arkadaşının eşyasını ve parasını çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK.'nın 132, TCK'nın 62/1, 50/1-a ve 52/2'nci maddeleri gereğince 3.000 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup; bu hüküm sanık tarafından, olayın bir plan çerçevesinde tasarlanıp, kendisine iftira atıldığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; Sanığın, ... Bölük Komutanlığında askerlik hizmetini yapmakta iken, 04.03.2008 günü öğlen saatlerinde kendisi ile aynı yerde görev yapan ve dış görevden gelen mağdur/katılan J. Er A.K.'nın, koğuşta üzerini değiştirirken yatağının üzerinde unuttuğu cüzdanını alarak Kazan Dairesine gittiği, burada cüzdanın içindeki 7 YTL parayı aldığı, yaklaşık 10 dakika sonra cüzdanını yatağının üzerinde unuttuğunu fark eden mağdurun tekrar koğuşa gittiği, cüzdanının yerinde olmadığını görünce koğuş görevlisi J. Er M.K'ye durumu anlattığı, birlikte çevreyi araştırıp gece görev yapmaları nedeniyle gündüz koğuşta istirahat eden ve gececi olarak tabir edilen askerlere de cüzdanı görüp görmediklerini sordukları, bu sırada gececi olan sanığın koğuşta bulunmaması ve mağdurun koğuşa gelirken sanığın koğuştan çıktığını görmesi nedeniyle sanıktan şüphelendikleri, kendisini arayıp bularak cüzdandan haberinin olup olmadığını ve nerede olduğunu sordukları, sanığın ise haberinin olmadığını ve silahını temizlemek amacı ile Silahhaneye gittiğini söylediği, bu hususu doğrulatmak için Silahhane görevlisine sorduklarında, sanığın Silahhaneye gelmediğini ancak kendisini Kazan Dairesine girerken gördüğünü söylemesi üzerine, Kazan Dairesine gittiklerinde mağdura ait cüzdanı içi boş olarak buldukları ve hemen sanığı bulup üzerini aradıklarında mağdura ait 7 YTL parayı kendisinden aldıkları, dosya içeriğinden anlaşılmakla; sanığın arkadaşının eşyasını ve parasını çalmak suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin; elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçe ile eylemin sübutunu kabulünde, nitelendirmesinde ve temel cezayı alt sınırdan belirlemesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de;
Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında; hırsızlık suçunun, başkasına ait taşınabilir bir malın sahibinin rızası olmaksızın yararlanma amacı ile bulunduğu yerden alınmasıyla oluştuğu, hırsızlığa konu olan eşyanın, ancak kışla dışına çıkarıldığında yararlanılması olanağının bulunması ve failin bu nitelikteki eşyayı kışla dışına çıkarmadan veya çıkaramadan yakalanması hâlinde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, kışla içinde de kullanılabilecek, elden çıkarılabilecek, yararlanılabilecek nitelikteki eşyanın hırsızlığa konu olması hâlinde ise, artık suçun tamamlanmış olduğu kabul edilmekle birlikte, sürekli ve kesintisiz takip sonucu yakalanan faillerin eylemlerinin de teşebbüs aşamasında kaldığı değerlendirilerek buna göre uygulama yapılmaktadır. (As. Yrg. Drl. Krl.'nun 19.04.2007/38-35 ile 31.05.2007/73-69; 1'inci Dairenin 25.02.2009/450-447 ile 25.03.2009/667-662; 2'nci Dairenin 31.10.2007/1799-1796; 3'üncü Dairenin 19.01.2010/143-141 tarihli ve E.K. sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.)
Somut olayda; hırsızlığın konusu, mağdura ait cüzdan ve içindeki para olup, paranın da kışla içinde elden çıkarılabilecek, yararlanılabilecek eşya niteliğinde olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak, mağdurun yaklaşık 10 dakika sonra cüzdanı unuttuğunu fark ederek aramaya başladığı, sanıktan kuşkulanılarak derhal peşinden gidildiği ve çok kısa bir sürede cüzdan ile içindeki paranın ele geçirildiği anlaşılmakta olup; eylemin gerçekleşme süreci, sanığın cüzdanı bulunduğu yerden almasının hemen akabinde, kendisinden duyulan yoğun kuşku üzerine sürekli ve kesintisiz takip ile sanığın suç konusu eşya üzerinde serbestçe tasarruf etmesine fırsat verilmeden, kısa süre içinde para ve cüzdanın geri alındığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, Askeri Mahkemece yazılı olduğu şekilde kurulan mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy