(1632 S. K. m. 66, Ek. m. 10) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 217)
Askeri Mahkemece; sanığın, 20.01.2010-31.05.2010 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK'nın 66/1-b ve TCK'nın 62nci maddeleri gereğince, neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; cezanın; paraya çevrilmesine, ertelenmesine ve hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma feri cezasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş;
Bu hüküm; sanık tarafından, askerliğe elverişli olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin, Askeri Hastane Sağlık Kurulu tarafından yapılması gerektiği; Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışmak istemeyen, bu nedenle firar eden bir personel, Türk Silahlı Kuvvetlerine layık bir disiplin anlayışıyla hizmet edemeyeceğinden, hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası verilmesi gerektiği belirtilerek; sanık müdafii tarafından ise sanığın, mazeretlerinin hukuken geçerli mazeretlerden olduğu; askerliğe elverişli olmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğu halde, bilirkişi mütalaası ile yetinilerek, aksinin kabulünün hukuka aykırılık teşkil ettiği; Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının uygulanmama gerekçesinin yeterli olmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
29.12.2009 tarihinde, 2 gün yol süresi de verilerek toplam 22 gün izne gönderilen sanığın, en geç 20.01.2010 tarihinde izninden dönerek Birliğine katılması gerekirken, askerlik hizmetine tercih edilebilecek nitelikte bir özrü bulunmaksızın 31.05.2010 tarihinde döndüğü, böylece 20.01.2010-31.05.2010 tarihleri arasında temadi eden izin tecavüzü suçunu işlediği; duruşmada dinlenen bilirkişinin, dosya içeriğine uygun mütalaasına göre, suç tarihlerinde, cezai ehliyetinin tam olduğu ve müşahedesine gerek bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup; Askeri Mahkemece; sanığın, atılı suçu işlediği kabul edilerek, yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, belirtilen şekilde cezalandırılmasında; askerlik mesleği boyunca herhangi bir disiplin cezası almaması, adli sabıkasının bulunmaması, henüz mesleğinin başında bulunması gözetilerek, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının uygulanmamasında; yasal imkansızlık nedeniyle tayin olunan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde ve ertelenmemesinde; keza suç tarihleri itibarıyla ASCKnın Ek Madde 10/2nci hükmü gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmamasında; herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamı karşısında, sanık ile müdafiinin; sübuta ve noksan soruşturmaya yönelik temyiz sebeplerine itibar edilmemiş; Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının uygulanması gerektiğine ilişkin temyizleri, aleyhe bozma istemi niteliğinde olup, böyle bir talepte bulunmaya hakları bulunmadığından, 353 sayılı Kanunun 217/1nci maddesi gereğince bu yöndeki temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy