(477 S. K. m. 50) (6413 S. K. m. 3, 19) (1632 S. K. m. 66)
Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, 17.06.2009 tarihinde iki gün yol süresi ve on üç gün izin süresi olmak üzere toplam on beş gün süreyle kanuni izne gönderildiği (Dz.6, 9), Diyarbakır KTMden 17.06.2009 tarihinde saat 18.00da ayrıldığı (Dz.22), izin bitiminde 02.07.2009 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 10.07.2009 tarihinde saat 21.59da Diyarbakır KTMye katıldığı (Dz.22), bu şekilde 02.07.2009-10.07.2009 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
17.06.2009 tarihinde kanuni izne ayrılan sanığın izin belgesinde (Dz.6), nüfusa kayıtlı olduğu Mardin-Ömerli Yeni Mahalle adresinin iznini geçireceği yer olarak gösterilmiş ise de, Diyarbakır KTMsine uğrayan sanık, KTMden ayrılırken, gideceği yer olarak hava yolu ile İstanbulu belirttiği (Dz.22), savunmasında, annesinin nefes darlığı rahatsızlığı nedeniyle Bölük Komutanı Ütğm.A.Y.den iznini uzatma talebinde bulunduğunu, Ütğm.A.Ynin kendisine yedi günü geçirme firara girme dediğini, uçak bileti bulamadığını ve bu nedenle gecikmeli olarak geldiğini beyan ettiği, savunmasında belirttiği annesinin nefes darlığı rahatsızlığı nedeniyle İstanbulda Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkereler yazılarak araştırmalar yapıldığı görülmektedir.
Dosyada yer alan ve Birlik Komutanlığınca tanzim edilen sanığa ait sivil adresi ve terhis tarihi belgesi ile vaka kanaat raporunda, ikamet adresinin Fevzi Çakmak Mah. 8/23 A Sok. Bağcılar- İstanbul olarak belirtildiği (Dz.2,3), Mernis Kimlik Paylaşım Sisteminde ikamet adresinin, Fevzi Çakmak Mah. 8/23 A Sok. 4/2 Bağcılar- İstanbul olarak düzenlendiği (Dz.14), sanığın sorgu ve savunmasının 3üncü Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince 27.05.2010 tarihinde tespit edildiği ve sorgusunda Tuna Mah. 667 Sok. No:1 Daire:2 Esenler-İstanbul ikamet adresi olarak açık kimliğinde beyan edildiği (Dz.38), gerekçeli kararda sanığın adresinin Tuna Mah. 667 Sok. No:1 Daire:2 Esenler-İstanbul olarak yer aldığı ve gerekçeli kararın bu adreste sanıkla birlikte ikamet eden babası M.A.Ö.ye 05.01.2012 tarihinde tebliğ edildiği (Dz.75) tespit edilmiştir.
Sanığın izin belgesinde yer alan izinde bulunacağı adres olarak belirtilen Mardin-Ömerli Yeni Mahalle adresinin sanığın nüfusa kayıtlı olduğu yer olduğu, ikamet adresinin ise izin tarihleri itibari ile, Fevzi Çakmak Mah. 8/23 A Sok. Bağcılar- İstanbul olduğu, sanığın iznini bu adreste geçirdiği, Diyarbakır KTMden ayrılırken, gideceği yer olarak hava yolu ile İstanbul olarak belirtmesi, sorgu ve savunmaları ile Birlik Komutanlığınca hazırlanan sivil adresi belgesi ve vaka kanaat raporundan herhangi şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, bu izninden önce 2009 yılında kanuni izin kullanmayan sanığa, Birliğinin bulunduğu Şırnak-Akçaydan kanuni iznini geçirdiği İstanbula MSB yol süresi tablosuna göre üç gün gidiş ve üç gün dönüş olmak üzere toplam altı gün yol süresi tanınması gerektiği (Dz.16), ayrıca yol güvenliği nedeniyle izne gidiş ve gelişlerinde KTMlere katılış-ayrılış yapmasının yol süresini etkilemeyeceği, sanığa tanınan iki günlük yol süresine dört günlük yol süresi eklendiğinde, 06.07.2009 saat 18.00a kadar Birliğine katılması gerektiği, sanığın ise dört gün gecikerek 10.07.2009 tarihinde saat 21.59da Diyarbakır KTMye katıldığı (Dz.22), bu duruma göre 06.07.2009-10.07.2009 tarihleri arasında izin süresini ihlal ettiğinin kabul edilmesinin gerektiği, bu şekilde unsurlarının oluşması halinde sanığın eyleminin 477 sayılı Kanunun 50/2nci maddesinde düzenlenen kısa süreli izin süresini geçirme disiplin suçunu oluşturacağı ve hüküm tarihinde, bu suçtan yargılama yapmak görevinin disiplin mahkemesine ait olduğunda, bir tereddüt bulunmamakta ise de;
16.02.2013 tarihli ve 28561 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununun 19/1-c maddesinde, izin, istirahat veya hava değişimi süresini yasal veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın altı günü aşmayacak ve bu süre içinde kendiliğinden gelecek şekilde geçirme eylemi izin süresini başlığı altında, aynı Kanunun 3/(1)-b maddesi kapsamında disiplinsizlik olarak nitelendirilmiş olması nedeniyle, mahkumiyet hükmünün eylemin yeni bir kanun ile suç olmaktan çıkarılması ancak TSK Disiplin Kanuna göre disiplinsizlik olarak kabulü yönünden hukuka aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy