(1632 S. K. m. 30, 56, 87, 134) (353 S. K. m. 27, 30, 31, 176) (5271 S. K. m. 8, 16) (765 S. K. m. 136) (5237 S. K. m. 329) (AYDK 04.07.2002 T. 2002/62 E. 2002/63 K.)
2nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Savcılığının 25.09.2012 tarihli ve 2012/1094-554 E.K. sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında, 29.05.2012 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar ve hakikate muhalif rapor, layiha, sair evrak tanzim ve ita etmek suçlarını işlediği iddiası ve ASCKnın 87/1 (1inci cümle), 134 ve 30/1-B maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı;
Yine, 2nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Savcılığının 19.11.2012 tarihli ve 2012/1384-638 E.K. sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında, 24.03.2010 ve 09.03.2011 tarihlerinde müteaddit emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiası ve ASCKnın 87/1inci maddesinin 1inci cümlesinin iki kez tatbiki suretiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı;
Askeri Mahkemece, 21.12.2012 tarihinde yapılan duruşmada, CMKnın 8 ve 16ncı maddeleri gereğince, şahsi irtibat nedeniyle her iki dava dosyasının birleştirilmesine, karar verildiği;
Askeri Mahkemece 18.02.2013 tarihli ve 2013/867-80 E.K. sayılı karar ile, sanığın 24.03.2010 ve 09.03.2011 tarihlerinde işlediği iddia olunan müteaddit emre itaatsizlikte ısrar suçunun mülga 765 sayılı TCKnın 136/1inci maddesinin karşılığını oluşturan 5237 sayılı TCKnın 329uncu maddesinde düzenlenen devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçunu oluşturduğu, bu suç bakımından yargılama yetkisinin 353 sayılı Kanunun 1/son ve ASCKnın 56/1-A maddesindeki atıf gereğince özel yetkili olarak belirlenmiş Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesine ait olduğu, mülga 765 sayılı TCK'nın 136/1'inci maddesinin karşılığını oluşturan 5237 sayılı TCK'nın 329'uncu maddesinde düzenlenen devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçu ile, Hv.İsth.Ütğm. M.K.'ye gönderilen belgeler hususunda sanık hakkında ASCK'nın 87/1inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçu yönünden de, 5271 sayılı CMK'nın 8 ve 16'ncı maddelerinde öngörülen bağlılık kuralı gereğince, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinin görevli olduğu, her ne kadar sanık hakkında, ayrıca emre itaatsizlikte ısrar ve hakikate muhalif rapor, layiha, sair evrak tanzim ita etmek suçlarından ASCK'nın 87/1 ile 134'üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istenilmiş ise de, mülga 765 sayılı TCK'nın 136/1'inci maddesinin karşılığını oluşturan 5237 sayılı TCK'nın 329'uncu maddesinde düzenlenen devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçu ile ASCK'nın 87 ve 134'üncü maddelerinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar ve hakikate muhalif rapor, layiha, sair evrak tanzim ita etmek suçları yönünden de, 5271 sayılı CMK'nın 8 ve 16'ncı maddelerinde öngörülen bağlılık kuralı gereğince Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, her iki iddianamede belirtilen tüm suçlar (Emre itaatsizlikte ısrar, hakikate muhalif rapor, layiha, sair evrak tanzim ita etmek, müteaddit emre itaatsizlikte ısrar suçları) 353 sayılı Kanun'un 176'ncı maddesi gereğince Mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 329'uncu maddesinde düzenlenen devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama ile ASCK'nın 87 ve 134'üncü maddelerinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar ve hakikate muhalif rapor, layiha, sair evrak tanzim ita etmek suçlarından yargılanması için dosyanın görevli ve yetkili Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği;
Bu kararların müdafii tarafından, bir yandan kendini görevli görmeyen Askeri Mahkemenin diğer yandan esasa ilişkin kararlar almasının yerinde olmadığı, hukuka aykırı delillerin reddedilmediği, delillerin yeterince toplanmadığı, isnat olunan suçların oluşmadığı ve verilen görevsizlik kararlarının da hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz edildiği;
Tebliğnamede, verilen kararın, esas itibariyle yetkisizlik kararı olduğu, yetkisizlik kararlarının da temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle, müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşü bildirildiği;
Anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede;
353 sayılı Kanunun Görevsizlik ve yetkisizlik kararı başlıklı 176ncı maddesine göre, duruşma sırasında sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadığı anlaşılırsa görevsizlik kararı verileceği, sanığın rütbesi (General ve amiral olması) veya sınıfı (Askeri hakim olması) uygun değilse de yetkisizlik kararı verileceği ve bu kararların temyiz olunabileceği, düzenlenmiştir.
353 sayılı Kanunun 27, 30 ve 31nci maddelerinde de, Askeri Mahkemeler arasında çıkan olumlu ve olumsuz yetki uyuşmazlıklarının Askeri Yargıtayda çözümleneceği öngörülmüştür.
Buna göre, sadece, sanığın rütbesi ve sınıfının uygun olmaması nedeniyle verilen yetkisizlik kararların temyiz olunabileceği, diğer yetkisizlik kararların kesin olup, temyizinin mümkün olmadığı, ancak, diğer Askeri Mahkemenin de kendini yetkisiz görmesi halinde, olumsuz yetki uyuşmazlığının Askeri Yargıtayda çözümü sırasında, ilk yetkisizlik kararının incelenebileceği, sonucuna ulaşılmaktadır (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 04.07.2002 tarihli ve 2002/62-63 E.K., 06.10.1983 tarihli ve 1983/187-181 E.K. ve Dairemizin 09.03.2005 tarihli ve 2005/298-295 E.K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır).
Bu nedenlerle, 2nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, askeri yargıya tabi suçlarla ilgili olarak aynı yargı düzeni içerisinde Görevsizlik adı altında vermiş olduğu kararlar, sonuç olarak Yetkisizlik kararlarından ibaret olup, henüz bir yetki uyuşmazlığı doğmadığından, bu kararların temyizi mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmış, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, diğer yönlerden bir inceleme yapılmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy