(5271 S. K. m. 223) (353 S. K. m. 196)
Askeri Mahkemece; sanığın, 15.10.2007 tarihinde, hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın tekasülle hareket ettiğine ilişkin dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği ve şüpheden yararlanması gerekeceği genel hukuk kaidesi gereğince sanığın 5271 sayılı CMKnın 223/2-e maddesi uyarınca beraatına; meydana gelen 2.789,24 TL tutarındaki Hazine zararının takip ve tahsil hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Hüküm, katılan terhisli P.Çvş. İ.Y. tarafından, sebep gösterilmeksizin, sanık aleyhine, yasal süresi içinde temyiz edilmiş, tebliğnamede; hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece;
dinlenen mağdur ifadeleri, tanık yeminli ifadelerinden ve bilirkişi raporundan sanığın kendisine tebliğ olunan emir ve talimatlara aykırı hareket ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, aracı sürüş sırasında hatalı manevra veya işlem yaptığına ilişkin bir delil bulunmadığı, kazaya uğrayan aracın Otokar firması tarafından olaydan hemen sonra bedelsiz onarıldığından o aşamada bilirkişi incelemesi yapılamadığı, bilahare dinlenen bilirkişi mütalaası doğrultusunda söz konusu kazanın teknik arıza nedeniyle de meydana gelmiş olabileceği, aracın evvelce de şanzıman arızası nedeniyle birkaç defa tamir edildiği tanık yeminli ifadelerinde anlaşıldığından, sanığın tekasül ile hareket ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği bu hususta şüphe oluştuğu, şüpheden de sanığın yararlanacağından
bahisle CMKnın 223/2-e maddesi uyarınca sanık hakkında beraat hükmü tesis edilerek, meydana gelen 2.789,24 TL tutarındaki Hazine zararının takip ve tahsil hakkının saklı tutulmasına karar verildiği;
Beraat hükmünün katılan sıfatıyla terhisli P.Çvş. İ.Y. tarafından temyiz edildiğinden bahisle dava dosyasının Dairemize gönderildiği görülmekte ise de;
353 sayılı Kanunun Kanun yollarına başvurma başlıklı 196ncı maddesi 1inci fıkrasına göre, kanun yollarının, Askeri Savcı, şüpheli, sanık ve katılan, katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar ile teşkilatında Askeri Mahkeme kurulan kıta komutanı ve askeri kurum amirine açık olması karşısında; katılanın temyiz istemi hakkında yapılacak incelemede öncelikle katılanın davaya katılmaya hakkı bulunup bulunmadığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir.
Gerek Yargıtay, gerekse Askeri Yargıtayın yerleşmiş kararlarında bu hususa açıklık getirilerek, kamu davasına katılan sıfatını alabilmenin en önemli koşulunun suçtan doğrudan zarar görme hali olduğu belirtilmiştir. Keza, bu kararlara göre, davaya katılma talebinde bulunan kişinin mahkemece katılan olarak kabulüne karar verilmiş olsa dahi, doğrudan doğruya zarar görmediğinin belirlenmiş olması halinde, kanuna aykırı bir şekilde Müdahilliğine karar verilen bu kişinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmayacaktır. Nitekim Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 23.06.2005 tarihli ve 2005/66-59 E.K. ile 22.09.2005 tarihli ve 2005/56-68 E.K. sayılı kararları da bu doğrultudadır.
İnceleme konusu olayımızda; olay tarihinde
Komutanlığı emrinde ağır araç şoförü olarak görevli olan sanık, 14.10.2007 tarihinde
ve
Jandarma Karakol Komutanlıklarının sorumluluk sahalarında pusu görevi icra edecek bir timi bölgeye intikal ettirmek ve
İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli J.Ütğm. A.T.'yi
Jandarma Karakol Komutanlığına götürmek maksadıyla görevlendirilmiş, emir gereğince toplam iki zırhlı araç intikale başlamış, sanığın kullandığı ve sanık haricinde altı personelin bulunduğu 315727 plakalı araç ile 15.10.2007 günü saat 02.00 sıralarında
Jandarma Karakoluna varılmış, burada sanığın aracına P.Er M.Y. de binmiş,
Jandarma Karakoluna doğru intikale devam edilmiş, Bilice köprüsü geçildikten sonra beş yüz metre kadar yol kat edilmiş, burada sağa viraj yapan bir rampadan geçerken aracın aniden güç kaybetmesi üzerine sanık tarafından fren ve manevra yapılmaya çalışıldığı halde araç geri kaymaya başlamış ve yolun sol tarafındaki yamaçtan aşağı yuvarlanmış, olay sonucunda sanık ve mağdurlar J.Ütğm. A.T., P.Er M.Y., P.Er A.V., P.Er Z.H., P.Uzm.Çvş. B.K., P.Çvş. F.C. ve P.Çvş. İ.Y. değişik şekillerde yaralanmış, ayrıca araç içerisinde bulunan 200188, 198392, 446573, 197809, 598403, 193327, 470946 seri numaralı G3 piyade tüfeklerinde, 82845 seri numaralı HK 33 piyade tüfeğinde, 30616 seri numaralı 12.7 mm. uçaksavar namlusunda ve üç adet G3 piyade tüfeği şarjöründe hasar meydana gelmiş, araçta meydana gelen hasar Otokar firmasınca karşılıksız olarak giderilmiş, diğer malzemelerin hasarı nedeniyle toplamda 2.789,24 TL tutarında Hazine zararı meydana gelmiştir.
Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen olayın ilk olarak intikal ettirildiği K.lığı C.Başsavcılığının verdiği görevsizlik kararı (Kls-1 Dz.54) üzerine gönderildiği Elazığ 8inci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığınca kararın gönderildiği (Kls-1 Dz.57) Elazığ 8inci Kolordu Komutanlığınca, Hizmette tekasülle birden fazla kişinin yaralanması ve askeri vasıta ile müteaddit silah ve harp malzemesinin mühimce hasara uğramasına sebep olmak suçundan verilen soruşturma emri (Kls-1 Dz.58) üzerine Askeri Savcılık tarafından yürütülen soruşturma sırasında, mağdurlar J.Ütğm. A.T., P.Er Z.H., P.Er A.V. ile katılan P.Çvş. İ.Y.nin ifadeleri tespit edilmiş, mağdurlar J.Ütğm. A.T., P.Er Z.H., P.Er A.V. ifadelerinde (Kls-1 Dz.39, Kls-1 Dz.62, Kls-1 Dz.63), yaralanmaları nedeniyle kimseden şikayetçi olmadıklarını beyan etmişler, katılan P.Çvş. İ.Y. de aynen Benim yaralanmam nedeniyle herhangi bir şahıstan şikayetim değilim şeklinde beyanda bulunmuş (Kls-1 Dz.64), diğer mağdurlar P.Er M.Y., P.Uzm.Çvş. B.K. ve P.Çvş. F.C.nin terhis ve hava değişiminde olmaları (Kls-1 Dz.227) nedeniyle soruşturma aşamasında ifadeleri tespit edilememekle birlikte, Askeri Savcılığın 20.01.2009 tarihli ve 2009/31-35 E.K. sayılı iddianamesinde olayın meydana gelişi izah edildikten sonra;
..araçta bulunan şüpheli ve diğer mağdurlar A.T., M.Y., A.V., Z.H., B.K., F.C. ve İ.Y.nin değişik şekillerde yaralandıkları, ancak A.T., A.V., Z.H. ve İ.Y.nin yaralanmaları sonrası tespit edilen ifadelerinde şüpheliden şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, diğer yaralı personelin de TCKnın 73üncü maddesinde şikayet etmek için öngörülen altı aylık hak düşürücü süre içerisinde şüpheliden şikayetçi olduklarını bildirmedikleri, aracın yuvarlanması nedeniyle zırhlı araçta ve araç içerisinde bulunan 200188, 198392, 446573, 197809, 598403, 193327 ve 470946 seri numaralı G3, 82845 seri numaralı HK 33 piyade tüfeklerinde, 30616 seri numaralı 12.7 mm. uçaksavar namlusunda, üç adet G3 piyade tüfeği şarjöründe hasar oluştuğu, araçtaki hasarın Otokar firmasınca karşılıksız olarak giderildiği, HK 33 piyade tüfeğinde ve G3 şarjöründeki hasarların birlik imkanlarınca giderildiği, hasara uğrayan diğer malzemeler nedeniyle toplam 2.789,24 TL Hazine zararının oluştuğu.. denilerek, sanığın 15.10.2007 tarihinde hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği iddiası ile eylemine uyan ASCKnın 137inci maddesi gereğince cezalandırılmasına, sebebiyet verdiği Hazine zararının 353 Sayılı Kanunun 16ncı maddesi gereğince sanıktan tazminen tahsiline karar verilmesi talebi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık hakkında sadece Hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan kamu davası açılmış, gerek katılan gerekse mağdurların yaralanmaları nedeniyle kamu davası açılmamış, bu hususta sanığa suç teşkil eden bir eylem dahi yüklenmemiş iken, Askeri Mahkemece, yaralanan asker şahısların, sanığa yüklenen hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçu yönünden tanık sıfatlarıyla dinlenilmeleri gerekirken, mağdur sıfatlarıyla dinlenilmeleri için talimatlar yazılmış (Kls-1 Dz.286, Kls-1 Dz.287, Kls-1 Dz.288, Kls-1 Dz.289, Kls-1 Dz.290, Kls-1 Dz.291, Kls-1 Dz.292), bunun üzerine talimatla ifadesi tespit edilen terhisli P.Çvş. İ.Y.nin,
benim yaralanmam nedeniyle şikayetçiyim ve davacıyım. Uzlaşmak istemiyorum, bu olay ilgili mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum.
davaya müdahil olmak istiyorum şeklinde beyanda bulunması (Kls-2 Dz.507-508) nedeniyle, Askeri Mahkemece, terhisli P.Çvş. İ.Y.nin suçtan zarar gördüğünden bahisle katılan olarak davaya kabulüne karar verilmiştir (Kls-2 Dz.510).
İnceleme konusu olayımızda, sanığın kullandığı aracın yuvarlanması nedeniyle terhisli P.Çvş. İ.Y.nin yaralandığı, mağdur olduğu bir vakıa ise de; söz konusu mağdurluk sıfatının ya da suçtan zarar görme durumunun, ancak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açılması halinde söz konusu olduğu açık olup, yukarıda izah edildiği üzere, sanık hakkında, ne terhisli P.Çvş. İ.Y. ne de diğer asker şahısların yaralanması nedeniyle suç teşkil edecek bir eylem yüklenmemiş, dava açılmamıştır. Açılan dava, taksirle yaralama eylemine ilişkin olmayıp tamamen harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet verme eylemine ilişkin olup, bu eylem ve dolayısıyla müsnet suç yönünden terhisli P.Çvş. İ.Y.nin mağdur sıfatını alması ve doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığı anlaşıldığından, sanık ile ilgili kamu davasına katılma hakkı bulunmayan terhisli P.Çvş. İ.Y.nin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy