(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 254) (5275 S. K. m. 98) (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük m. 64)
... Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 17.10.2005 tarihli, 2005/821-705 Esas ve Karar sayılı kararı ile; hükümlünün 09.11.2000-29.12.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek; ASCKnın 66/1-a, TCKnın 62nci maddeleri gereğince, on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık tarafından temyiz edilen hükmün Dairemizin 21.03.2007 tarih ve 2007/542-538 E.K. sayılı ilamı ile usul yönünden bozulduğu;
Askeri Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda 14.12.2009 tarih ve 2009/89-1368 E.K. sayılı kararı ile hükümlünün 09.11.2000-29.12.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; hükümlünün hükmü temyiz ettiği, hükümlünün temyiz talebinin, Askeri Mahkemenin 09.04.2012 tarihli, 2009/89 (K), 2012/172 Müt. sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile süre yönünden reddine karar verildiği, hükümlünün duruşmasız işlere ait karara itiraz etmesi üzerine Dairemizin 13.02.2013 tarih ve 2013/356-349 E.K. sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmün dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bozulup, hükümlü hakkında açılmış olan kamu davasının düşmesine karar verildiği;
Hükümlünün 25.01.2013 tarihli dilekçesi ile firar suçundan dolayı nezarette, yolda ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin ... 2nci Ağır Ceza Mahkemesi ve ... 5inci Ağır Ceza Mahkemesince memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilip kesinleşen ve infazı devam etmekte olan hapis cezalarından mahsup edilmesini talep ettiği;
Askeri Mahkemenin itiraz konusu duruşmasız işlere ait kararı ile; hükümlünün, dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bozulup, hakkında açılmış olan kamu davasının düşmesine karar verilen firar suçundan 29.12.2004-05.01.2005 tarihleri arasında nezarette ve yolda ve 05.01.2005-09.02.2005 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin infazı devam eden memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarına ilişkin hapis cezalarından mahsubuna karar verildiği;
Adli Müşavir tarafından, mahsup talebi hakkında karar vermesi gereken mahkemenin askeri mahkeme olmadığı, memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarına ilişkin mahkumiyet hükmü veren adli yargı mahkemeleri olduğu belirtilerek duruşmasız işlere ait karara itiraz edildiği ve mahsup kararının kaldırılmasının talep edildiği;
Görülmektedir.
Yapılan incelemede;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98/1inci maddesinde; mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olduğunda, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar isteneceği; Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzükün 64/1inci maddesinde; cezaların infazı sırasında; mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya düşülmesinde, birden fazla hükümdeki cezaların toplanmasında, hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesinde veya infaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulünde 5275 sayılı Kanunun 98 ila 101inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Benzer düzenleme 353 sayılı Kanunun 254'üncü maddesinde yer almaktadır. Ancak 353 sayılı Kanunun 254'üncü maddesindeki düzenleme sadece askeri mahkemelerce hükmolunan cezaların infazı sırasında verilecek kararlara ilişkin olup; adli yargı mahkemelerince hükmolunan cezaların infazıyla ilgili olan mahsup taleplerinin 5275 sayılı Kanunun 98'inci maddesindeki düzenleme gereğince hükmü veren adli yargı mahkemesince karara bağlanması gerekmektedir.
Somut olayda hükümlü, dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle hakkında kamu davasının düşmesine karar verilen firar suçu ile ilgili olarak nezarette, yolda ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin, ...2nci Ağır Ceza Mahkemesi ve ... 5inci Ağır Ceza Mahkemesince memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilip kesinleşmiş olan ve infazı devam etmekte olan hapis cezalarından mahsup edilmesini talep etmiştir. Hükümlünün talebi adli yargı mahkemelerince verilen hapis cezalarının infazına ilişkin olduğundan, bu talep hakkında karar verme yetki ve görevi de adı geçen adli yargı mahkemelerine aittir.
Bu nedenle Askeri Mahkemenin görevi dışında vermiş olduğu mahsup kararının kaldırılmasına; hükümlünün mahsup talebi hakkında görevli ve yetkili adli yargı mahkemesi tarafından karar verilmesi gerektiğine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy