(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 243) (YİBK 03.06.1936 T. 1935/129 E. 1936/11 K.)
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 05.12.2007 tarihli ve 2007/1324-864 E.K. sayılı kararı ile, sanığın 18.05.2007-25.08.2007 tarihleri arasında müsnet suçu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Taraflarca süresi içinde temyiz edilmeyen karar, 18.12.2007 tarihi itibariyle kesinleştirilmiştir.
CMKnın 231inci maddesinde 5728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında,
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10.03.2008 tarihli, 2007/1324 E. ve 2008/864 K. sayılı kararı ile, hükmün infazının durdurulmasına, sanığın neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMKnın 231inci maddesi uyarınca iş bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Taraflarca süresi içerisinde itiraz edilmeyen karar, 30.05.2008 tarihi itibariyle kesinleştirilmiştir.
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.10.2013 tarihli ve 2013/1471-472 E.K. sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile, sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmiştir. Taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmeyen karar, 06.03.2014 tarihi itibariyle kesinleştirilmiştir.
Milli Savunma Bakanı, 09.07.2014 tarihli ve MAİY.:51393309-9010-1858-14/As.Adlt.İşl. Rap.ve Tet.ve İşl.Ş. (31-43-14) sayılı yazısıyla; sanığın 29.06.2008-02.03.2013 tarihleri arasında işlediği izin tecavüzü suçu nedeniyle
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 02.07.2013 tarihli ve 2013/1547-512 E.K. sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, bu itibarla sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşıldığından, mahkemece CMKnın 231/11inci maddesi uyarınca hükmün açıklanması gerekirken davanın düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir denilerek, Bu nedenle,
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.10.2013 tarihli ve 2013/ 1471-472 esas ve karar sayılı duruşmasız işlere dair kararının bozulması için, 353 sayılı Kanunun 243üncü maddesi gereğince Askeri Yargıtay Başkanlığına başvurulması... amacıyla Askeri Yargıtay Başsavcılığından istemde bulunulduğu ve Başsavcılıkça bu istemin aynen iletildiği anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma, Askeri Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerin, hukuka aykırılık yönünden Askeri Yargıtayca denetlenmesi için, kural olarak Milli Savunma Bakanınca ve istisnaen Askeri Yargıtay Başsavcısınca başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur.
353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik 243üncü maddesinin açık düzenlemesi karşısında; Milli Savuma Bakanının kanun yararına bozma istemini, Askeri Yargıtayda incelenmeksizin kesinleşen tüm hüküm veya kararlara karşı kullanılabileceğinin, hükmün veya kararın hukuki niteliğinin bu müessesesinin tatbiki açısından herhangi bir önem taşımadığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla;
Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 23.10.2013 tarihli ve 2013/1471-472 E.K. sayılı duruşmasız işlere ait kararına karşı, Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma isteminde bulunma hakkının mevcut olduğu sonucuna varılarak, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 23.10.2013 tarihli ve 2013/1471-472 E.K. sayılı duruşmasız işlere ait kararının incelenmesine geçilmiştir.
CMKnın 231/10uncu maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinde;
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 05.12.2007 tarihli ve 2007/1324-864 E.K. sayılı kararı ile, sanığın 18.05.2007-25.08.2007 tarihleri arasında müsnet suçu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, taraflarca süresi içinde temyiz edilmeyen kararın, 18.12.2007 tarihi itibariyle kesinleştirildiği, CMKnın 231inci maddesinde 5728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında,
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10.03.2008 tarihli, 2007/1324 E. ve 2008/864 K. sayılı kararı ile, hükmün infazının durdurulmasına, sanığın neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMKnın 231inci maddesi uyarınca iş bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, taraflarca süresi içerisinde itiraz edilmeyen kararın, 30.05.2008 tarihi itibariyle kesinleştirildiği, sanığın 30.05.2008 tarihinden itibaren başlayan beş yıllık denetim süresinin sona ermesinden önce, sanığın 29.06.2008-02.03.2013 tarihleri arasında işlediği izin tecavüzü suçu nedeniyle
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 02.07.2013 tarihli ve 2013/1547-512 E.K. sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, bu itibarla sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşıldığından, mahkemece CMKnın 231/11inci maddesi uyarınca hükmün açıklanması gerekirken davanın düşmesine karar verilmesinin, hukuka aykırılık oluşturduğu anlaşılmıştır.
353 sayılı Kanunun 243üncü maddesinin 4üncü fıkrasının (c) bendine göre; Davanın esasını çözen mahkumiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, Tekriri muhakeme yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da yapılamayacaktır.
Yargıtayın 03.06.1936 gün ve 129-11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere düşme kararı, 353 sayılı Kanunun 243üncü maddesinin 4üncü fıkrasının (c) bendinde belirtildiği üzere davanın esasını çözen nitelikte bir karardır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma isteminin kabulü ile, sanık terhisli J.Er G. Ö. hakkında
Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 23.10.2013 tarihli ve 2013/1471-472 E.K. sayılı duruşmasız işlere ait kararının, 353 sayılı Kanunun 243/3 ve 243/4-(c) madde, fıkra bendi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy