(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62)
Askeri Mahkemece, sanığın, 02.12.2010 tarihinde, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK'nın 87/1 (1'inci cümle) (Teşdiden) ve TCKnın 62'inci maddeleri gereğince neticeten bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği;
Bu hükmün, sanık tarafından sebep belirtilmeksizin temyiz edildiği;
Tebliğnamede, mahkumiyet hükmünün, esas yönünden bozulması gerektiği görüşü bildirildiği;
Dairemizin 22.10.2014 tarihli ve 2014/841-34 E. Ara K. sayılı ara kararı ile, aleyhe görüş içeren tebliğnamenin, Askeri Mahkemece kendisine katılan sıfatı verilen mağdur Er S. Ş.'ye tebliğinden sonra, dava dosyasının Dairemize iade edilmek üzere Askeri Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği;
Bu ara karar üzerine, tebliğnamenin kendisine katılan sıfatı verilen mağdur Er S. Ş.'ye tebliğ edildiği;
Görülmektedir.
Yapılan incelemede;
Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte olan ve forklift araç kullanma yetkisi bulunmayan sanığa, yetkili personel dışındaki hiç bir personelin forklift araç kullanmaması yönündeki emirlerin 01.07.2010 ve 01.10.2010 tarihlerinde tebliğ olunduğu, 01.10.2010 tarihine kadar Birlik içerisinde forklift operatörü bulunmaması nedeniyle, forklift araçların genellikle Er E. A. ve Er O. P.ye, bazen de sanığa kullandırıldığı, 01.10.2010 tarihinde hizmet alımı sözleşmesi ile Birliğe iki forklift operatörü alındığı, ancak, bunların bulunmadığı ve ihtiyaç duyulan hallerde de yine erlerin forklifti kullandıkları, 02.12.2010 günü Şırnak/Akçaydan gelecek olan Birliğe verilecek malzemelerin ayrılması sırasında, depo önünde bulunan rafların gönderilecek malzemelerin çıkışını engellediği, bu nedenle, tanık Er Y. B. M.'nin, sanıktan forklift yardımı ile yerde bulunan rafları kaldırarak sundurma bölgesine götürmesini istediği, bunun üzerine sanığın hizmetin aksamaması amacıyla, aracın anahtarını sorumlu astsubayın çekmecesinden alarak forklifti çalıştırdığı, etrafından çekilmeleri hususunda da çevresine ikazda bulunduğu, ancak bu ikazın mağdur Er S. Ş. tarafından duyulmadığı, sanığın aracı geri hareket ettirdiği sırada mağdurun ayağının aracın altında kalarak yaralandığı, bu yaralanma sonucunda mağdurun sağ ayak bileğinin kırıldığı ve sağ ayak birinci parmağında da kırıklı çıkığın meydana geldiği, ameliyata alınan mağdura SMK'lı iki ay hava değişimi verildiği, tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, emirler hilafına forklift aracı kullanmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul olunarak, müsnet suç nedeniyle cezalandırılması cihetine gidilmiş ise de;
ASCKnın 87nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için, amir tarafından verilmiş bir emrin bulunması, emrin konusunun hizmete ilişkin olması, bu hizmet emrinin suçun faili olan ast yönünden özelleştirilerek somut hile getirilmesi ve bu özel unsurların dışında sanığın emre itaatsizlikte ısrar kastıyla hareket ederek, emrin gereğini hiç yerine getirmemesi ya da emre aykırı hareket etmesi gerekmektedir.
Somut olayda;
Yetkili personel dışındaki hiç bir personelin forklift araç kullanmaması yönündeki ilk emrin 01.07.2010 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine rağmen, forklift operatörlerinin göreve başladığı 01.10.2010 tarihine kadar zaman zaman sanığa forklift kullandırıldığı görülmektedir. Bu da zorunlu hallerde, sanığın, forklift kullanmasına müsaade edildiğini ortaya koymaktadır. 01.10.2010 tarihinde, forklift operatörleri göreve başladığında, sanığa yine aynı doğrultuda emir tebliğ edilmiş ise de, forklift operatörlerinin bulunmadığı bir ortamda, sanık, askeri bir hizmetin aksamaması amacıyla, forklifti çalıştırmıştır. Ancak, eylemi sonucu mağdur yaralandığından, hakkında takibat başlatılmıştır. Oysa, 01.10.2010 tarihinden sonra da, forklift operatörlerinin bulunmadığı ortamlarda, forklifti erlerin kullandığı (Dz.43, 44) tanık ifadelerinden anlaşılmaktadır.
Forklift operatörü olmaması nedeniyle, sanığa, forklift kullanmaması hususunda emirler tebliğ olunmuş ve emirler hilafına hareketle, sanık forklift kullanmış ise de;
Tebliğ edilen emre rağmen, Birlik Komutanlığınca ihtiyaç duyulduğunda, forklift kullanmasına müsaade edilen, çalışkan ve disiplinli bir yapıya sahip olduğu Birlik Komutanlığınca gözlemlenen ve tamamen hizmete müteallik emri ihlal etmek için değil, hizmetin aksamaması amacıyla hareket eden sanığın, somut olaya münhasır olarak, suç kastıyla hareket ettiği söylenemeyeceğinden, en azından suç kastı ile hareket edip etmediği hususu şüpheli kaldığından, hakkında beraat hükmü verilmesi gerekirken, mahkumiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunduğundan, mahkumiyet hükmünün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
İddianamenin içeriğinde, sanığın eylemi sonucu mağdurun yaralandığı ifade edilmiş ise de, iddianamenin sonuç bölümünde, iddianameye konu olan fiilin ...Her ne kadar şüphelinin fiil ve eylemi sonucunda İkm.Er S. Ş. yaralanmış ise de, S. Ş.'nin alınan beyanında şikayetçi olmadığını belirttiği, taksirle yaralamanın şikayete tabi olduğu, Adli Müşavirlikçe bu hususta soruşturma izni verilmediği, taksirle yaralama suçu yönünden bu nedenle herhangi yapılmamıştır. şeklinde yapılan açıklama ile, emre itaatsizlikte ısrar eylemi ile sınırlandırıldığı ve özellikle taksirle yaralama fiilinin iddianın kapsamı dışında tutulduğu görüldüğünden, taksirle yaralama fiili yönünden bir değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy