(1632 S. K. m. 91) (5237 S. K. m. 29, 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 217)
Askeri Mahkemece; 06.11.2008 tarihli, 2008/652-624 Esas ve karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün (Dz. 104), CMK’nın 231/11’inci maddesi uyarınca açıklanarak; sanığın, 17.07.2007 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK’nın 91/1 “az vahim hal” cümlesi, TCK’nın 29, 62, 50 ve 52’nci maddeleri gereğince iki bin iki yüz kırk TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir (Dz. 167).
Bu hüküm sanık tarafından sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiş;
Tebliğnamede; mahkûmiyet hükmünün onanması görüşü bildirilmiştir.
Alınan ara kararı sonucu olay mağduru Dz.Onb. H. İ.A.'ya suçtan zarar gören sıfatı ile CMK'nın 234'üncü maddesindeki davaya katılma hakları hatırlatılmak suretiyle gerekçeli hükümler tebliğ edilmiş, ancak başkaca bir temyiz yapılmamıştır.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece sanık hakkında verilen 27.12.2007 tarihli, 2007/475-522 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmünün (Dz. 71-72), Dairemizin 04.06.2008 tarihli, 2008/1747-1744 E.K. sayılı kararı ile “sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi yönünden bozulması üzerine (Dz. 91-92), Askeri Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, 06.11.2008 tarihli, 2008/652-624 E.K. sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, süresinde itiraz edilmeyen kararın 13.01.2009 tarihi itibariyle kesinleştiği;
Sanığın 26.07.2011 tarihinde işlemiş olduğu hakaret ve mala zarar verme suçlarından, …Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli, 2011/523 E. ve 2012/89 K. sayılı kararıyla verilen mahkûmiyet hükümlerinin 16.02.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine (Dz. 125-127), Askeri Mahkemece; sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işleyerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu şartlarına uymadığından bahisle; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün açıklanarak sanığın, 17.07.2007 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK’nın 91/1 “az vahim hal” cümlesi, TCK’nın 29, 62, 50 ve 52’nci maddeleri gereğince 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği;
Görülmektedir.
Dava konusu olayda; sanığın, askerlik hizmetini yaparken, 17.07.2007 günü saat 19:00 sıralarında er gazinosuna girerek televizyon kumandasını alıp “televizyon teskereciye aittir” diyerek televizyonu açmak istediği, o sırada aralarında mağdur Dz.Onb. H.İ.A.’nın da bulunduğu 7-8 kişilik erbaş ve er grubunun VCD’den müzik dinledikleri ve sanığın isteğini kabul etmedikleri, bu duruma sinirlenerek elindeki kumandayı VCD’ye fırlatan ve sehpa camının kırılmasına neden olan sanığın sandalyeleri ittirip küfürlü sözler söylediği sırada mağdurun “çoğunluk ne isterse o olur, bizim de televizyon izleme hakkımız var, şimdi yürü git işine” dediği, bu söz üzerine sanığın “ne diyorsun lan” diyerek mağdurun üzerine yürüyüp ana avrat küfür sözleri de sarf ederek o sırada ayağa kalkan mağdurun boğazını sıkmaya başladığı, mağdurun sanığı uzaklaştırmak için ittirdiği, araya girenler olduğu, bir sandalye alarak havaya kaldıran sanığın, bu esnada araya girip engelleyenlerin de etkisiyle sandalyenin dudağına çarpması sonucu basit tıbbi müdahale ile iyileşecek tarzda yaralandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan yasal ve inandırıcı gerekçelerle alt sınırdan ceza tayin edilip, dava konusu olayda haksız tahrik bulunmadığı halde hatalı uygulanan ilk hükme yönelik aleyhe temyiz yapılmadığından cezada kazanılmış hak gözetilerek Dairemizin bozma ilamında işaret edilen husus gözetilerek tahrik indirimi yapılıp, takdiri indirim uygulanmak suretiyle hükmolunan hapis cezasının Anayasa Mahkemesinin 23.1.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17.1.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararında açıklanan lehe hükümlerinin dava konusu suç tarihi gözetilerek alt sınırdan sanık talebi gözetilerek adli para cezasına çevrilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde; hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olması nedeniyle ayrıca erteleme hükümlerinin uygulanmamasında usûl, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Üye…; açıklanan hükmün CMK'nın 231/11'inci maddesi uyarınca yasal unsurlarının bulunması halinde hakimin takdirine bağlı olarak TCK'nın 50'nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilebileceği veya TCK'nın 51'inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilebileceği gerekçesi ile onama kararına farklı gerekçe ile katılmıştır.
Üye…; CMK'nın 231/11'inci maddesinin zorunlu sonucu olarak açıklanan hükümlerin adli para cezasına çevrilemeyeceği, hapis cezası olarak açıklanması gerektiği, ancak aleyhe temyiz bulunmadığı gerekçesi ile onama kararına farklı gerekçe ile katılmıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 03.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy