(5271 S. K. m. 52, 212, 213, 223) (AYDK 28.12.2006 T. 2006/183 E. 2006/183 K.) (AYDK 26.09.2002 T. 2002/71 E. 2002/69 K.) (AYDK 13.12.2001 T. 2001/114 E. 2001/116 K.)
Askeri Mahkemece; sanığın, 27.12.2013 tarihinde, katılan J.Astsb.Çvş.M.D'ye karşı hakaret suçunu işlediği iddia olunarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın atılı suçu işlediği hususunun şüpheli kaldığı kabul olunarak, CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine, karar verilmiştir.
Bu hüküm, Askeri Savcı tarafından, suçun sübuta erdiği ileri sürülerek, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, beraat hükmünün usul yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
Dairemizin 09.12.2015 tarihli ve 2015/722-37 E.Ara K. sayılı kararıyla, Askeri Savcının temyiz layihasının, sanığa tebliğ işleminin tamamlanması sağlanmıştır.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece "… İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde görev yapan mağdurun geçici görevle bulunduğu … Jandarma Karakol Komutanlığında olay tarihinde saat 18:00 sularında karakol komutanı olan sanık J.Ütğm.M.T. tarafından icra edilen toplantı esnasında, kendisine verdiği görevler nedeniyle morali bozulan mağdura, sanığın bir şey olup olmadığını sorduğu, mağdurun da bir şey olmadığını söylediği, mağdurun surat ifadesi değişmeyip aynı şekilde davranması üzerine sanığın "Buranın karakol komutanı benim, beğenmeyen pılını pırtını toplar, siktir olur gider” şeklinde konuştuğu maddi vakıa olarak sübuta ermiştir" şeklindeki bir kabulle, sanığın atılı suçu işlediği hususunun şüpheli kaldığından bahisle, sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiş ise de;
Askeri Mahkemece tanık olarak dinlenilmelerine karar alınan tanıklar Uz.J.IV.Kad.Çvş. M.S., J.Uzm.Çvş.Y.Ş. ve Uzm.J.I.Kad.Çvş.İ.B’nin istinabe olunan … Asliye Ceza Mahkemesince beyanlarının tespit edildiği 12.05.2014 tarihli duruşma tutanağında, “...Sanık, Mağdur ve tanıklar huzura alındı" denildikten sonra, tanıklar salon dışına çıkarılmadan, önce sanığın sorgusunun, sonra mağdurun şikayet ve beyanlarının, akabinde de tanıkların ifadelerinin tespit edildiği ve bu tanıkların beyanlarının Askeri Mahkemece gerekçeli hükme esas alındığı görülmektedir. Bu durum, CMK'nın “Tanıkların dinlenmesi” başlıklı 52/1’inci maddesinde yer alan “Her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir” hükmüne aykırılık teşkil etmektedir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.05.2008 tarihli ve 2008/58-87 E.K., 28.12.2006 tarihli ve 2006/183-183 E.K., 26.09.2002 tarihli ve 2002/71-69 E.K., 20.06.2002 tarihli ve 2002/55-54 E.K. ve 13.12.2001 tarihli ve 2001/114-116 E.K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır).
Bu nedenle, Askeri Savcının aleyhe temyizine atfen ve resen, hukuka aykırı bulunan beraat hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sözcü Üye … tarafından, olay sırasında sanığın "S..tir olur gider" mi?, yoksa "S..tir olur gidersin" mi? dediği hususunda, sanığın (Dz.37, 67) ve mağdurun (Dz.4,67) kendi ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğu dikkate alındığında, sanığın ifadeleri arasındaki mübayenetin giderilmemesinin CMK’nın 213’üncü maddesine, mağdurun ifadeleri arasındaki mübayenetin giderilmemesinin de CMK’nın 212/2’nci maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle, hükmün bu bakımdan da usul yönünden bozulması görüşü ileri sürülmüş ise, maddi vakıanın nasıl meydana geldiğinin yeminli tanık ifadeleri ile ortaya konulacağı dikkate alındığında, bu hususun, bu aşamada bozmaya konu edilemeyeceğine karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının aleyhe temyizine atfen ve resen, hukuka aykırı bulunan beraat hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1’inci maddesi gereğince usul yönünden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 16.03.2016 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy