(5271 S. K. m. 223) (1632 S. K. m. 134) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; sanığın, 02.05.2013 tarihinde hakikate muhalif evrak tanzim ve ita etmek suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; atılı suçun yasal unsurları itibari ile oluşmadığı kabul edilerek, CMK’nın 223/1, 2-a maddesi uyarınca beraatına karar verildiği;
Hükmün, Komutan (Dz.198) ve Askeri Savcı (Dz.190-191) tarafından, esasa yönelik, katılan vekili (Dz.205-215) tarafından suç vasfı ve esasa yönelik sebeplerle ayrı ayrı temyiz edildiği;
Tebliğnamede; beraat hükmünün esas yönünden bozulması görüşü bildirildiği;
Dairemizin 16.12.2015 tarihli ve 2015/734-39 E. Ara K. nolu ara kararı ile, sanık hakkındaki beraat hükmünü, suç vasfı ve esasa yönelik sebeplerle sanık aleyhine temyiz eden, katılan vekilinin temyiz dilekçesine istinaden ek tebliğname düzenlenmesini, düzenlenecek ek tebliğnamenin, sanık, müdafii ve katılan vekiline, ayrıca Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli ve 2015/1888 sayılı tebliğnamesinin de katılan vekiline, tebliğ edilmesini, tebliğ işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, temyiz incelemesine devam edilmek üzere dava dosyasının ara kararı ile Askeri Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, ara kararı gereklerinin yerine getirilerek dosyanın Askeri Yargıtay Başsavcılığınca gönderildiği;
Anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede;
Sanığın, …Mekanize Piyade Tugayı Topçu Tabur Komutanlığı emrinde …Batarya Komutanı, katılan Bkm.Kd.Çvş. Ş.B'nin ise aynı Batarya personeli olarak görev yapmakta oldukları, 2013 yılı sicil belgelerinin düzenlenme döneminde sanığın birinci sicil amiri olduğu katılana ilişkin sicil belgesini doldurduğu, belgenin 31, 32, 33 ve 34'üncü maddelerini içerir bölümünde "B" seçeneğinin işaretlendiği, ancak 31, 32, 33 ve 34'üncü maddelerindeki hususları içerir görev performansına yönelik nitelikleri Astsubay tebellüğ belgesinde ise "A" seçeneğinin işaretlendiği, belgenin katılana tebliğ edilmesini müteakip sicil belgesi ile tebellüğ belgesinin üst makam olan Tabur Komutanlığına gönderildiği, Tabur Komutanının yaptığı incelemede katılanın "Astsubay Sicil Belgesi" ile "Görev Performansına Yönelik Nitelikleri Astsubay Tebellüğ Belgesi" arasında farklılık olduğunu tespit ettiği, sanığı Pazar günü telefonla arayarak katılanın "Astsubay Sicil Belgesi" ile "Görev Performansına Yönelik Nitelikleri Astsubay Tebellüğ Belgesi" arasında farklılık olduğunu, bu hatanın giderilmesi gerektiğini ve gelip bu yanlışlığı düzeltmesini istediği, sanık geldiğinde mevcut hatayı gösterdiği, sicil belgesi ile tebellüğ belgesi arasındaki farklılığı gidermesi için sanığa birkaç saat süre ve her iki Belgenin boş olanını verdiği, hangisi yanlış ise onu düzelt, katılana tebliğ et ve bana tekrar teslim et dediği, sanığın ise bu kez tebellüğ belgesinde "A" olarak işaretli dört maddede sicil belgesine uyumlu olarak "B" şıkkını işaretlediği, ancak katılana belgeyi tebliğ etmediği, katılan yerine tebellüğ hanesini kendisi imzalayarak tekrar Tabur Komutanlığına sicil belgelerini teslim ettiği, Tabur Komutanının sanığa tebellüğ belgesini tebliğ edip etmediğini sorduğu, sanığın da ettiğini söylediği, bunun üzerine Tabur Komutanı tarafından gerekli işlemler yapıldıktan sonra sicil belgelerinin Tugay Komutanlığına teslim edildiği, aradan bir süre geçtikten sonra katılanın geçmiş yıllardaki sicilleri ile ilgili olarak iptal davası açmak istediğinden bahisle tebellüğ belgelerinin fotokopilerini sanıktan talep ettiği, sanığın bu aşamada katılana sicil belgesinde dört maddeyi aslında "A" olarak değil "B" olarak işaretlediğini ve hatalı hazırlanan tebellüğ belgesini kendisinin imzaladığını söylediği, katılanın da olayla ilgili şikayet dilekçesi verdiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, sanığın eyleminin sahtecilik suçuna konu edilemeyecek olması, eyleminin disiplinsizlik seviyesinde kalması ve suç işleme kastının bulunmaması nedenleriyle beraat kararı verilmiş ise de;
ASCK’nın 134’üncü maddesiyle, hizmete veya tevdi edilen askeri bir vazifeye ilişkin olarak kasten gerçeğe aykırı rapor (herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucu hazırlanan düşünce veya gözlemleri bildiren yazı) veya takrir (anlatma, anlatış, ders verme) veya layiha (herhangi bir konuda görüş ve düşünce bildiren yazı) ve bu tür sair (diğer) bir resmi evrak düzenleyen ve veren veyahut bunların gerçeğe aykırı olduğunu bilerek üstlerine takdime delalet edenler (aracılık, kılavuzluk edenler; yol gösterenler) cezalandırılmaktadır.
Rapor, takrir, layiha ve sair resmi evrakın hizmete veya verilen vazifeye ait olması gerekir. Şahsa ait bir işe ilişkin raporlar, eğer üstün hizmetine ait bir vazifesine ve astın da hizmet dolayısıyla bildirmeye mecbur olduğu hususlara ilişkin ise hizmete aittir. Söz konusu belgelerin tanziminde ve üste verilmesinde üstü kandırmak, aldatmak kastı gereklidir. Üstün aldanmış olması zorunlu unsur değildir. Belgenin içeriği doğru olmamalıdır.
Askeri Yargıtay İçtihatlarına göre; ASCK’nın 134’üncü maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için; askeri hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket edilerek, bu kişilere hakikate aykırı bilgiler içeren rapor, belge, takrir veya layiha sunulması ya da gerçeğe aykırı olduğu bilinmesine karşın bu nitelikteki evrakın üst ve amirlere takdimine neden olunması yeterli görülmektedir.
Diğer taraftan, olay tarihi itibari ile yürürlükte olan Astsubay Sicil Yönetmeliği’nin;
21/b maddesinde “....Sicil belgesindeki bilgilerin, tam ve doğru olarak doldurulması sorumluluğu, birinci sicil üstlerine aittir.”
21/f maddesinde “Birinci sicil üstü; sicil doldurma zamanında emri altında bulunan bütün astsubayların sicillerini doldurur; 31, 32, 33 ve 34’üncü nitelikleri sicil alan personele “Kişiye Özel” olarak EK-1 A’da yer verilen tebellüğ belgesi ile tebliğ eder. Kıt’a özlük dosyasına konulmak üzere sicil belgesinin fotokopisini veya suretini alır, onaylar ve aslını ikinci sicil üstüne gönderir.”
28/a maddesinde “Birinci sicil üstünden şahsa: Birinci sicil üstleri sicil belgesini tanzim etmeyi müteakip, görev performansına yönelik astsubay sicil belgesindeki 31, 32, 33 ve 34’üncü nitelikleri personele “Kişiye Özel” olarak karşılıklı konuşma şeklinde veya diğer usullerle ve EK-1 A’da yer verilen tebellüğ belgesi ile tebliğ eder. Tebellüğ belgesi iki suret tanzim edilir. Aslı, sicil belgesi ile birlikte Kuvvet Komutanlığı, … Komutanlığı ve … Komutanlığına gönderilir. Sureti, sicil belgesi fotokopisi ile birlikte şahsi dosyasında muhafaza edilir. Birinci sicil üstü, söz konusu astsubayın iyi olan yönlerini söyler, kendisini daha da geliştirmesi ve hatalarını düzeltmesi için gerekli uyarılarını yapar, gelişme olup olmadığını devamlı takip eder.” şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.
Bu düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın olay tarihinde Batarya Komutanı olarak görev yaptığı, katılan Bkm.Kd.Çvş. Ş.B'nin birinci sicil amiri olduğu, katılana tebliğ edilmesi gerekli olan nitelikleri (31, 32, 33 ve 34’ncü maddeler) sicil belgesindeki gibi tebliğ etmesi gerekirken, sicil belgesine “B” olarak işaretlemesine rağmen, katılana “A” olarak tebliğ ettiği, katılana da olumlu sicil alması nedeniyle başarılı olduğuna yönelik sözler söylediği, "Astsubay Sicil Belgesi" belgesindeki nitelik ile "Görev Performansına Yönelik Nitelikleri Astsubay Tebellüğ Belgesi" ile tebellüğ edilen niteliklerin farklı olması nedeniyle çelişkiyi fark eden Tabur Komutanının uyarısı üzerine tebellüğ belgesindeki “A” niteliklerini, “B” olarak düzelttiği, ancak bu belgeyi katılana tebliğ etmediği, katılanın yerine sahte imza attığı, aynı gün katılanı telefonla arayarak mesaiye davet etmediği gibi, sonraki günlerde de katılanı çağırarak olayla ilgili bilgi vermediği, aradan bir süre geçtikten sonra katılanın önceki yıllara ilişkin sicilleri ile ilgili olarak dava açmak amacı ile tebellüğ belgesinin fotokopisini istediğinde olayın ortaya çıktığı, sanığın başlangıçtan itibaren suç kastı ile hareket ettiği, sicil belgesindeki nitelik ile tebellüğ belgesindeki niteliğin farklı olduğunu bildiği, sicil belgesinde “B” verdiği için katılanın tam sicil almaması ya da düşük sicil alması nedeniyle ona hatalarını bildirerek uyarıda bulunması gerekirken, tebellüğ belgesindeki (gerçek dışı) “A” niteliğine uygun olarak katılanın başarılı bir astsubay olduğunu söyleyerek başarılarının devamını istediği görülmekle, kasıtlı bir işlem yaptığı, aynı suç işleme kastını devam ettirerek Tabur Komutanının uyarısından sonra da katılan yerine tebellüğ hanesini kendisi imzalayarak tekrar Tabur Komutanlığına sicil belgelerini teslim ettiği, bu şekilde Tabur Komutanı ve üst makamlara katılana söz konusu tebligatın yapılmış olduğuna ilişkin (hakikate muhalif bilgi içeren) sahte belge göndermek suretiyle, üstlerini kandırma ve aldatma irade ve kastı ile hareket ettiği, ASCK'nın 134'ncü maddesinde düzenlenen hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçu bakımından, genel veya özel bir zararın mevcudiyetinin gerekli olmadığı, askeri hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket edilerek, bu kişilere hakikate aykırı bilgiler içeren rapor, belge, takrir veya lahiya sunulması ya da gerçeğe aykırı olduğu bilinmesine rağmen bu nitelikteki evrakın üst ve amirlere takdimine neden olunmasının yeterli olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin, ASCK'nın 134'ncü maddesinde düzenlenen hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle, unsurları itibariyle oluşan atılı suçtan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, beraatına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirildiğinden, beraat kararının, esas yönünden bozulmasına karar verilmiştir (Askeri Yargıtay 2’nci Dairesinin 09.03.2005 tarihli, 2005/292-286 E.K. ve Askeri Yargıtay 4’üncü Dairesinin 10.02.2010 tarihli, 2010/343-336 E.K. sayılı ilamları da benzer mahiyettedir).
Üye …; sanığın, katılana ait 2013 yılı sicil belgelerini düzenlemesine ilişkin eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, nitekim sanığın, birinci sicil amiri olduğu katılana ilişkin sicil belgesini doldurduğu, belgenin 31, 32, 33 ve 34'üncü maddelerini içerir bölümünde "B" seçeneğinin işaretlendiği, ancak 31, 32, 33 ve 34'üncü maddelerindeki hususları içerir Görev Performansına Yönelik Nitelikleri Astsubay Tebellüğ Belgesinde ise "A" seçeneğinin işaretlendiği, belgenin katılana tebliğ edilmesini müteakip sicil belgesi ile tebellüğ belgesinin üst makam olan Tabur Komutanlığına gönderildiği, Tabur Komutanının yaptığı incelemede katılanın "Astsubay Sicil Belgesi" ile "Görev Performansına Yönelik Nitelikleri Astsubay Tebellüğ Belgesi" arasında farklılık olduğunu tespit ettiği, ikna ve iğfal kabiliyetinin bulunmaması nedeniyle bu aşamaya kadar sanığın eylemlerinin suç teşkil etmediği, bu aşamadan sonra Tabur Komutanının, sanığı Pazar günü telefonla arayarak, katılanın "Astsubay Sicil Belgesi" ile "Görev Performansına Yönelik Nitelikleri Astsubay Tebellüğ Belgesi" arasında farklılık olduğunu, bu hatanın giderilmesi gerektiğini ve gelip bu yanlışlığı düzeltmesini istediği, sanık geldiğinde mevcut hatayı gösterdiği, sicil belgesi ile tebellüğ belgesi arasındaki farklılığı gidermesi için sanığa birkaç saat süre ve her iki belgenin boş olanını verdiği, “Hangisi yanlış ise onu düzelt, katılana tebliğ et ve bana tekrar teslim et” dediği, sanığın ise bu kez tebellüğ belgesinde "A" olarak işaretli dört maddede sicil belgesine uyumlu olarak "B" şıkkını işaretlediği, ancak katılana belgeyi tebliğ etmediği, katılan yerine tebellüğ hanesini kendisi imzalayarak tekrar Tabur Komutanına sicil belgelerini teslim ettiği, Tabur Komutanının sanığa, tebellüğ belgesini tebliğ edip etmediğini sorduğu, sanığın da ettiğini söylediği, bunun üzerine Tabur Komutanı tarafından gerekli işlemler yapıldıktan sonra sicil belgelerinin Tugay Komutanlığına teslim edildiği, sanığın bu eylemlerinin ASCK'nın 134'ncü maddesinde düzenlenen hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçunu oluşturduğu, yönündeki ayrışık gerekçesi ile bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıştır.
Başkan … ve Üye ….; amirin mahiyetinde bulunan personele sicil belgelerini tanzim edilmesi sürecinde asıl olanın sicil belgeleri olduğu, personele tebliğ edilen tebellüğ belgesinin ise, ilgili personeli bilgilendirmek amacıyla tanzim edilen belge olduğu, bu belge ile sicil belgesi arasında verilen sicillere ilişkin farklılıklar olması halinde resmi olarak işleme alınacak belgenin sicil belgesi olduğu, sanığın sicil belgesini Tabur Komutanı tarafından ikaz edilmeden önce ve ikaz edildikten sonra 31, 32, 33 ve 34'üncü maddelerindeki bölümü doğru olarak doldurduğu, sadece katılana tebliğ edilen tebellüğ belgesindeki 31, 32, 33 ve 34'üncü maddelerindeki bölümü hatalı olarak doldurması nedeniyle bu belgedeki hatasını düzeltip Tabur Komutanına sunduğu, zaman yetersizliği nedeniyle katılanın imzasını alamadığı ve yerine imza attığı, asıl olanın sicil belgesi olması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığı, gerekçesiyle beraat kararının onanması gerektiği yönündeki görüşleri ile, çoğunluğun; beraat kararının, esas yönünden bozulması kararına katılmamışlardır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Komutan, Askeri Savcı ve katılan vekilinin temyizlerine atfen ve resen, beraat hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca, esas yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 09.03.2016 tarihinde, Başkan … ve Üye ….'nin karşı oyları nedeniyle, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy