(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 32, 34, 50, 52, 62) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; sanığın,
1) 17.04.2013 (saat 07:50) - 23.04.2013 (saat 19:06) tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-b, 73 ve TCK’nın 62, 50 ve 52’nci maddeleri gereğince üç bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2) 06.07.2013 - 17.07.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-a, 73 ve TCK’nın 62, 50 ve 52’nci maddeleri gereğince üç bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir (Dz.227-229).
Bu hükümler sanık tarafından, sebepsiz olarak temyiz edilmiştir (Dz.248).
Tebliğnamede; mahkûmiyet hükümlerinin sübut ve noksan soruşturma yönlerinden bozulması görüşü bildirilmiştir.
1) 17.04.2013 (saat 07:50) - 23.04.2013 (saat 19:06) tarihleri arasında işlenen izin tecavüzü suçuna ilişkin yapılan değerlendirme:
Sanığın 16.04.2013 tarihinde bir gün süre ile yıllık izne ayrıldığı ve söz konusu iznine gidebilmek için birlikten fiilen saat 07:49’da ayrıldığı, 2013 takvim yılı içerisinde daha önce … illeri arasında kullanmış olduğu yıllık izninde iki gün yol süresi verildiği (Dz.38, 40, 41), MSB’lığının yükümlülere tanınması gereken yol sürelerine ilişkin tablosuna göre … illeri arasında kullanılması gereken yol süresinin bir gün olduğu bu nedenle önceki izninde mevzuata uygun süre yol hakkı kullanan sanık için bu izninde yol süresi verilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, aksi yöndeki tebliğname görüşüne iştirak edilmediği; böylece sanığın 17.04.2013 tarihinde saat 07:49’da Birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, bir süre bu şekilde Birliğinden ayrı kaldıktan sonra geçerli mazereti bulunmaksızın izin süresini aşarak 23.04.2013 tarihinde saat 19:06’da kendi isteği ile birliğine teslim olmakla (Dz.29, 30, 36) 17.04.2013 (saat 07:50) - 23.04.2013 (saat 19:06) tarihleri arasında izin süresini aştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanık resmi nikahı olmayan eşi ile ilgilenmek ve onların bakımlarını temin etmek için izin süresini aştığını savunmalarında ileri sürmüş ise de; zabıta marifeti ile yapılan araştırmada (Dz.220) suç tarihinde resmi nikahlı bulunmamakla birlikte suç tarihinden uzunca süre sonra 25.11.2013 tarihinde (Dz.216) resmi nikah yapmış olduğu eşi Z. (Ş.) Ç.'yi kaçırmak suretiyle evlendiği, bir müddet sonra da eşini hurdacılık yapmak suretiyle geçimini sağlayan ve …'de ikamet eden eşinin babası A. Ş.'nin yanına bırakarak askere gittiğinin belirtilmesi karşısında suçun oluşumuna engel askerlik hizmetine tercih edilebilecek mahiyette ve nitelikte geçerli bir mazeret oluşturmadığı görülmekle sanık savunmalarına itibar olunmamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
2) 06.07.2013 - 17.07.2013 tarihleri arasında işlenen firar suçuna ilişkin yapılan değerlendirme:
Sanığın 06.07.2013 tarihinde çıkmış olduğu günlük çarşı izninden aynı gün akşam dönerek birliğine katılması gerekirken dönmediği, bir süre bu şekilde birliğinden ayrı kaldıktan sonra bilahare 17.07.2013 tarihinde kendi isteği ile Birliğine teslim olduğu (Dz.4,6) böylece 06.07.2013 - 17.07.2013 tarihleri arasında mazeret kabul etmeyen firar suçunu işlediği kabulü ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her iki suç yönünden sanığın askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyetine ilişkin oluşan şüpheler yönünden ayaktan sağlık kuruluna sevk edildiği, hazırlanan TSK Sağlık Kurulu ve Adli Raporlar ile sanığın uyum bozukluğu tanısı konularak suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğunun ve TCK'nın 32 ve 34'üncü maddelerinden yararlanamayacağının belirtildiği görülmekte ise de (Dz.199,206);
Sanığın suç tarihinden önce ve sonra işlemiş olduğu birçok suç nedeniyle cezalar almış olduğu, hatta para cezasını ödememesi nedeniyle bu cezanın 75 gün hapis cezası olarak infaz edilmek suretiyle 20.11.2012 tarihinde koşullu salıverildiği (Dz.113-118), izin tecavüzü suçundan önce kesinleşen iki mahkûmiyetinin ve firar suçundan önce kesinleşen üç mahkûmiyetinin olmasına, yine; iki ayrı HAGB kararının bulunması (Dz.224) ve kıta anketi formunda ve danışmanlık kartında … Askeri Hastanesinden 30 gün hava değişimi raporunun belirtilmiş olmasına (Dz.12,105), uyum bozukluğundan 10 gün istirahatinin bulunmasına (Dz.12,105) rağmen, sanık hakkında düzenlenen TSK Sağlık Kurulu Raporunun bulgular kısmında sanığın adli sicil kaydına ve kıta anketine rastlanmadığı belirtilerek (Dz.204) adli sicil kaydında yer alan hükümler ve sağlık raporları hakkında herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, böylece raporun sanığın durumu ile ilgili eksik bilgi ve belge ile tanzim edilmiş olduğu görülmüştür.
Bu nedenle, eksik bilgi ve belge ile yapılan sağlık kurulu işlemi sonucunda verilen kararın sağlıklı bir değerlendirme taşımayacağı anlaşılmakla, sanığın adli sicil kaydı ile tüm ceza ve infaz kararlarının, hakkında verilen hava değişimi raporlarının getirtilerek, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının, tekrar askeri hastane sağlık kuruluna sevk edilmek suretiyle saptanması gerektiğinden, her iki mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince mahkûmiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
Tebliğnameye kısmen uygun olarak, 17.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy