(1632 S. K. m. 66) (5271 S. K. m. 230) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; sanığın, 07.09.2014-16.09.2014 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-b, 73, TCK’nın 62, 50/1-a ve 52/2’nci maddeleri gereğince üç bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, müdafii tarafından sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın, 26.08.2014 tarihinde dört gün süre ile kanuni izne ayrıldığı, henüz izin süresi sona ermeden 29.08.2014 tarihinde miyalji tanısı ile yedi gün süre ile istirahat aldığı, istirahatının bitimine müteakip iki gün dönüş yol süresi tanındığında sanığın en geç 07.09.2014 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bilahare 16.09.2014 tarihinde kendi isteği ile Birliğine teslim olduğu, böylece 07.09.2014-16.09.2014 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği dosya kapsamında bulunan tüm delillerden anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; yapılan yargılama sonunda, psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasına başvurmak suretiyle sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğunun, cezai ehliyetinin tam olduğunun ve adli gözlem altına alınmasına gerek olmadığının tespitini müteakip, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre yasal, inandırıcı ve yeterli gerekçeler gösterilmek suretiyle; sanığın, yukarıda belirtilen tarihler arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, temel cezayı asgari hadden tayin etmek ve sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları nedeniyle takdiri indirim yapmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında; usul ve esas yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamakta ise de;
Kısa kararda yasal imkansızlık nedeniyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın “Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe” bölümünde; “Sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaatin oluşmadığı” şeklindeki gerekçe ile hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmediğinin belirtilmesi çelişki oluşturduğu gibi; adli sicil kaydına ve dosya içeriğine göre askeri olan veya olmayan herhangi bir suçtan sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına dair kesinleşmiş bir mahkûmiyetinin bulunmaması nedeniyle Askeri Mahkemenin hapis cezasının ertelenmemesi ile ilgili değerlendirmesinin hatalı ve CMK’nın 230/1'inci maddesine aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından mahkûmiyet hükmünün uygulamaya yönelik usule aykırılık yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Üye …, dosya içeriğinde bulunan, sanığın uyuşturucu madde kullanımı ile ilgili belgeler dikkate alındığında sanığın madde bağımlısı olup olmadığının, suç tarihlerindeki askerliğe elverişlilik halinin ve cezai ehliyetinin tespiti açısından adli gözlem altına alınması gerekirken, psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaası ile yetinilmesinin noksan soruşturma teşkil ettiği, hükmün ayrıca noksan soruşturma nedeniyle de bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluğun bozma kararına ayrışık gerekçeyle katılmıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, usul yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA;
17.02.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, Üye … ayrışık gerekçesi ve sonuçta oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy