(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 62) (5271 S. K. m. 219, 221, 222) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; sanık hakkında atılı suç nedeniyle kurulan önceki mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 27.11.2013 tarih ve 2013/1271-1254 E.K. sayılı kararıyla uygulama yönünden bozulmasının ardından, bu karara uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;
Sanığın, 14.03.2012-31.07.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-a, TCK’nın 62, 50/1-f maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu kısa süreli hapis cezasının on ay süreyle günde 4 saati geçmemek üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımına çevrilmesine karar verilmiştir.
Bu hüküm, sanık tarafından; birliğine geldikten sonra askerliğe elverişsizlik raporu aldığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede
Sanığın, 14.03.2012 tarihinde Birliğinden izin almaksızın ayrıldığı, 31.07.2012 tarihinde Birliğine katıldığı, bu suretle 14.03.2012-31.07.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
1- Sanığın, Askeri Yargıtay bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti için yazılan talimatın gereğinin … Ceza Mahkemesince yerine getirildiği, duruşma tutanağının Hâkim ve Tutanak Katibi tarafından e-imza ile imzalandığı, yetkili bir kişi tarafından duruşma tutanağına “Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır.” şeklinde bir onay işlemi yapılmadığı görülmektedir. 6352 sayılı Kanun’la eklenen CMK’nın “Elektronik İşlemler” başlıklı 38/A maddesinin 8’inci bendinde; “Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek, Hâkim, Cumhuriyet Savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir.” hükmü yer almaktadır.
Sanık beyanının tespit edildiği istinabe duruşma tutanağının, hâkim veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından “Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır” şerhi düşülerek imza ve mühür ile onaylanmadan gönderildiği ve bu tutanak üzerinden yargılamaya devamla hüküm verildiği anlaşıldığından;
2- 5271 sayılı CMK’nın “Duruşma Tutanağı” başlıklı 219’uncu maddesi, “Duruşma için bir tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ...” hükmünü içermektedir.
Duruşma tutanağının, CMK’nın 221 ve 222’nci maddelerine göre, yasaya uygun şekilde düzenlenmiş ve imzalanmış olması gerekmektedir.
Askeri Mahkemece, hükmün verildiği 27.08.2015 tarihinde yapılan duruşmada, duruşma tutanaklarının duruşma hakimi ve tutanak kâtibi tarafından imzalanmamış olması, 5271 sayılı CMK’nın 219/1 ve 222’nci maddelerine aykırılık oluşturduğundan;
3- Askeri Mahkemenin gerekçeli kararın değerlendirme ve kabul bölümünde, sanığın firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-b maddesi gereğince cezalandırılması, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye sebep olduğundan;
Hükmün öncelikle yukarıda belirtilen usule aykırılıklar nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4- Sanık, temyiz dilekçesinde kendisine … Asker Hastanesince askerliğe elverişsiz olduğuna dair rapor verildiğini ileri sürmesi karşısında, bu hususun araştırılıp ilgili hastaneden ek rapor tanzim ettirilerek suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının belirlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiğinden, hükmün noksan soruşturma nedeniyle de bozulmasına karar verilmiştir.
5- TCK’nın 50/1-f maddesine göre, kısa süreli hapis cezası, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilebilir.
Kabule göre; sanık hakkında, kısa süreli hapis cezası, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilirken, Askeri Mahkemece, sanığa bu konudaki talebi sorulmaksızın “Seçenek yaptırımlar incelendiğinde; seçenek yaptırımların işlenen suçun niteliği ile bağdaşan, suçlunun ıslahına hizmet edecek mahiyette olması gerekmektedir. Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının ceza miktarı kadar kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle infazına karar verilmiştir.” şeklindeki soyut gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma süresinin belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, usule aykırılık ve noksan soruşturma nedeniyle BOZULMASINA;
17.02.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy