(1632 S. K. m. 66) (1111 S. K. m. 78) (353 S. K. m. 217, 221) (AYİBK 09.04.1946 T. 1946/703 E. 1946/1389 K.) (AYİBK 05.03.1966 T. 1966/1 E. 1966/1 K.) (AYDK 13.12.2001 T. 2001/120 E. 2001/119 K.)
1) 17.05.2012-02.10.2012 tarihleri arasındaki firar suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın başka bir suç nedeniyle tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliyesini müteakip 14.05.2012 tarihinde bir gün yol süresi verilerek ve 16.05.2012 tarihinde Birliğine katılması gerektiği tebliğ edilerek serbest olarak Birliğine sevk edildiği, sanığın belirtilen tarihte Birliğine katılmadığı, bir süre bu şekilde Birliğinden ayrı kaldıktan sonra 17.08.2012 tarihinde yakalandığı;
Aynı gün teslim edildiği askerlik şubesince bir gün yol süresi verilerek serbest olarak Birliğine sevk edildiği, buna göre sanığın 20.08.2012 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre daha bu şekilde Birliğinden ayrı kaldıktan sonra 02.10.2012 tarihinde yakalandığı maddi vakıa olarak dosya içeriğinde bulunan delillerden anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece sanığın bu şekilde sübut bulan eylemleri ile 17.05.2012-02.10.2012 tarihleri arasında tek bir firar suçunu işlediği kabul edilerek, mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın 17.08.2012 tarihinde yakalandığını gösteren dizi 342'de bulunan yakalama tutanağının fotokopi olduğu görülmektedir. Suç bitim tarihinin ve buna bağlı olarak maddi vakıanın doğru olarak tespiti bakımından önem arz eden yakalama tutanağının aslının veya onaylı suretinin dosyaya dahil edilmemesi noksan soruşturma teşkil ettiğinden mahkûmiyet hükmünün öncelikle bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.
Askeri Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile ortaya konulduğu üzere, firar ve izin tecavüzü gibi süreklilik gösteren (Mütemadi) suçlarda, failin yakalanması, Birliğine dönmesi veya bu amaçla resmi mercilere müracaat etmesi hâllerinde suç tamamlanmakta, bundan sonraki kaçma eylemleri ayrı bir suçu oluşturmaktadır.
Bu itibarla, sanığın 17.05.2012 tarihinde başlayan firar eyleminin 17.08.2012 tarihinde yakalanmakla sona erdiği, ardından askerlik şubesince aynı gün serbest olarak Birliğine sevk edildiği, ancak Birliğine katılmadığı, bilahare 02.10.2012 tarihinde tekrar yakalandığı göz önüne alındığında sanığın temyiz konusu suç tarihlerinde iki ayrı firar suçunu işlediği anlaşıldığından, oluşan iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerekirken, eylemlerin tek suç olarak kabulü, hükmün esasını etkileyen bir hukuka aykırılık olduğundan, mahkûmiyet hükmünün ayrıca suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Aleyhe temyize gelinmemesi dikkate alınarak, cezada kazanılmış hakka riayet edilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
2) 11.11.2012-09.01.2013 tarihleri arasındaki firar suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, 08.11.2012 tarihinde başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu … Askeri Ceza ve Tutukevinden tahliye edildiği, aynı gün teslim edildiği … Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından bir gün yol süresi verilerek ve 10.11.2012 tarihinde Birliğine katılması gerektiği tebliğ edilerek serbest olarak sevk edildiği, 10.11.2012 günü saat 24.00'a kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 09.01.2013 tarihinde Kütahya'da emniyet güçleri tarafından yakalandığı, böylece 11.11.2012-09.01.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği dosya kapsamında bulunan delillerden anlaşılmaktadır.
Sanığın, 11.11.2012-09.01.2013 tarihleri arasında mazeret kabul etmeyen firar suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemece, adli gözlem işlemleri sonucunda sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ve cezai ehliyetinin tam olduğu tespit edilerek, elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçeler ile alt sınırdan ceza tayin edip, takdiri indirim sebeplerini göz önünde bulundurarak sanığın cezasından indirim yapmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında; gerekçesini göstermek suretiyle objektif ve sübjektif koşullar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelemeye yer olmadığına karar verilmesinde; kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlardan herhangi birisini tercih ettiği yönünde talebi bulunmayan sanık hakkında gerekçesini göstermek suretiyle adli para cezası seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasında ve bir gün karşılığı olarak adli para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenmesi suretiyle hapis cezasının neticeten altı bin TL adli para cezasına çevrilmesinde; adli para cezasının taksitlendirilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın ve müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
3) 10.06.2013-03.10.2013 tarihleri arasındaki izin (Hava değişimi) tecavüzü suçu yönünden yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece, sanığın 08.03.2013 tarihinde almış olduğu üç ay hava değişimi nedeniyle hava değişimi iznine ayrıldığı, (Dz. 11-12) sanığa izninin bitimine müteakip bir günlük dönüş yol süresi tanındığında 10.06.2013 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre bu şekilde Birliğinden ayrı kaldıktan sonra 03.10.2013 tarihinde yakalandığı, böylece 10.06.2013- 03.10.2013 tarihleri arasında izin (Hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 78’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında; “Hazarda üç aydan az tebdilihava alanların kıtalarıyla irtibatları kesilmez…” denilmekte olup, Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 09.04.1946 tarihli ve 1946/703-1389 E.K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Askerlik Kanununda yer alan bu ibarenin karşıt anlamından üç ay veya daha fazla tebdilihava (Hava değişimi) alanların kıtalarıyla irtibatlarının kesildiğinin” kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle, üç ay veya daha fazla hava değişimi alan erbaş ve erlerin kıtaları ile irtibatları kesilmekte olup, hava değişimi sürelerinin sonunda kendiliklerinden Askerlik Şubelerine başvurmak gibi bir mecburiyetleri bulunmadığından, yeniden celp ve sevk işlemine tâbi tutulmak suretiyle raporunda SMK varsa asker hastanesine, yoksa tertip olundukları Birliklerine gönderilmeleri gerekmektedir. Askerlik şubelerince bu işlemlerin yapılmaması hâlinde, yükümlülerin izin (Hava değişimi) tecavüzü veya firar suçlarını işlemeleri ve bu suçlardan dolayı haklarında takibat yapılması mümkün değildir.
Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 05.03.1966 tarihli ve 1966/1-1 E.K. sayılı, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun 13.12.2001 tarihli ve 2001/120-119 E.K. sayılı, Dairemizin 07.05.2003 tarihli ve 2003/446-442 E.K. sayılı, 27.10.2004 tarihli ve 2004/1102-1100 E.K. sayılı, 23.01.2013 tarihli ve 2013/265-114 E.K. sayılı, Askeri Yargıtay 2’nci Dairesinin 09.11.2004 tarihli ve 2004/1398-1390 E.K., Askeri Yargıtay 3’üncü Dairesinin 02.05.2000 tarihli ve 2000/287-287 E.K., 12.11.2002 tarihli ve 2002/1144-1141 E.K., 27.09.2011 tarihli ve 2011/609-604 E.K., Askeri Yargıtay 4’üncü Dairesinin 01.06.2004 tarihli ve 2004/748-744 E.K., 13.07.2004 tarihli ve 2004/978-975 E.K. ve 02.11.2004 tarihli, 2004/1295-1292 E.K. sayılı kararlarında da aynı görüş benimsenmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece, … Eğitim Hastanesi Komutanlığının 08.03.2013 tarih ve 3523 sayılı Sağlık Kurulu Raporu göz önüne alınarak SMK kaydı bulunan sanığın üç ay hava değişimi süresi sonunda, askerlik şubesine müracaat edip etmediğinin ve SMK kaydı gereği asker hastanesine sevk için askerlik şubesince çağrılıp çağrılmadığının, yeniden celp ve sevk işlemine tâbi tutulup tutulmadığının araştırılması, bu araştırmanın sonunda sanığın hukuki durumunun yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararları kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulması hukuka aykırı bulunduğundan mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın ve müdafiin temyizlerine atfen ve resen, noksan soruşturma ve suç vasfı yönlerinden hukuka aykırı bulunan 17.05.2012-02.10.2012 tarihleri arasındaki firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA, tebliğnameye uygun olarak;
2) Sanığın ve müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan 11.11.2012-09.01.2013 tarihleri arasındaki firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA, tebliğnameye uygun olarak;
3) Sanığın ve müdafiin temyizlerine atfen ve resen, noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı bulunan 10.06.2013-03.10.2013 tarihleri arasındaki izin (Hava değişimi) tecavüzü suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA, tebliğnameye aykırı olarak;
24.02.2016 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy