(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50) (353 S. K. m. 217)
… 3’üncü Tnk.Bl. Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanık Tnk.Er E.K.’nin, … Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 06.03.2002 tarihli ve 2002/1148-79 E.K. sayılı gerekçeli hükmü ile firar suçundan dolayı neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu hükmün 14.03.2002 tarihinde kesinleştiği, bu hüküm gereğince verilen on ay hapis cezasının infazı neticesinde … Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 01.05.2002 tarihli ve 2002/727-290 E.-Müt. sayılı duruşmasız işlere ait karar ile şartla salıvermesine karar verildiği, böylece, firar suçundan ilk mahkûmiyet hükmünün infaz edilmiş olduğu, tahliyesini müteakiben Birliğine katılan sanığın, 26.10.2005 tarihinde çıktığı çarşı izninden dönmeyerek tekrar firar ettiği, 28.03.2007 tarihinde İzmir Torbalı'da güvenlik güçlerince yakalandığı tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın suç tarihlerinde cezai ehliyetinin tam ve askerliğe elverişli olduğu, adli gözlem sonunda düzenlenen sağlık kurulu raporu ve adli rapor ile belirledikten sonra, yargılama sonunda toplanan delillere ve edinilen vicdani kanaate göre, yasal ve yeterli gerekçeler gösterilerek; 01.01.2009 tarihinden geçerli olarak ASCK’daki tekerrür hükmünün zımnen ilga edilmesi karşısında lehe kanun değerlendirmesi yapılarak ASCK’nın 66/1-a maddesinin tatbiki suretiyle mazeret kabul etmeyen firar suçuna ilişkin hükmün uygulanmasında, firarda kalınan sürenin uzunluğu nedeniyle temel cezanın teşdiden tayin edilmesinde, takdiri indirim hükmünün uygulanmasında, sanığın talebi ve ekonomik durumu dikkate alınarak hükmolunan kısa süreli hapis cezasının yarısı kadar süreyle TCK’nın 50/1-f maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımına çevrilmesinde, daha önce kasıtlı suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasını içerir mahkûmiyetinin bulunması karşısında yasal imkânsızlık nedeniyle cezanın ertelenmemesinde ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olmasında, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sanığın anne adının “Fedile” olmasına rağmen, gerekçeli hükümde “Fadile” şeklinde belirtilmesi hatalı ise, hükmün esasına etkili olmayan bu husus bozma nedeni yapılmamış, infaz aşamasında ortaya çıkabilecek tereddütlerin de mahkemesinden aldırılacak bir duruşmasız işlere dair kararla giderilebileceğine işaret olunmuştur.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiinin kabule değer bulunmayan temyiz sebebinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 24.02.2016 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy