(1632 S. K. m. 66) (353 S. K. m. 221) (AYDK 08.01.1998 T. 1998/2 E. 1998/1 K.) (AYDK 27.02.2003 T. 2003/16 E. 2003/15 K.)
Sanığın, 16.12.2010 tarihinde iki gün de yol süresi tanınarak toplam on iki gün süreyle izne gönderildiği, izin süresi sonunda 28.12.2010 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmayıp, bu tarihten itibaren izin tecavüzünde bulunmaya başladığı ve bu durumunu emniyet görevlilerince yakalandığı 16.02.2011 tarihine kadar sürdürdüğü, tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece tesis olunan ilk mahkûmiyet hükmü, Dairemizin 27.06.2012 tarihli ve 2012/970-941 E.K. sayılı ilamında “ … sanığın, sivil yaşantısında uyuşturucu madde kullanması nedeniyle, nerede muayene olduğu ve neticesi hususunda ayrıntılı beyanının tespit edilerek (özellikle, bilirkişiye, belirtmiş olduğu İzmir’de tedavi gördüğüne ilişkin beyanının saptanarak) ve bu yönde araştırma yapılarak, keza, adli sicil kaydında gözüken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına konu kararlarla, askerliğe elverişli olmadığını bildirir sağlık kurulu raporunun getirtilerek, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığının, adli gözlem altına alınarak ek sağlık kurulu raporu ve adli raporla saptanması gerekirken, noksan soruşturmayla mahkûmiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Askeri Mahkemece, bozmaya uyulmuş, bozmanın gereği olarak, sivil yaşantısında uyuşturucu madde kullanması nedeniyle, nerede muayene olduğu ve neticesi hususunda ayrıntılı beyanının tespiti yoluna gidilmiş, hakkında verilmiş bulunan hükümlerle, kararların temini yoluna gidilmiş, askerliğe elverişli olmadığını bildirir sağlık kurulu raporu getirtilmiş, ancak, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığı adli gözlem altına alınarak, ek sağlık kurulu raporu ve adli raporla saptanması gerekirken, dosya sureti gönderilmek suretiyle ek rapor adli gözlem yapılmayarak aldırılmıştır. Aldırılan ek sağlık kurulu raporunda da hiçbir açıklamaya yer verilmemiş, sanığın 30.06.2011 tarihinde itibaren askerliğe elverişsiz olduğu ve askerliğe elverişsizlik tarihinin suç tarihlerini kapsamadığı belirtilmiştir.
Gerek Askeri Yargıtay’ın, gerekse Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bozmaya uyma kararı, davanın esasını çözümleyen bir karar olması nedeniyle “Ara kararı” niteliğinde değildir. Askeri Mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verilmesi halinde, Askeri Mahkemenin, bozma kararında gösterilen esaslara göre hareket etme ve karar verme ödevi doğmaktadır. Sonradan bu kararın tümünden veya bir kısmından açıkça veya zımnen (Eylemli bir şekilde) geri dönülerek, ilk hükmün aynen veya kısmen değiştirilerek yeniden kurulması önceki uyma kararının, hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmaz. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 08.01.1998 tarihli ve 1998/2-1 E.K., 27.02.2003 tarihli ve 2003/16-15 E.K., Dairemizin 30.11.2011 tarihli ve 2011/980-968 E.K., 30.05.2012 tarihli ve 2012/815-791 E.K., Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.1988 tarihli ve 315-353 E.K., 08.07.1991 tarihli ve 201-299 E.K., 30.05.1994 tarihli ve 3/137-160 E.K., 17.10.1994 tarihli ve 3/201-221 E.K, 03.10.1995 tarihli ve 3/243-268 E.K., 16.04.1996 tarihli ve 4/68-79 E.K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır).
Somut olayda, bozma ilamına uyulmasına rağmen sanığın adli gözlem altına alınmamak suretiyle bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilememesi usule aykırılık; sanığın, adli gözlem altına alınmamış olması da noksan soruşturma teşkil ettiğinden, sanığın temyizine atfen ve resen hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bu aşamada, sanığın kimlik bilgileri dikkate alındığında, dosya içerisinde bulunan karar ve hükümlerden, dizi 205-209’da bulunan mahkûmiyet hükmünün sanığa ait olmadığına işaret olunmuştur.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince usul ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 02.03.2016 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy