(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62) (765 S. K. m. 102, 104) (353 S. K. m. 220, 221)
… Askeri Mahkemesinin 21.12.2004 tarihli, 2004/1406-839 E.K. sayılı hükmü ile sanığın, 20.09.2004 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 87/1 (Birinci cümlesi) maddesi uyarınca bir ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; bu hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.01.2006 tarihli, 2006/50-47 E.K. sayılı ilamı ile hükmün usule aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verildiği;
Bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, … Askeri Mahkemesinin 23.10.2007 tarihli, 2007/159-436 E.K. sayılı hükmü ile sanığın, 20.09.2004 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’ nın 87/1 (birinci cümlesi) ve TCK’nın 62’nci maddeleri uyarınca yirmi beş gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; bu hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 02.07.2008 tarihli, 2008/2024-2021 E.K. sayılı ilamı ile noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verildiği;
Bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, …Askeri Mahkemesinin 20.10.2009 tarihli, 2009/153-699 E.K. sayılı hükmü ile sanığın, 20.09.2004 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’ nın 87/1 (birinci cümlesi) ve TCK’nın 62’nci maddeleri uyarınca yirmi beş gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 03.12.2009 tarihinde kesinleştiği;
Sanığın denetim süresi içinde basit yaralama suçunu işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanarak temyize konu mahkûmiyet hükmünün verildiği; anlaşılmıştır
Somut olayda, dava zamanaşımı yönünden değerlendirme yapıldığında; müsnet suçta temadinin sona erdiği tarihin, 5237 sayılı TCK’nın 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden önceye ait olması ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanık lehine olması dikkate alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun tatbik edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin 102 ve 104’üncü maddelerindeki hükümlere göre somut olay incelendiğinde;
ASCK’nın 87/1 maddesinde (Birinci cümlesi) düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçu için beş yıldan az hapis cezası öngörülmüştür. 765 sayılı TCK’nın 102/4’üncü maddesi gereğince 5 yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda, 5 yıl geçmesiyle kamu davası ortadan kalkmaktadır. Yine 765 sayılı TCK’nın 104’üncü maddesine göre, kamu davasının zamanaşımı, mahkûmiyet hükmü, yakalama, tevkif, celp veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya Cumhuriyet Savcısı tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilmekte ve bu hâlde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlamakta, ancak aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ilave edilecek süre öngörülen dava zamanaşımı süresinin yarısından fazla olamamaktadır.
Yapılan incelemede; Atılı suçun azami dava zamanaşımı süresi yedi yıl altı aylık süre olup; suç tarihi olan 20.09.2004 tarihinden başlayıp, mahkûmiyet hükümlerinin verildiği 21.12.2004 ve 23.10.2007 tarihlerinde kesildiği ve en son 03.12.2009 tarihinde zamanaşımının durduğu (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih), daha sonra tekrar suç işlediği 30.12.2011 tarihinden itibaren de kaldığı yerden yeniden işlemeye başlamış olup, 17.04.2014 tarihinde dolmuş olması nedeniyle, sanık hakkındaki 22.10.2015 tarihli, 2015/98-512 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmünün bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/C maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, sanık hakkındaki 22.10.2015 tarihli, 2015/98-512 E.K. sayılı mahkumiyet hükmünün dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle BOZULMASINA;
Bozma nedeni yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/C maddesi gereğince, sanık hakkındaki KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE;
02.03.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy