(353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; … Komutanlığınca, 26.10.2009 tarihinde, … Dağları bölgesinde, bölücü terör örgütüne karşı operasyon icra edildiği, bu operasyon sonucunda beş bölücü terör örgütü mensubunun silah, mühimmat ve malzemeleriyle birlikte ölü olarak ele geçirildiği, operasyon bittikten sonra sanığın, diğer sanıklarla birlikte, olay yerinde kontrol, arama ve inceleme faaliyeti gerçekleştirdiği, sonrasında … Cumhuriyet Savcısı ve Olay Yeri İnceleme Timinin, olay yeri incelemesi yapmak ve delilleri toplamak için olay yerine geldikleri, sanığın ve diğer sanıkların, Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelmeden önce, miktarı belirlenemeyen para, bir adet Sony marka video kamera, bir adet tabanca ve üç adet kol saatini aldıkları veya alınmasına göz yumdukları, bu suretle sanığın (Diğer sanıklarla birlikte) görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda belirtildiği şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
İddianamede, teröristlerin üzerinde bulunan üç adet saatin dava konusu yapılmayıp, miktarı belli olmayan dolar cinsi para, bir adet tabanca ve bir adet video kameranın dava konusu edildiği; bir adet tabancayı J.Uzm.Çvş. F.B.’nin, bir adet video kamerayı da J.Kd.Çvş. E.Ö.’nün aldığının iddia olunması karşısında, sanığın da aralarında bulunduğu diğer sanıkların operasyondan sonra teröristlerin üzerinden çıkan, Hazineye irat olarak kaydedilmesi gereken, görevleri nedeniyle sorumluluklarına bırakılan miktarı belli olmayan dolar cinsi parayı kendi yararlarına temellük etmek suretiyle zimmet suçunu işledikleri iddiası ile suçlandıkları anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, sanığa isnat edilen eylemin sübuta erdiği ve bu eylemin görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Sanığın eyleminin sübutu halinde hangi suçu oluşturacağı tartışmasından önce, iddianamede sanığa isnat edildiği anlaşılan, operasyondan sonra teröristlerin üzerinden çıkan, Hazineye irat olarak kaydedilmesi gereken, görevi nedeniyle sorumluluğuna bırakılan miktarı belli olmayan dolar cinsi parayı kendi yararına temellük etmek eyleminin sübut bulup bulmadığı belirlenmelidir.
Bu noktada Kurulumuzca öncelikle, noksan soruşturma yönünden değerlendirme yapılmıştır. Başkan …, operasyon görevine katılan, sanıklar ve Askeri Mahkemece dinlenilen tanıklar haricindeki personelin de tanık sıfatıyla dinlenilmeleri gerekirken dinlenilmemiş olmalarının ve 3'üncü Bölüğün personeli olup takviye maksadıyla Tabur Komutanının emri ile 2'nci Bölük emrinde operasyona katılan sanığın operasyon sırasındaki ve teröristlerin bulunduğu bölgenin kontrolü, aranması ve incelenmesi faaliyeti sırasındaki görevinin açık ve net olarak ortaya konulması gerekirken bu konunun araştırılmamış olmasının noksan soruşturma teşkil ettiği görüşünü ileri sürmüştür.
Dosya dizi 3'te bulunan "… Tb.K.lığı 26.10.2009 Göreve Giden Personel İsim Listesi"nden sanığın 9-B Tim Komutanı olarak operasyon görevine katıldığının açıkça belirtilmesi, ayrıca sanığın savunmalarında operasyon görevine Tabur Komutanının emriyle katıldığını, ertesi günkü olay yerinde kontrol, arama ve inceleme faaliyetine de Bl.K. J.Ütğm. A.S.'nin emriyle katıldığını açıkça belirtmesi karşısında, bu konuda araştırılacak bir husus bulunmadığı; olayın altı buçuk yıl kadar uzun bir zaman önce gerçekleşmesi dikkate alındığında göreve katılıp ta Askeri Mahkemece dinlenilmeyen tanıkların olayı hatırlamalarının ve sağlıklı ifade vermelerinin mümkün görülmemesi, ayrıca bu kişilerin soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerinde sanığın aleyhine olacak bir beyanlarının bulunmaması karşısında belirtilen kişilerin tanık olarak dinlenilmelerinin dava konusu olayın çözümüne bir katkı sağlamayacağı kanaatine varılarak, sonuç itibarıyla noksan soruşturmanın söz konusu olmadığına Başkan … muhalefeti ile ve oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Noksan soruşturma bulunmadığına oy çokluğu ile karar verilmesini müteakip eylemin sübutuna yönelik olarak Kurulumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
Askeri Mahkemece dinlenilen tanık ifadelerinden operasyon görevi sonrasında tim komutanları tarafından timlerindeki personele 200'er dolar para dağıtıldığının anlaşıldığı; ancak sanığın yargılamanın bütün aşamalarında kendisine isnat olunan eylemleri kabul etmeyip reddettiği, sanığın, iddianamede sanıklar tarafından alındığı iddia olunan parayı aldığına, paylaştığına, dağıttığına veya bu paradan faydalandığına ilişkin dava dosyasında somut hiçbir delilin bulunmadığı, sanık aleyhine hiçbir tanık beyanının yer almadığı; sanığın, operasyondan 5-6 ay sonra bir otomobil almasının tek başına sanığın müsnet suçu işlediğinin delili olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sanığın otomobil alımında kullandığı para ile iddia konusu para arasında bir ilişki bulunduğuna dair hiçbir somut delilin de dava dosyasında yer almadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi için yeterli delil bulunmadığı, mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu vicdani kanaatine varılmakla, mahkûmiyet hükmünün sübut yönünden bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, sübut yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
09.03.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy