(1632 S. K. m. 130, 144) (353 S. K. m. 221) (AYDK 23.02.2012 T. 2012/32 E. 2012/29 K.)
Sanığın, … Mot.P.Tug. … Mot.P.Tb. emrinde görev yaptığı, 11.07.2014 tarihinde ilişik kesme işlemleri esnasında yapılan kontrollerde sanığa zimmetli olan kompozit başlığın eksik olduğunun tespit edildiği ve daha sonra yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığı, üç yıldır birlik envanterinde kullanılmakta olan ve dosyadaki taşınır mal teslim tesellüm belgesine göre 12.03.2014 tarihinde Kol Komutanı P.Atğm. M.D. tarafından sanığa teslim edilen 4646 seri numaralı balistik koruyucu kompozit başlığın kaybı nedeniyle 265 TL tutarında hazine zararının meydana geldiği, böylece sanığın makul bir sebebe dayanmaksızın üzerine zimmetli kompozit başlığı kaybetmek suretiyle askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçunu işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı;
Askeri Mahkemece; sanık savunmaları doğrultusunda söz konusu kompozit başlığın çalındığı kabul edilerek, askeri bir eşyanın özürsüz olarak kaybedilmiş olmasından söz edilemeyeceği ve bu hususta sanığa bir kusur yüklenemeyeceğinden sanığın eyleminin atılı suça vücut vermediği kanaatine varıldığı belirtilerek, beraat kararı verildiği görülmekte ise de;
Sanık, Birliğindeki ifadesinde; kompozit başlığının uzun süredir olmadığını bildiğini, söz konusu başlığın çalındığını düşündüğünü, çünkü malzemesini takip ettiğini, kaybolduğunu fark ettiğinde her yeri aradığını fakat bulamadığını, Komutanlarına da bu durumu bildirdiğini söylediği;
Kovuşturma aşamasında ise, olay tarihinde nöbetini tuttuktan sonra ısınmak için dinlenme yerine indiğini, kompozit başlığını çıkarıp oraya bırakarak lavaboya gittiğini, geri döndüğünde başlığının orada olmadığını gördüğünü, kimin çaldığını bilmediğini beyan etmiştir.
Birlik Komutanlığının 19.06.2015 tarihli yazısında, sanığın ifadesi tespit edildikten sonra bir arama yapıldığı, olaya tanık bir personelin bulunmadığı ve yapılan araştırmada konu ile ilgili bir sonuca varılamadığının bildirildiği görülmektedir (Dz.46).
Askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçunun koruduğu hukuki menfaat, askeri eşyaların kullanıcıları tarafından gerektiği gibi korunmasıdır. Suçun oluşması için failin, yapmakta olduğu askeri hizmetin gereği olarak kullandığı askeri eşyanın korunması için gerekli olan dikkat ve özeni göstermemesi ve bunun sonucu olarak askeri eşyanın kaybolması gerekmektedir. Eşyanın korunması için gerekli olan dikkat ve özenin ne olması gerektiği, eşyanın özelliklerine, önemine ve kullanım durumuna göre, nesnel olarak belirlenmelidir. Askeri eşyayı bizzat kullanmakta olan asker kişinin zilyedi olduğu eşyayı geçerli bir özrü olmaksızın kaybetmesi durumunda, eylemin ASCK’nın 130’uncu maddesinde yer alan askeri eşyayı kaybetmek suçunu oluşturacağı; vazifeleri nedeniyle kendi sorumluluklarına bırakılıp da muhafaza, kontrol, bakım, akıbetlerinin takibi ve kayıtlarının tutulmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu askeri eşyanın/eşyaların kaybolmasına yol açılmasında ise eylemin ASCK’nın 144’üncü maddesinde düzenlenen memuriyet görevini ihmal etme suçuna vücut vereceği açıktır (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 23.2.2012 tarihli, 2012/32-29 E.K. sayılı kararı).
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; sanığa, suça konu kompozit başlığı ne zaman ve hangi amaçla (kullanım mı, muhafaza mı) teslim edildiği ve zaman kaybettiği, kaybolduğunu beyan ettiği nöbetinde ve nöbetten sonraki dinlenme esnasında yanında bir kimsenin bulunup bulunmadığı, varsa bu kişi ve kişilerin olaya ilişkin tanıklığının olup olmadığı, kompozit başlığın kaybolduğunu fark ettikten ne kadar süre sonra hangi Komutanıyla konuştuğu ve birlikte görev yaptığı arkadaşlarının durumdan haberdar olup olmadıkları hususlarının sorulması; sanığın beyanları doğrultusunda tespit edilecek tanık ifadelerinden sonra sanığın üzerine atılı askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçunun veya ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunun oluşup oluşmayacağının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken sanığa teslim edilen kompozit başlığın sadece sanık beyanına itibar edilerek ve bu konuda yeterli bir araştırma yapılmaksızın delilerin takdirinde hataya düşülerek eşyanın çalındığının kabulü ile bu hususun geçerli bir mazeret olarak görülmesi sonucu beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan Adli Müşavirin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile hukuka aykırı olarak verilen beraat hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Adli Müşavirin temyiz istemine atfen ve resen, beraat hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca noksan soruşturma yönünden hukuka aykırılık sebebiyle BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 02.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy