(5237 S. K. m. 50, 52, 61, 62) (5271 S. K. m. 34, 230, 231, 232) (353 S. K. m. 207, 217) (1632 S. K. m. 66, 73)
Tebliğnamede; “İncelemeye konu mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde, açıklanması geri bırakılan ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanan kararda gösterilen gerekçelerin gösterilmediği, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmediği, tartışılmadığı ve değerlendirilmediği, iddia ve savunmanın delillere göre irdelenmesi neticesinde ulaşılan kanaatin açıklanmadığı ve hükümlünün suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ortaya konulmadığı, maddi olayın açıklanmadığı, fiilin nitelendirilmesinin yapılmadığı, TCK’nın 61 ve 62’nci maddelerindeki esaslara göre cezanın nasıl belirlendiğinin gösterilmediği görülmektedir. CMK’nın 34/1, 230/1-a-b-c, 232’nci maddelerine aykırı olan ve 353 sayılı Kanun’un 207/3-G maddesine göre hukuka kesin aykırılık teşkil eden bu durum nedeniyle mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği..” şeklinde görüş bildirilmiş ise de;
Askeri Mahkemece, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak hüküm fıkrasında, açıklanan hükmün tarih ve sayısı belirtilerek, sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklandığı vurgulanarak hükmün kurulduğu, gerekçeli kararın içeriğinde, iddia, savunma, önceki hükmün ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın tarih ve sayıları da belirtilmek suretiyle yargılama aşamalarına ve uygulama gerekçelerine yer verildiği görülmektedir.
Böylece, açıkça yargılamanın hangi sınırlar dahilinde yapıldığının açıklandığı, taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşen hükmün ele alınması sonucu verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın açıklanması söz konusu olduğunda, yeni bir hüküm kurulmasının söz konusu olmadığı gibi önceki hükmün ve kararın içeriğini belirsiz ve tartışmalı bir hale getirebilecek, infazda karışıklığa ve hükümlünün mağduriyetine yol açabilecek şekilde aynı konuda ikinci kez hüküm kurulmasının da söz konusu olamayacağı göz önünde bulundurularak, hükmün gerekçesi ile ilgili usule aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kesinleşen hükümlerle ilgili olarak yapılan uyarlama yargılamaları sonucunda verilen hükümlerle ilgili gerekçeli hükümlere ilişkin Askeri Yargıtay’ın kararlarındaki, gerekçeli hükmün, önceki hükmün ve kararın içeriğini belirsiz ve tartışmalı bir hale getirebilecek şekilde olmaması gerektiği yönündeki yaklaşımı da dikkate alındığında, taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşen hükmün ele alınması sonucu verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın açıklanması söz konusu olduğunda da, Askeri Mahkemece gerekçeli kararda yeniden sübut ve delil değerlendirilmesi yapılmasının zorunluluğu bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim aynı yönde Dairemizin 15.04.2015 tarihli, 2015/290-293 E.K. sayılı ilamı da bulunmaktadır.
Esas yönünden yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece; duruşma açılıp taraf teşkili sağlanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; temyiz edilmeyerek kesinleşen hükmün ele alınması sonucu verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın açıklanarak, hükümlünün, 13.05.2007-13.06.2007 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-a, 73 ve TCK’nın 62/1, 50/1-a ve 52’nci maddeleri gereğince üç bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasında, adli para cezasının taksitlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlünün kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Başkan … ve Üye … H.A.; açıklanması geri bırakılan beş ay hapis cezasının, denetim süresi içinde tekrar kasıtlı bir suç işlenmiş olması nedeniyle CMK'nın 231/11'inci maddesi gereğince zorunlu olarak beş ay hapis cezası olarak açıklanmasının gerektiği, bu konuda Askeri Mahkemenin cezayı erteleme veya seçenek yaptırıma çevirme konusunda takdir hakkının bulunmadığı, bu nedenle verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğu, ancak aleyhe temyize gelinmemiş olması nedeniyle bu hataya işaret edilerek hükmün onanması gerektiği görüşüyle, karara ayrışık gerekçeyle katılmışlardır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün kabule değer bulunmayan temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye aykırı olarak, 02.03.2016 tarihinde, Başkan … ve Üye …’nin ayrışık gerekçeleri ile sonuçta oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy