(5237 S. K. m. 51, 149)
Sanığın, temyize gelmeyen terhisli Hv.P.Er U.K. ve hakkındaki mahkumiyet hükmü onanan terhisli Hv.P.Erİ.Y.'ye önayak olması sonucu, 09.09.2008 tarihinde akşam saatlerinde konuşarak beraberce Birliklerinden kaçmaya karar verdikleri, akşam içtimasından sonra Birliklerini izinsiz olarak terk ederek firar ettikleri, Hv.P.Er U.K.’nin 11.09.2008 tarihinde, sanığın 14.09.2008 tarihinde Birliklerine teslim oldukları; Hv.P.Er İ.Y.'nin ise 20.08.2011 tarihinde Kahramanmaraş'ta emniyet güçlerince yakalandığı, böylece sanığın Hv.P.Er U.K. ve Hv.P.Er İ.Y. ile birlikte sözleşerek firar suçunu işlediği dosya kapsamında bulunan tüm delillerden anlaşılmaktadır.
Sanığın, ön ayak olmak suretiyle, belirtilen tarihler arasında, mazeret kabul etmeyen ve gün unsurunun aranmadığı sözleşerek firar suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin, elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçeler ile temel cezayı alt sınırdan belirleyip, kanuni ve takdiri indirim sebeplerini göz önünde bulundurarak sanığın cezasından indirimler yapmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurmasında; sanık hakkında suç tarihinden önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunduğu gerekçesiyle objektif koşul yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermesinde; usul ve esas yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamakta ise de;
Askeri Mahkeme, gerekçeli kararında 11.06.2015 tarihli adli sicil kaydının incelenmesi sonucunda, sanığın 16.04.2007 tarihinde işlemiş olduğu TCK'nın 149'uncu maddesinde düzenlenen yağma suçundan hapis cezasına mahkûm edildiğinin ve bu kararın 27.02.2014 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığını belirterek, hapis cezasının kesinleşme tarihini değil de suç tarihini dikkate alarak, TCK'nın 51'inci maddesinin uygulanmasına yasal imkan olmadığından bahisle hapis cezasının ertelenmediği yönünde bir gerekçe ortaya koymuştur.
Ancak; TCK'nın TCK'nın 51/1-a maddesinde yer alan "Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak" koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinde suçun işlendiği tarihin değil hükmün kesinleşme tarihi esas alınmalıdır. Zira bir mahkûmiyet hükmünden bahsedebilmek için o hükmün mutlaka kesinleşmiş olması gerekmektedir. Askeri Yargıtay'ın konuyla ilgili tüm uygulamaları da bu yöndedir.
Bu açıklamalar ışığında yapılan değerlendirme sonucunda; dizi 616'da bulunan 05.10.2011 tarihli ve dizi 881'de bulunan 11.06.2015 tarihli adli sicil kayıtları ve dosya içeriğine göre sanığın, askeri olan veya olmayan herhangi bir suçtan, sözleşerek firar suçunu işlediği 09.09.2008-14.09.2008 tarihinden önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması nedeniyle Askeri Mahkemenin hapis cezasının ertelenmemesi ile ilgili gerekçesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından mahkûmiyet hükmünün uygulamaya yönelik usule aykırılık yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, usul yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA;
16.03.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy