(353 S. K. m. 204, 254) (5237 S. K. m. 50, 51) (5271 S. K. m. 231) (1632 S. K. m. 47, Ek. m. 8, 10)
23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla; ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile, Ek-8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “… kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve Ek-10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Böylece, söz konusu kararın yürürlüğe girmesi ile birlikte, hükümlü hakkında, tayin olunan iki yıl ve daha az süreli hapis cezaları yönünden, yasal şartların oluşması durumunda, CMK’nın 231’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, TCK’nın 51’inci maddesi gereğince ertelenmesi ve bir yıldan az hapis cezalarının da TCK’nın 50’nci maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi mümkün hâle gelmiştir.
Kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik (Uyarlama) yargılaması, asıl ceza yargılamasının bütünüyle sonuçlanıp hükmün kesinleşmesinden sonra, ancak infazın tamamlanmasından önce yürürlüğe giren bir ceza kanununun, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne, dolayısıyla infaza etkisi bulunup bulunmadığının saptanmasına ilişkin tali, kendine özgü (Suigeneris) bir yargılama faaliyetidir.
Yargıtay ve Askeri Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında; uyarlama yargılamasının, mahkemenin hiçbir araştırma, delil değerlendirmesi yapmadan ve takdir hakkını kullanmadan karar verilebileceği, yani “Derhal uygulanabilme” durumlarında, duruşmasız olarak (Dosya üzerinden) yapılabileceği; bu hâllerin dışında ise, mutlaka o konuya münhasır duruşma açılıp taraf teşkil edilerek karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Ayrıca uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması, silahların eşitliği ilkesinin teminatı olup, hükümlünün lehine olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.
Somut olayda, hükümlünün, atılı suç tarihlerinden önce hakkında verilmiş ve kesinleşmiş kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet hükmü bulunmadığından (Dz.233), CMK’nın 231’inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK’nın 51’inci maddesinde öngörülen hapis cezasının ertelenmesi kurumlarından yararlanmasının objektif bakımdan mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 50’nci maddesi gereğince, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adli para cezasına veya madde öngörülen diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi de mümkündür.
Ancak, Askeri Mahkemece; duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan uyarlama yargılaması sonrasında, hükümlünün, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için gerekli objektif şartları taşımasına rağmen, sübjektif şartın mevcut olmadığı belirtilerek, hapis cezalarının infaz işlemelerinin devamına karar verildiği, yani sübjektif değerlendirme yapıldığı görülmektedir.
Buna göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararı sonrasında, inceleme konusu kısa süreli hapis cezalarına ilişkin olarak, CMK’nın 231’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi veya 5237 sayılı TCK’nın 50’nci maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi ya da TCK’nın 51’inci maddesi gereğince ertelenmesi imkânı doğmuş olması nedeniyle, takdir ve değerlendirmeye ihtiyaç gösteren bu hususların, 353 sayılı Kanun'un 254'üncü maddesine uygun olarak silahların eşitliği ilkesine uymak için duruşma açılmak ve taraf teşkil edilmek suretiyle karara bağlanması gerekirken, duruşmasız işlere ait kararla sonuca gidilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Bu itibarla, hükümlü hakkında duruşma açılarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı veyahut ertelenip ertelenmeyeceği, keza hükümlünün hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin hükümlerden faydalandırılıp faydalandırılmaması konusunda bir karar verilmesinin temini bakımından, Askeri Savcının itirazının kabul edilerek, itiraza konu duruşmasız işlere ait kararın kaldırılmasına, takdir ve değerlendirmeye ihtiyaç gösteren hususlar hakkında duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Askeri Savcının itirazının KABULÜNE;
2) Askeri Savcının itirazına atfen ve resen, (Kapatılan) … Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 29.04.2013 tarihli, 2010/710 Evr. ve 2013/485 D.İ.A.K. K. sayılı duruşmasız işlere ait kararının, 353 sayılı Kanun’un 204 ve 254’üncü maddeleri gereğince KALDIRILMASINA;
3) Lehe kanun hükümlerinin uygulanması bakımından hükümlü hakkında Askeri Mahkemece DURUŞMA AÇILMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 16.03.2016 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy