(5271 S. K. m. 74, 176, 190) (353 S. K. m. 207) (5237 S. K. m. 32)
Askeri Mahkemece; sanığın, 13.02.2013 tarihinde sevk edildiği
Devlet Hastanesine gitmeyerek Birliğinden uzaklaştığı (Dz.4), 12.03.2013 tarihinde emniyet güçlerince yakalandığı (Dz.20), böylece 13.02.2013-12.03.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
1) CMKnın 176ncı maddesinde, iddianamenin çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunacağı, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği; 190/2nci maddesinde de, 176ncı maddede belirlenen süreye uyulmamış ise, hâkim tarafından sanığa bu nedenle duruşmanın tehir veya talikini isteme hakkı olduğunun bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Sanığın sorgu ve savunmasının, 22.11.2013 tarihinde Askeri Mahkemece huzurda tespit edildiği, kovuşturma sırasında sanığa daha önce iddianame tebliğ edilmediği, sanığa huzurda iddianamenin tebliğinden sonra, bir haftalık yasal hazırlık süresi hatırlatılmadan ve sanığın bir haftalık yasal süre hakkından vazgeçip vazgeçmediği hususundaki beyanları alınmadan sorgusunun tespit edildiği (Dz.84,85) anlaşılmakla, adil yargılanma hakkına aykırı ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olan bu husus, 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden, hükmün öncelikle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
2) Ayrıca, sanığın kulaklarındaki işitme kaybının askerliğe elverişlilik durumu üzerindeki etkisi, madde kullanımının bağımlılık düzeyine ulaşıp ulaşmadığının tespiti ile suç tarihlerinde ve halen akıl hastası olup olmadığının, akıl hastası ise bu akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarının algılayıp algılayamayacağının veya müsnet fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığının, bu çerçevede 5237 sayılı TCK'nun 32'nci maddesinin 1 ve 2'nci fıkralarından yararlanıp yararlanmayacağı ile suç tarihlerinde (13.02.2013-12.03.2013) ve halen askerliğe elverişli olup olmadığı hususlarının tespiti için CMK'nun 74'ncü maddesi uyarınca üç haftayı geçmemek üzere
Eğitim Hastanesinde adli gözlem altına alınmasına karar verildiği (Dz.86,88), bu karar uyarınca adli gözlem işlemlerinin yapıldığı, sanık hakkında
Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 06.04.2015 tarihi ve 4144 sayılı raporu (Dz.180) ve 02.07.2015 tarihli Adli Raporu (Dz.178) ile; "Antisosyal kişilik" tanısıyla, suç tarihlerinde (03.02.2013-12.03.2013) ve halen askerliğe elverişlidir. Madde kötüye kullanımı bağımlılık düzeyinde değildir. Müsnet suçundan ötürü TCK'nun 32/1'inci ve 32/2'nci maddelerinden yararlanması uygun değildir kararı verildiği, sağlık kurulu raporunda, sanığın kulaklarındaki işitme kaybının askerliğe elverişlilik durumunu etkileyip etkilemediği ile ilgili olarak herhangi bir kayıt ve değerlendirmenin bulunmadığı, 08.04.2015 tarihli psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen epikriz raporu ve hasta tedavi sonuç belgesinde (Dz.135-139), işitme azlığı yakınması ile ilgili değerlendirmelerin bulunduğu, ancak bu değerlendirmelere ilişkin KBB uzmanı doktorun isim, kaşe ve imzasının bulunmadığı görüldüğünden, sanığın kulaklarındaki işitme kaybının askerliğe elverişlilik durumu üzerindeki etkisini gösterir KBB uzmanı doktorun isim, kaşe ve imzasının bulunduğu hastane kayıt ve doktor raporlarının getirtilmesinden sonra hüküm kurulması gerektiğinden;
Mahkûmiyet hükmünün, noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, mahkûmiyet hükmünün, usul ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 30.03.2016 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy