(353 S. K. m. 220) (5237 S. K. m. 62) (1632 S. K. m. 66) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 17)
1) 07.09.2009-27.09.2009 tarihleri arasında işlediği kabul edilen firar suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece, sanığın; kullanmış olduğu bir ay süreli hava değişimi sonunda, müracaatı üzerine 05.09.2009 tarihinde Askerlik Şubesi Başkanlığınca yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği; sanığa tebliğ edilen belgede 07.09.2009 tarihinde Birliğine katılması gerektiğinin belirtildiği (Dz.270); sanığın anılan tarihte saat 23.59a kadar Birliğine katılmayıp firar ettiği (Dz.168), 27.09.2009 tarihinde yakalandığı (Dz.186), bu suretle 07.09.2009-27.09.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Dairemizin 29.02.2012 tarihli, 2012/333-309 E.K. sayılı bozma ilamında açıklandığı üzere;
Sanık savunmasında geçen madde bağımlısı olduğu, sivil hastaneden heyet raporlarının bulunduğu,
Üniversitesi Çocuk ve Ergen Alkol-Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi (Dz.27-34, 268-271) nde uyuşturucu ve keyif verici maddeler kullanma öyküsüne yer verilerek çoğul madde kötüye kullanımı tanısı konduğuna dair sağlık kurulu raporu bulunması nedeniyle ilgili rapor ve psikiyatrik tedavi gördüğüne yönelik kayıt ve belgelerin temin edilerek müdafii atanmak suretiyle, sanığın tam teşekküllü bir askeri hastanenin psikiyatri kliniğinde adli gözlem altına aldırılarak,
Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 22.08.2011 tarihli ve 4174 sayılı raporu ile 17/B/1, Durumu 17.Madde, B Dilimi, Fıkra 1e uyar. Barışta askerliğe elverişli değildir. Savaşta sefer görev emri alır kararı da göz önünde bulundurularak, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini (07.09.2009-27.09.2009) kapsayıp kapsamadığının, keza cezai ehliyetinin, sağlık kurulu raporu ve adli raporla belirlenmesi gerektiği halde; duruşmada dinlenilen bilirkişinin, kısa bir süre içersinde ayaktan yaptığı muayene sonucu verdiği mütalaa ile yetinilerek, eksik inceleme ile kurulan mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulması ilişkin kararına Askeri Mahkemece uyulmasından sonra sadece sabıka kayıtlarının ve askerlik şubesinde bulunan sağlık belgelerinin istenip yukarıda açıklanan diğer araştırmalar yapılmaksızın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının, keza cezai ehliyetinin, sağlık kurulu raporu ve adli raporla belirlenmesi gerektiği yönündeki noksanlıklar giderilmeksizin, dava dosyasında madde bağımlısı olduğu yönünde deliller bulunan sanığın, madde bağımlılığı ile ilgili değerlendirme içermeyen ek sağlık kurulu raporları (Dz.121, 301, 453 ve 538) ile yetinilerek hüküm kurulmasının bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmemesi sonucunu doğuran usule aykırılık oluşturduğundan mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulması karar verilmiştir.
Ayrıca; yukarıda açıklandığı üzere Askerlik Şubesince sanığa tebliğ edilen belgede 07.09.2009 tarihinde Birliğine katılması gerektiğinin belirtildiği (Dz.270); bu durumda sanığın 07.09.2009 tarihinde saat 24:00a kadar Birliğine katılabileceğinin kabulü ile olaya konu firar suçunun başlangıç tarihinin 08.09.2009 olarak kabulü gerekirken 07.09.2009 olarak kabulünün de hukuka aykırı olduğu, suç tarihi hatasına yönelik bozma sebebinin 353 sayılı Kanunun 220/2-F maddesine göre düzeltilerek onanması mümkün ise de; usule yönelik diğer bozma sebebi de dikkate alındığında suç tarihine yönelik hatanın da ayrıca bozmayı gerektirmesi nedeniyle mahkûmiyet hükmünün, suç tarihinin hatalı tespiti yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
2) 09.02.2010-13.04.2010 tarihleri arasında işlediği kabul edilen firar suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece, sanığın; 09.02.2010 tarihinde Birliğinden izinsiz olarak ayrıldığı, 13.04.2010 tarihinde kendiliğinden dönerek Birliğine katıldığı, bu suretle 09.02.2010-13.04.2010 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Dairemizin 29.2.2012 tarihli, 2012/334-310 Esas ve Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Sanığın dosya dizi 37deki Askeri Savcılık ifadesinde, psikolojik rahatsızlıklarının ve madde bağımlılığının bulunduğunu; temyizinde, uyuşturucu bağımlılığının çok ciddi seviyede ilerlediğini beyan etmesi;
Dosya dizi 27, 30daki
Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanlığının; 09.04.2003 tarihli yazısından; sanığın olgu dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve davranış sorunları nedeniyle tedavi gördüğünün; 19.08.2003 tarihli yazısından, 09.10.2001 tarihinden bu yana dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve davranış sorunları nedeniyle izlendiğinin, tedavi gördüğünün; 03.03.2004 tarihli sağlık kurulu raporundan, dikkat eksikliği, hiperaktive bozukluğu tanısıyla tedavi gördüğünün;
Dosya dizi 28deki
Çocuk ve Ergen Alkol-Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezinin 27.10.2005 tarihli sağlık kurulu raporundan; sanıktaki, maddeyi çoğu kez tasarlandığından daha fazla tüketme, madde kullanımını denetim altına almak için sürekli boşa çıkan çabalar, madde kullanımı yüzünden önemli toplumsal ve mesleki etkinlikleri bırakma bulguları nedeniyle; çoğul madde kötüye kullanımı tanısı konulup, ilaç verildiğinin;
Dosya dizi 29daki
Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Servis Epikrizinden; sanığın kannabinoid kullanımına bağlı bağımlılık sendromu, kokain kullanımına bağlı zararlı kullanım, kafein ve diğer stimülanların kullanımına bağlı bağımlılık sendromu, disosyal kişilik bozukluğu tanılarıyla, 1-11 Şubat 2008 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğünün;
Dosya dizi 56daki
Asker Hastanesinin 05.08.2009 tarihli ve 3164 sayılı Sağlık Kurulu Raporundan; sanığa anksiyete bozukluğu ve antisosyal kişilik tanılarıyla, bir ay hava değişimi verildiğinin;
Asker Hastanesinin 22.08.2011 tarihli yazısından; Sağlık Kurulunun 22.08.2011 tarihli ve 4174 sayılı raporuyla; sanık hakkında, disosyal kişilik bozukluğu ve antisosyal kişilik tanılarıyla, 17/B/1, durumu 17. madde, B dilimi, Fıkra 1e uyar. Barışta askerliğe elverişli değildir. Savaşta sefer görev emri alır kararı verildiğinin;
Anlaşılması ile;
TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17/D-2 madde ve bendinde; alkol ya da madde bağımlılığı bulunanların, bağımlılıklarının süreklilik kazanıp kazanmadığının; gözlem, kimyasal analizler ve adli belgelerle ortaya konulmasının ve askeri hastanede adlî gözlem sonucu yoksunluk bulgularının bulunup bulunmadığının saptanmasının gerekli olduğunun belirtilmesi, birlikte değerlendirildiğinde; dosya dizi 27-29daki belgelerin ve
Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 22.08.2011 tarihli ve 4174 sayılı raporunun asıllarının veya tasdikli suretlerinin dosyaya ithalini müteakip; sanığın, tam teşekküllü bir askeri hastanenin psikiyatri kliniğinde adli gözlem altına aldırılarak, madde bağımlısı olup olmadığının ve bu yönden askerliğe elverişli bulunup bulunmadığının, keza cezai ehliyetinin; sağlık kurulu raporu ve adli raporla belirlenmesi gerektiği halde; duruşmada dinlenilen bilirkişinin, kısa bir süre içersinde ayaktan yaptığı muayene sonucu verdiği mütalaa ile yetinilmesi noksan soruşturma teşkil ettiğinden, mahkûmiyet hükmünün bozulması kararına Askeri Mahkemece uyulmasından sonra sadece sabıka kayıtlarının ve askerlik şubesinde bulunan sağlık belgelerinin istenip yukarıda açıklanan araştırmalar yapılmaksızın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının, keza cezai ehliyetinin, sağlık kurulu raporu ve adli raporla belirlenmesi gerektiği yönündeki noksanlıklar giderilmeden, dava dosyasında madde bağımlısı olduğu yönünde deliller bulunan sanığın, madde bağımlılığı ile ilgili değerlendirme içermeyen ek sağlık kurulu raporları (Dz.121, 301, 453 ve 538) ile yetinilerek hüküm kurulmasının bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmemesi sonucunu doğuran usule aykırılık oluşturduğundan mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3) 19.08.2010-04.09.2010 tarihleri arasında işlediği kabul edilen firar suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece, sanığın; 17.08.2010 tarihinde cezaevinden tahliye edilmesini müteakip, Askerlik Şubesi Başkanlığınca bir gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği, 19.08.2010 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 04.09.2010 tarihinde yakalandığı, bu suretle 19.08.2010-04.09.2010 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Suç tarihlerinde yürürlükte olan TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17/D-2 madde ve fıkrasında Alkol ya da madde bağımlılığı bulunanların bağımlılıklarının süreklilik kazanıp kazanmadığının, gözlem, kimyasal analizler ve adli belgelerle ortaya konulmasının ve askeri hastanede adlî gözlem sonucu yoksunluk bulgularının bulunup bulunmadığının saptanmasının gerekli olduğuna dair düzenleme gözetildiğinde;
Yukarıda açıklandığı üzere 07.09.2009-27.09.2009 ve 09.02.2010-13.04.2010 tarihli firar suçlarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin Dairemizin 29.02.2012 tarihli, 2012/333-309; 29.02.2012 tarihli, 2012/334-310 E.K. sayılı ilamlarında açıklandığı üzere;
Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 22.08.2011 tarihli ve 4174 sayılı raporu ile 17/B/1, Durumu 17.Madde, B Dilimi, Fıkra 1e uyar. Barışta askerliğe elverişli değildir. Savaşta sefer görev emri alır kararı da göz önünde bulundurularak, sanığın tam teşekküllü bir askeri hastanenin psikiyatri kliniğinde adli gözlem altına aldırılmaksızın, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının, keza cezai ehliyetinin, sağlık kurulu raporu ve adli raporla belirlenmesi gerekirken bu hususlar giderilmeksizin, dava dosyasında madde bağımlısı olduğu yönünde deliller bulunan sanığın, madde bağımlılığı ile ilgili değerlendirme içermeyen ek raporlar (Dz.121, 301, 453 ve 538) temin edilmesiyle yetinilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunması sebebiyle mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca; yukarıda açıklandığı üzere Askerlik Şubesince sanığa tebliğ edilen belgede 19.08.2010 tarihinde Birliğine katılması gerektiğinin belirtildiği (Dz.315); bu durumda sanığın 19.08.2010 tarihinde saat 24:00a kadar Birliğine katılabileceğinin kabulü ile olaya konu firar suçunun başlangıç tarihinin 20.08.2010 olarak kabulü gerekirken 19.08.2010 olarak kabulünün hukuka aykırı olduğu, suç tarihi hatasına yönelik bozma sebebinin 353 sayılı Kanunun 220/2-F maddesine göre düzeltilerek onanması mümkün ise de; noksan soruşturmaya yönelik bozma sebebi dikkate alındığında suç tarihine yönelik hatanın da bozmayı gerektirmesi nedeniyle mahkûmiyet hükmünün, suç tarihinin hatalı tespiti yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
4) 17.09.2010-12.07.2011 tarihleri arasında işlediği kabul edilen firar suçuna ilişkin olarak yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece, sanığın; 17.09.2010 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği
Asker Hastanesinden izinsiz olarak ayrıldığı, 12.07.2011 tarihinde kendiliğinden dönerek Birliğine katıldığı, bu suretle 17.09.2010-12.07.2011 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Suç tarihlerinde yürürlükte olan TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17/D-2 madde ve fıkrasında Alkol ya da madde bağımlılığı bulunanların bağımlılıklarının süreklilik kazanıp kazanmadığının, gözlem, kimyasal analizler ve adli belgelerle ortaya konulmasının ve askeri hastanede adlî gözlem sonucu yoksunluk bulgularının bulunup bulunmadığının saptanmasının gerekli olduğuna dair düzenleme gözetildiğinde;
Yukarıda açıklandığı üzere 07.09.2009-27.09.2009 ve 09.02.2010-13.04.2010 tarihli firar suçlarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin Dairemizin 29.02.2012 tarihli, 2012/333-309; 29.2.2012 tarihli, 2012/334-310 E.K. sayılı ilamlarında açıklandığı üzere;
Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 22.08.2011 tarihli ve 4174 sayılı raporu ile 17/B/1, Durumu 17.Madde, B Dilimi, Fıkra 1e uyar. Barışta askerliğe elverişli değildir. Savaşta sefer görev emri alır kararı da göz önünde bulundurularak, sanığın tam teşekküllü bir askeri hastanenin psikiyatri kliniğinde adli gözlem altına aldırılmaksızın, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının, keza cezai ehliyetinin, sağlık kurulu raporu ve adli raporla belirlenmesi gerekirken bu hususlar giderilmeksizin, dava dosyasında madde bağımlısı olduğu yönünde deliller bulunan sanığın, madde bağımlılığı ile ilgili değerlendirme içermeyen ek raporlar (Dz.121, 301, 453 ve 538) temin edilmesiyle yetinilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunması sebebiyle mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyiz istemine atfen ve resen,
1) 07.09.2009-27.09.2009 tarihleri arasında işlediği kabul olunan firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca usul ve suç tarihinin hatalı tespiti yönünden BOZULMASINA, tebliğnameye sebepte farklı, sonuçta uygun olarak; 2) 09.02.2010-13.04.2010 tarihleri arasında işlediği kabul olunan firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca usul yönünden hukuka aykırılık sebebiyle BOZULMASINA, tebliğnameye sebepte farklı, sonuçta uygun olarak;
3) 19.08.2010-04.09.2010 tarihleri arasında işlediği kabul olunan firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca noksan soruşturma ve suç tarihinin hatalı tespiti yönünden BOZULMASINA, tebliğnameye uygun olarak;
4) 17.09.2010-12.07.2011 tarihleri arasında işlediği kabul olunan firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca noksan soruşturma yönünden hukuka aykırılık sebebiyle BOZULMASINA, tebliğnameye uygun olarak;
30.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy