(1632 S. K. m. 117) (5237 S. K. m. 29, 50)
Aynı olay nedeniyle hakkında emre itaatsizlikte ısrar, amire hakaret ve amire fiilen taarruz suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen katılan sanık Vet.Er A.İ.'nin 21.05.2015 tarihinde Vet.Uzm.Çvş.Y.A. tarafından verilen bahçe sulama emrinin ifasını yarıda bırakması nedeniyle olay yerine gelen sanık Bkm.Kd.Bçvş. R.S. tarafından ikaz edildiği, konuşma esnasında, katılanın askeri adap ve terbiye kurallarına uymayacak şekilde, ellerini ve kollarını oynatarak konuştuğu, bunu gören sanığın esas duruşa geçmesi yönünde emir verdiği, katılanın "geçmiyorum" diyerek emri yerine getirmediği, bunun üzerine sanığın katılanın yüzüne bir kez tokatla vurduğu, dosya içeriğinde bulunan tüm delillerden anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre yasal ve yeterli gerekçeler gösterilmek suretiyle; sanığın katılanın yüzüne bir kez tokatla vurmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediğinin kabul edilmesinde, temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesinde, takdiri indirim uygulanmasında; hapis cezasının zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilmesinde ve gerekçesini göstermek suretiyle bir gün karşılığı olarak adli para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle hapis cezasının neticeten beş yüz kırk TL adli para cezasına çevrilmesinde, sanık hakkında daha önceden verilmiş iki ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması karşısında yasal imkansızlık nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde; (Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması haricinde) usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık görülmediğinden mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Müdafii temyiz dilekçesinde, esas hakkındaki mütalaaya karşı sanığın savunmasının sorulmaması ve son sözün sanığa verilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını; sanığın suç kastıyla hareket etmediğini, amacının askeri disiplini tesis etmek olduğunu, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, kabule göre erteleme hükümlerinin uygulanmasının daha lehe olmasına rağmen bu hususun tartışılmamasının hukuka aykırı olduğunu bu ileri sürmüş ise de;
Askeri Mahkemece sanığa tüm hakları hatırlatılmak ve iddianame okunmak suretiyle sorgu ve savunmasının tespit edildiği, duruşmalardan bağışık tutulmayı talep etmesi üzerine sanığın bu talebinin kabul edilerek, duruşmaya yokluğunda devam edilerek hüküm kurulduğu, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması ve son sözü yerine geçmek üzere beyanlarının da okunduğu dikkate alındığında sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı;
ASCK'nın 117'nci maddesinde "İtip kakma, dövme ve sair suretlerle cismen eza verme gibi eylemler" asta müessir fiil suçunun maddi unsuru olarak tanımlanmıştır. Bu eylemlerin bilerek ve istenilerek gerçekleştirilmesi halinde asta müessir fiil suçu maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşacaktır. Failin saikının bir önemi bulunmamaktadır. Dosya içeriğinde bulunan tüm deliller ve sanığın sorgu ve savunmasında "
Elini indirmesi amacıyla eline tokatla vurdum. Ancak tokat etkisiyle onun yüzüne de gelmiş olabilir." şeklindeki beyanları sanığın katılana vurma eylemini kasıtlı olarak gerçekleştirdiğini kanıtladığı ve müsnet suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu;
TCK'nın 50/3'üncü maddesinin amir hükmü gereğince daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1'inci maddesinde yazılı olan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olduğundan sanık hakkında hükmolunan on sekiz gün süreli hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmadığı;
Sonucuna varılmakla, isabetli görülmeyen müdafiin tüm temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Askeri Mahkemece, sanığın, katılanın kendisiyle konuşurken el kol hareketleri yapmasından dolayı esas duruşa geçmesi yönünde verdiği emrin yerine getirilmemesinin yarattığı haksız tahrik altında eylemini gerçekleştirdiği kabul edilerek cezasından indirim yapıldığı görülmektedir. Emri yerine getirilmeyen sanığın, katılan hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan yasal işlem yapılmasını temin etmesi şeklinde hukuka uygun şekilde davranma zaruretinin bulunması, sanığın, emre itaatsizlikte ısrar suçunun mağduru olamaması, bu suçla korunan hukuki menfaatin sanığın şahsına ait bir menfaat olmayıp Askeri disiplinin korunması olması nedeniyle somut olayda sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabet bulunmamakta ise de; sanık aleyhine temyize gelinmemesi ve Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 05.03.2004 tarihli ve 2004/1-1 E.K. sayılı kararı birlikte ele alındığında, bu husus bozma sebebi yapılmayıp, hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
Üyeler, sanığın, katılana esas duruşa geçmesi için emir vermesinden önce katılanın el kol hareketleri yaparak konuşmasının askeri adap, terbiye ve disipline uymayan davranışlar olması nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı görüşüyle çoğunluğun sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki kabulüne ve hükmün bu yönden tenkidine iştirak etmemişlerdir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
30.03.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy