(1632 S. K. m. 144) (5237 S. K. m. 43, 62, 257) (353 S. K. m. 16)
Askeri Mahkemenin 24.03.2009 tarihli, 2009/176-184 E.K. sayılı kararı ile sanığın, 01.01.2005-10.08.2005 tarihleri arasında işlediği zincirleme memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan, ASCKnın 144üncü maddesi delaletiyle TCKnın 257/1, 43/1 (1/4 oranında) ve 62nci maddeleri uyarınca bir yıl on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 9.903,08 TL kantin zararının 10.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 24 eşit taksit halinde ödenmesi şartıyla ve 534,76 TL nisbi harcın 24 eşit taksit halinde ödenmesi şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği (Kls.3; Dz. 951-964); hükme yapılan itirazın reddedilmesi suretiyle hükmün 20.07.2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde şarta bağlanan kantin zararını ödemediği gerekçesiyle, sanık hakkında duruşma açılıp taraf teşkili yapılmak suretiyle yargılama yapıldığı ve 24.03.2009 tarihli, 2009/176-184 E.K. sayılı hükmünün açıklanmasına, 08.12.2010 tarihli, 6086 sayılı Kanunla TCKnın 257/1inci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca cezanın alt sınırdan altı ay hapis olarak değiştirilmesine; sanığın, 01.01.2005-10.08.2005 tarihleri arasında işlediği zincirleme memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan, ASCKnın 144üncü maddesi delaletiyle, TCKnın 257/1, 43/1 ve 62nci maddeleri uyarınca altı ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, olay nedeniyle ortaya çıkan ve toplam kantin zararının yarısına tekabül eden 9.903,08 TL kantin zararının 10.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 353 sayılı Kanunun 16ncı maddesi uyarınca sanıktan tahsiline ve
Komutanlığı Kantin Başkanlığına iadesine karar verildiği anlaşılmakta ise de (Kls.3; Dz. 1310-1319);
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini istemediği için hakkında mahkûmiyet hükmü verilen, bu hükmü temyiz etmesi üzerine Dairemizce hakkındaki mahkûmiyet hükmü noksan soruşturma yönünden bozulan, direnilmesi üzerine Askeri Yargıtay Daireler Kurulunca direnme hükmü noksan soruşturma yönünden bozulan, bunun üzerine hakkında verilen beraat hükmü Dairemizin 07.11.2012 tarihli, 2012/1301-1203 E.K. sayılı kararı ile onanan kantin ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö. ile sanık hakkında aynı eylem nedeniyle kamu davası açılmış olduğu, iddianamede; Askeri Savcılık tarafından bilirkişi olarak tayin edilen A.L.G.nin
Komutanlığı Kantinindeki sorunun maldaki eksiklik olduğu, kasanın ise tam olduğu, ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.nün mal sayımlarını tutturma hususunda muhasebe sorumlusundan yardım alması gerektiği, bu nedenle ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö. ile muhasebe sorumlusu sanığın sorumlu olduğu tespitlerine yer verilerek, Ocak 2005 ayından itibaren kantinde mal açığı bulunduğu, bunu ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö. ile muhasebe sorumlusu sanığın bildiği, her ikisinin mal sayım listelerinde oynama yaparak bu durumu gizledikleri, ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö. ile muhasebe sorumlusu sanığın görev yaptıkları dönem içerisinde görevlerini layıkıyla yerine getirmeyip kantin açığının meydana gelmesine neden olmak ve bu kantin açığını sayım listelerinde ve diğer kayıtlarda oynamalar yaparak gizlemek suretiyle zincirleme görevi kötüye kullanmak suçunu işlediklerinin, kantin zararının 19.806,16 TL olduğunun belirtildiği (Kls.2; Dz.664-668);
Sanık ile aynı eylemler nedeniyle hakkında kamu davası açılan ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.nün, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini istememesi üzerine hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün geçirdiği kanun yolu aşamaları sonucunda; mahkûmiyet hükmünün bozulması üzerine ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö. hakkında yapılan yargılama sırasında, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 14.07.2011 tarihli, 2011/81-81 E.K. sayılı kararında belirtilen noksanlıkların giderilerek, aynı Karar uyarınca
Komutanlığından bilirkişi heyeti teşkil edilerek yaptırılan inceleme sonucunda, bilirkişi raporunda (Kls-3 Dz.1166-1183);
Kantin muhasebe kayıtlarında düzensizlik bulunduğunun, ambar sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.nün sorumlusu olduğu deponun, işletmelerden farklı olarak perakende alışveriş olmaması nedeniyle, hesaplarının eksik ya da fazla vermeyip tam çıkması gerekirken, sürekli ya eksik ya da fazla çıktığının, ancak 01.01.2005-31.08.2005 tarihleri arasındaki dönem sonucu olarak depoda herhangi bir açık olmayıp, fazlalık bulunduğunun, deponun ambar sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.nün görev yaptığı dönemde bazen açık bazen fazla vermekle birlikte bu açık ve fazlalıkların o tarihte tespit edilemediğinin, açığın Haziran ayında yapılan sayımda ortaya çıktığının ancak bu açığın Ocak-Mayıs 2005 tarihleri arasında olup olmadığının kesin olarak delillerle ortaya konulamadığının,
Tespit edilen açığın Kantinin işletmelerinden olan
Birlikleri reyonlarına ilişkin olduğunun, Kantinin işletmeler hesabındaki bu açığından depo sorumlusu olan Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.nün sorumlu tutulabilmesi için depodan kantin şubelerine iç dağıtım belgesinde gösterilenden daha az miktarda mal verildiğinin ortaya konulabilmesinin gerekli olduğunun, ancak bilirkişinin kantin şubelerine eksik mal verilmediğini tespit ettiklerinin,
Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.nün depo sorumluluğu görevinin gereklerini tam olarak yapmadığının ve depoya giren ve çıkan mal kayıtlarını eksiksiz olarak tutmadığının açık olmakla birlikte, açığın Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.nün bu ihmalden kaynaklanıp kaynaklanmadığının da ortaya konulamadığının,
Komutanlığı Kantin Başkanlığının, işletmelerde 13.257,34 TL açık ve depoda ise 304,38 fazla oluşması nedeniyle dönem itibariyle açık miktarının 12.952,96 TL olduğunun,
.oluşmuş olan açığın herhangi bir personelin mal ve para edindiğine dair bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle; Ocak-Haziran 2005 döneminde görev yapmış olan Dz.Yb. M.A. (kantin başkanı), Y/S Kd.Bçvş. S.E. (kasa sorumlusu), G/M Kd.Bçvş. E.K. (muhasip üye), Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö. (ambar sorumlusu) oluşan açıktan birlikte sorumlu olduğunun,
Mevcut bilgi ve belgelere göre sayımlarda gerek miktar ve gerekse de oynamalar yapıldığının anlaşıldığının, yeni heyet göreve başlayıncaya kadar oluşan açığın fark edilmediğinin, kantin heyetinde görevli personelin ifadelerinde de sayımların düzenli olarak yapılmadığının beyan edildiğinin, taslak sayımların dava dosyasında bulunmaması nedeniyle sayım hatalarının tamamının muhasip tarafından yapıldığının net olarak ortaya konulamadığının, ancak, EK-Fde sunulan ve 16ncı maddede belirtilen hataların ise muhasip tarafından yapılma ihtimalinin yüksek olduğunun, bu hataların çıplak gözle görülebilecek kadar basit olması nedeniyle üçüncü kişileri ikna ve iğfal kabiliyetinin olmadığının belirtildiği;
Böylece
Komutanlığı Kantinindeki açığın maldaki eksiklik olduğundan bahisle açılan kamu davası ile ilgili olarak en son dinlenen bilirkişi heyetince varılan sonucun farklılık içerdiği (kantindeki açığın malda eksilikten kaynaklanmadığı), kantin zararının miktarının 19.806,16 TLden 12.952,96 TLye düştüğü;
Yine, sanık ile aynı eylemler nedeniyle suçlanmış olan ambar (depo) sorumlusu Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö.ye ilişkin yargılama sonucunda hakkında verilen beraat hükmünün Dairemizin 07.11.2012 tarihli, 2012/1301-1203 E.K. sayılı kararı ile onanmış olduğu görülmekle;
Komutanlığından yeniden bir bilirkişi heyeti tayin edilip (mümkün ise öncelikle daha önceki bilirkişi heyetindekiler), sanığın 15.07.2005 tarihinde ilişik kestiğini beyan ettiği ve belge sunduğu (Kls.3 Dz.996) göz önünde bulundurularak, sanığın görevinin hangi tarihte sona erdiğinin de açıkça tespit edilerek, özellikle başta son bilirkişi raporu (Kls-3 Dz.1166-1183)ndaki tespitler de dikkate alınarak kantin muhasebe sorumlusu olarak görevli olan sanığın görevlerinin neler olduğunun, kantin açığının ne şekilde meydana geldiğinin, kantin açığının meydana gelmesinde sanığın sorumluluğunun olup olmadığının, sorumlu ise; sanığın hangi eylem veya eylemleri nedeniyle kantin açığının oluşmasından sorumlu olduğunun, kesin ve en son kantin zararının ne olduğunun, sanığın kantin zararının ne kadarından sorumlu olduğunun tespitinden sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi ve hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Daha önce dava dosyasının, Por.Kd.Bçvş. A.C.Ö. hakkındaki beraat hükmünün temyiz incelemesi için Dairemize geldiğinde, Mly.Alb. A.Y., Mly.Yb. E.U. ve Mly.Bçvş. U.G.den oluşan bilirkişi heyetinin tanzim ettiği bilirkişi raporuna esas olarak incelediği belgelerin bir klasör halinde gönderilmiş olduğuna (Dairemizin 07.11.2012 tarihli, 2012/1301-1203 E.K. sayılı kararında bu husus incelenen belgeler bir klasör halinde eklenerek sunulan raporda şeklinde belirtilmiş), ancak sanık hakkındaki temyiz incelemesi için dava dosyasının gönderilmesi sırasında bahsi geçen bilirkişi heyetinin tanzim ettiği rapora esas olarak incelediği belgelerin olduğu klasörün ise gönderilmemiş olduğuna, ancak sanık hakkında yeniden yapılacak olan yargılama sırasında bu bahsi geçen klasörün de dava dosyasına dahil edilerek yeni bilirkişi heyetince incelenmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Tebliğnamede; sanık hakkında verilen Askeri Mahkemenin 24.03.2009 tarihli, 2009/176-184 E.K. sayılı kararın tırnak içine alınarak gerekçede gösterildiği ve yargılama safahatının özetlendiği, müteakibinde ise hükmün açıklanmasına ilişkin gerekçeye yer verildiği, bu hükmün kesin hüküm özelliği arz etmemesi, sanığın denetim süresi içinde şartlara uymadığı takdirde yapılan yargılama sonunda kurulan mahkûmiyet hükmünün, tamamen bağımsız ve yeni bir hüküm olması ve Kanun yolu incelemesine tabi bulunması, infaz dahil bütün işlemlerin bu hüküm üzerinden yapılacak olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; bu hükmün de, CMKnın 230uncu maddesinde gösterilen hususları içermesi gerektiğinden, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de;
Askeri Mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde; iddia kısmında; sanık hakkındaki iddiaya yer verildiği, müteakiben tırnak içinde de olsa sanığın üzerine atılı suça ilişkin sorgu ve savunmasına, tanık beyanlarına, deliller ve değerlendirilmesine, kabul ve uygulamaya yer verilmiştir. Bundan sonra, sanığın açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağına dair yapılan temyize konu yargılama sırasındaki savunmalarına yer verildiği, yine açıklanması geri bırakılan hükmün neden açıklandığına dair olaylara ve hukuki değerlendirmeye yer verildiği, bu arada 08.12.2010 tarihli, 6086 sayılı Kanunla TCKnın 257/1inci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca atılı suçun cezasının alt sınırında lehe olan değişikliğin hükme yansıtıldığı, gerekçeli kararın bütünü itibariyle kanunun aradığı hususları içerdiği, sanığın sorgu ve savunmasına, tanık beyanlarına, deliller ve değerlendirilmesine, kabul ve uygulamaya tırnak içerisinde yer verilmiş olmasının bu hususların gerekçede gösterilmemiş olduğu anlamına gelmeyeceği, tırnak içerisinde ifade edilmesinin Askeri Mahkemenin bu hususları aynen kabul ettiğini ve tekrar ettiğini gösterdiği, kantin zararını ödemesi kaydıyla açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ilişkin yargılama sırasında yeni bir delil irad edilmesinin ve Askeri Mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasından başka bir seçeneğinin bulunmaması karşısında, Askeri Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına esas olan gerekçeli karardaki sanığın sorgu ve savunmasına, tanık beyanlarına, deliller ve değerlendirilmesine, kabul ve uygulamaya tırnak içerisinde yer vererek yeni gerekçeli kararında bunları aynen kabul ettiğini belirtmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
07.04.2016 tarihinde, tebliğnameye sonuçta uygun sebepte farklı olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy