(1632 S. K. m. 91) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 231)
Askeri Mahkemenin 21.10.2013 tarihli, 2013/1119-635 E.K. sayılı gerekçeli hükmüyle;
Sanığın, 17.01.2013 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 91/1 (az vahim hâl cümlesi) ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMKnın 231inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMKnın 231/8inci maddesi uyarınca beş yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, denetim süresinin yükümlülüklere tabi tutulmaksızın geçirilmesine; karar verildiği;
Taraflarca itiraz edilmeyen kararın 18.03.2014 tarihinde kesinleştirildiği;
Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştirilme tarihinden sonra, 05.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek ve bulundurmak suçundan dolayı
3üncü Sulh Ceza Mahkemesinin 24.6.2014 tarihli, 2014/230 Esas, 2014/403 Karar sayılı gerekçeli hükmüyle, adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi ve bu hükmün de 09.09.2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, Askeri Mahkemece taraf teşkil edilerek yapılan duruşmalı yargılama sonucunda, 09.09.2015 tarihli, 2014/631 E. ve 2015/367 K. kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tatbik edilmesine rağmen beş yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, Askeri Mahkemenin 21.10.2013 tarihli, 2013/1119-635 E.K. sayılı üste fiilen taarruz suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın açıklanmasına;
Bu şekilde sanığın, 17.01.2013 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 91/1 (az vahim hal cümlesi), TCKnın 62, 50 ve 52nci maddeleri gereğince üçbin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği;
Anlaşılmaktadır.
Dava konusu olay incelendiğinde;
Sanık ile mağdur terhisli Tnk.Onb. A.S.B.nin
2nci Tank Tabur Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini sürdürdükleri sırada, koğuş sorumlusu olan mağdurun 17.01.2013 tarihinde erbaş/er dinlenme yerinde sanığa yatağını düzeltmesini söylediği; sanığın ise mağdura hitaben Sen kimsin, ne karışıyorsun şeklinde cevap verdiği; bunun üzerine mağdurun olay yerinden uzaklaşmak üzere arkasını dönüp yürümeye başladığı sırada sanığın, mağdura vurmak amacıyla hamle yapıp yumruk savurduğu, olay yerinde bulunan Er K.U.'nun müdahale edip sanığı tutarak yumruğun mağdura isabet etmesini önlediği; olayla ilgili tutanak tutulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece; kovuşturma aşamasında adli gözlem altına alınması suretiyle cezai ehliyetinin tam olduğu ve askerliğe elverişli olduğu belirlendikten sonra, sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip takdiri indirim yapılarak, cezanın adli para cezasına çevrilmek suretiyle CMKnın 231/11inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasında ve haklı gerekçelerle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamış olmasında; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden (Aşağıda tenkit edilen husus dışında) her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından açıklanan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
CMKnın 231/11inci maddesi gereğince, açıklanması geri bırakılan ve hapis cezası içeren mahkûmiyet hükmünün aynen açıklanması gerektiği, açıklanan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, ertelenemeyeceği ve kısmen infaz edilmemesine de karar verilemeyeceği, bu nedenle, Askeri mahkemenin kararı açıklarken başkaca bir değerlendirme yapmayıp hapis cezasının aynı şekliyle açıklaması gerekmekte ise de; aleyhe temyize gelinmemesi nedeniyle bu husus bozma sebebi yapılmayıp işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık ve müdafiinin kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 07.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy