(1632 S. K. m.66) (5237 S. K. m. 50) (5275 S. K. m. 8, 98, 99, 100, 106) (353 S. K. m. 202, 203, 204, 214, 254) (AYDK 15.05.2008 T. 2008/88 E. 2008/89 K.)
Askeri Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli, 2015/129 E., 2015/578 Müt. Karar sayılı beş ay süreli hapis cezasının aynen infazına dair duruşmasız işlere ait kararında;
Üçbin TL adli para cezasına hükümlü olan J.Er A.H.'nin para cezasını TCKnın 50/6ncı maddesinde belirtilen şekilde yerine getirmemesi üzerine kısa süreli seçenek yaptırımın infazına başlanmadığı belirtilerek, hapis cezasına ilişkin hükmün aynen infazına dair karar verildiği anlaşılmaktadır (Dz. 70-71).
5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun adli para cezasının infazı başlıklı 106/3üncü maddesinde; "(Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./81. md);
"Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.";
Şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Olağan kanun yollarından biri olan itiraz müessesesi, daha önce 353 sayılı Kanunun 202, 203 ve 204üncü maddelerinde düzenlenmiş iken, 05.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5530 sayılı Kanun ile 203üncü madde yürürlükten kaldırılmış; 202nci maddeye Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yapılacak itirazları en yakın askeri mahkeme inceler şeklinde bir fıkra eklenmiştir.
353 sayılı Kanunda Askeri Yargıtay'ın itiraz mercii olarak bakacağı işler, temyiz isteminin reddi konusuna ilişkin 214üncü madde ile cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlara ilişkin 254üncü maddede gösterilmiş olan ve bu maddelerin kapsamında bulunmayan itirazlara en yakın askeri mahkemede bakılacaktır.
353 sayılı Kanunun 254/1inci maddesi Cezaların yerine getirilmesi sırasında, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hâller nedeniyle geçirilmiş süreler ile hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesine, değişik hükümlerdeki cezaların toplanmasına ve mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya ilişkin bir karar alınması gerekirse, hükmü veren Askeri Mahkemeden bir karar istenir. Bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir şeklindedir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 8inci bölümünde infaz ile ilgili kararlar ve bu kararların ne şekilde verileceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda; Kanunun 98inci maddesinde, mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama; 99uncu maddesinde, birden fazla hükümdeki cezaların toplanması; 100üncü maddesinde ise hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi, hâlleri hükme bağlanmış; 101inci maddesinde de bu kararların ne şekilde verileceği ve Kanun yolunun itiraz olduğu açıklanmıştır.
Dolayısıyla, 353 sayılı Kanunun 254/1inci maddesinde itiraz mercii olarak, Askeri Yargıtayın gösterildiği hâllerin, 5275 sayılı Kanunun 98, 99 ve 100üncü maddelerinde gösterilenler ile sınırlı olduğu; bu kapsamda bulunmayan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106'ncı maddesi uyarınca yapılan itirazların, 353 sayılı Kanunun 254/1inci maddesi kapsamında olmayıp aynı kanunun 202inci maddesi kapsamında, en yakın askeri mahkemede inceleneceği kabul edilmelidir.
Dava konusu olayda;
İtiraz konusu para cezasının ödenmemesi üzerine verilen, hükmün aynen infazına ilişkin kararın, 353 sayılı Kanunun 254üncü maddesinde düzenlenen hususlardan farklı bir işlem olduğu; dolayısıyla, böyle bir karara yönelik itirazı inceleme merciinin, Askeri Yargıtay olmayıp; 353 sayılı Kanunun 202/2inci maddesi gereğince, en yakın askeri mahkeme olduğu sonucuna varıldığından; itiraz hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve dava dosyasının itiraz konusu olay hakkında bir karar verilmek üzere en yakın askeri mahkeme olan
Askeri Mahkemesine gönderilmek üzere mahal
Askeri mahkemesine tevdiine karar verilmiştir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 10.07.2008 tarihli ve 2008/137-43; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.05.2008, 2008/88-89; Dairemizin 20.06.2012 tarihli ve 2012/952-923 E.K. sayılı, Askeri Yargıtay 4üncü Dairesinin 27.01.2015 tarihli, 2015/113-118 Esas ve Karar sayılı; Askeri Yargıtay 2nci Dairesinin 30.05.2012 tarihli ve 2012/776-769 E.K. sayılı, 4üncü Dairesinin 29.05.2012 tarihli ve 2012/726-689 E.K. sayılı ve 22.05.2012 tarihli ve 2012/705-668 E.K. sayılı, 2'nci Dairesinin 22.04.2008/1095-1089; 4 üncü Dairesinin 04.03.2008/502-444 tarihli; Esas ve Karar sayılı ilamları da buna benzer mahiyettedir).
Her ne kadar Askeri Savcının 12.02.2016 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde verilip verilmediği dosya içerisindeki belgelerden anlaşılamadığı, yine bahse konu duruşmasız işlere ait kararın tebliği için hükümlünün mernis sistemine kayıtlı
adresine tebligat çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu madde 21e göre tebliğin yapıldığı, ancak hükümlünün yargılama sırasında beyan ettiği ve daha önce gerekçeli hükmün tebliğ edildiği
adresine tebligat yapılmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerliliği hususunda şüphe oluştuğu görülmüş ise de; itirazı incelemeye en yakın Askeri Mahkeme yetkili ve görevli olduğundan bu hususa yönelik bir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının,
Askeri Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli, 2015/129 E. ve 2015/578 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararına karşı yaptığı itirazı inceleme görevinin en yakın Askeri Mahkemeye ait olması sebebiyle; bu hususta bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
İtiraz konusu olay hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın en yakın askeri mahkeme olan
Askeri Mahkemesine gönderilmek üzere mahal
Askeri mahkemesine TEVDİİNE;
Tebliğnameye uygun olarak, 13.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy