(5237 S. K. m. 32) (5271 S. K. m. 150, 188) (353 S. K. m. 207)
Askeri Mahkemece, sanığın, 06.03.2012 tarihinde, gece vardiyası ŞOK-1 timi güvenlik elamanı olarak görevliyken,
seri nolu G-3 piyade tüfeği ile havaya 20 el ateş etmek suretiyle askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda belirtildiği şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın, adli gözlem altına alındığı
Asker Hastanesi Baştabipliğinin 18.06.2012 tarihli Adli Raporu ile suç tarihlerinde davranışlarını yönlendirme yeteneğinde kısmen etkilenme olduğu, TCKnın 32/2nci maddesinden faydalanabileceğinin belirtilmesi karşısında; sanığın bozma ilamına karşı beyanlarının tespit edildiği
Mahkemesince yapılan duruşmada sanığa zorunlu müdafi atanmaması; ayrıca Askeri Mahkemece bozma ilamından sonra yapılan, 14.08.2015, 23.10.2015 tarihli duruşmalara ve 04.12.2015 tarihli karar duruşmasına sanığın zorunlu müdafii katılmaksızın devam olunarak hüküm kurulması 5271 sayılı CMKnın 150/2, 188/1 maddesine aykırılık oluşturduğundan ve savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde bulunan bu hukuka aykırılık aynı zamanda 353 sayılı Kanunun 207/3'üncü maddesinin E ve H bentleri gereğince mutlak bozma nedeni teşkil ettiğinden;
Gerek Askeri Yargıtayın, gerekse Yargıtayın yerleşik içtihatlarında, bozmaya uyma kararının, davanın esasını çözümleyen bir karar olması nedeniyle Ara kararı niteliğinde olmadığı, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmesi halinde, mahkemenin, bozma kararında gösterilen esaslara göre hareket etme ve karar verme ödevinin bulunduğu, sonradan bu kararın tümünden veya bir kısmından açıkça veya zımnen (Eylemli bir şekilde) geri dönülerek, ilk hükmün aynen ve yeniden kurulmasının uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmayacağının vurgulanması karşısında; (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 08.01.1998 tarihli ve 1998/2-1 E.K., 27.02.2003 tarihli ve 2003/16-15 E.K., Dairemizin 29.04.2015 tarihli ve 2015/315-320 E.K., 14.01.2015 tarihli ve 2015/35-35 E.K., 30.11.2011 tarihli ve 2011/980-968 E.K., 30.05.2012 tarihli ve 2012/815-791 E.K., Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.10.1988 tarihli ve 315-353 E.K., 08.07.1991 tarihli ve 201-299 E.K., 30.05.1994 tarihli ve 3/137-160 E.K., 17.10.1994 tarihli ve 3/201-221 E.K, 03.10.1995 tarihli ve 3/243-268 E.K., 16.04.1996 tarihli ve 4/68-79 E.K. sayılı ilamları)
Askeri Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesini müteakip, Dairemizin bozma ilamında noksan soruşturma olarak belirtilen hususların araştırılarak giderilmesine karşın, bozma ilamına uyma kararının gereği olarak, sanığın eyleminin "Mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek" suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması da usule aykırılık teşkil ettiğinden;
Mahkûmiyet hükmünün, belirtilen usul yönünden hukuka aykırılıklar sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Üyeler
ve
, bozma ilamında noksan soruşturma olarak belirtilen hususların Askeri Mahkemece giderilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin "Mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek" suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmamasının usule aykırılık teşkil ettiği görüşüne katılmamışlardır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın ve müdafiin temyizlerine atfen ve resen, usul yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince BOZULMASINA;
07.04.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy