(1632 S. K. m. 66) (353 S. K. m. 207, 221) (5271 S. K. m. 34, 74, 151, 188, 230)
Askeri Mahkemece; sanığın 09.03.2013-22.03.2014, 24.03.2014-17.07.2014, 19.07.2014-11.03.2015 ve 12.03.2015-31.03.2015 tarihleri arasında dört ayrı firar suçunu işlediği kabul edilerek ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
1) Askeri Mahkemece, CMK'nın 74/2'nci maddesi gereğince Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve sanığın hazır bulunduğu 30.04.2015 tarihli duruşmada, sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının ve cezai ehliyetinin tespiti amacıyla adli gözlem altına alınmasına karar verilerek, duruşmanın 09.07.2015 tarihine bırakıldığı; müteakip duruşmalara ve 24.12.2015 tarihli hüküm duruşmasına sanık ve müdafiin gelmedikleri, yokluklarında duruşmaya devam olunduğu, adli gözlem işlemleri sonucunda tanzim edilen Sağlık Kurulu Raporu ve Adli Rapor okunduktan sonra, müdafinin bu belgelere karşı beyanları tespit edilmeksizin duruşmaya son verilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği görülmektedir.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 25.09.2014 tarih ve 2014/85-73 E.K. sayılı kararında belirtildiği üzere; CMKnın 74üncü maddesi gereğince, sanığın cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişlilik durumunun tespiti için adli gözlem altına alınmasına karar verilmesi nedeniyle görevlendirilen müdafinin, duruşmada hazır bulundurularak, adli gözlem sonucu hazırlanan raporlarla ilgili savunmasını yapabilme imkânı sağlanmadan hüküm verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde bulunduğundan, 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık teşkil eden usule aykırılık nedeniyle mahkûmiyet hükümlerinin tamamının ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
2) Askeri Mahkemece; 19.07.2014-11.03.2015 tarihleri arasındaki firar suçuyla ilgili olarak kısa karar ile gerekçeli kararın sonuç ve hüküm bölümünde suç tarihinin 24.03.2014-17.07.2014 olarak belirtildiği halde, gerekçeli kararın "Delillerin tahlil ve takdiri" bölümünde maddi vakanın, sanığın
Askerlik Şubesi tarafından 17.07.2014 tarihinde bir gün yol süresi tanınarak Birliğine sevk edilmesinden sonra 19.07.2014 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 11.03.2015 tarihinde kendiliğinden Birliğine katıldığı şeklinde özetlendiği, böylece kısa karar ile gerekçeli hüküm arasında suç tarihleri yönünden çelişki ve hükümde teşevvüşe (karışıklığa) yol açıldığı görülmektedir. Hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişki ve karışıklık, CMKnın 34/1, 230 ve 353 sayılı Kanunun 207/3-G maddelerine göre, hukuka kesin aykırılık niteliğinde olduğundan, 19.07.2014-11.03.2015 tarihleri arasındaki firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ayrıca bu nedenle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, usul yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükümlerinin tamamının, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince ayrı ayrı BOZULMASINA;
09.03.2013-22.03.2014, 24.03.2014-17.07.2014 ve 12.03.2015-31.03.2015 tarihleri arasındaki firar suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden tebliğnameye aykırı olarak; 19.07.2014-11.03.2015 tarihleri arasındaki firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmü yönünden tebliğnameye uygun olarak; 13.04.2016 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy