(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece sanığın, 12.08.2012-23.12.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, TCKnın 62, 50/1-a ve 52/2'nci maddeleri gereğince altı bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından, kararın yerinde olmadığı, usul ve esas yanlışlıkları yapıldığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
Yapılan incelemede,
Askeri Mahkemece, sanığın 12.08.2012-23.12.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda belirtilen şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de;
Sanığın
Asker Hastanesine sevk edilip edilmediği, sevk edilmiş ise hangi tarihte sevk edildiği, sanığın hastaneye müracaat edip etmediği, müracaat etmiş ise hangi tarihte müracaat ettiği, sanık hakkında hastanede ne gibi işlemlerin yapıldığı, muayenesinin tamamlanıp tamamlanmadığı, hastaneden
Kabul Toplanma Merkezine gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise hangi tarihte gönderildiği, sanığın
KTMden mi yoksa
Asker Hastanesinden mi firar ettiği hususlarının araştırılması, varsa bu konulara ilişkin belgelerin dosyaya ithal edilmesi, sonrasında da maddi vakanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek bir biçimde ortaya konulması gerekirken sanığın beyanlarına itibar edilerek maddi olay kabulüne gidilmesi;
Ayrıca sanığın 23.12.2012 tarihinde,
İli
Mahallesi
Caddesi'nde yakalanmasına dair tanzim edilen tutanağın aslı veya onaylı sureti dosyaya dâhil edilmeden onaysız fotokopisine ve faks suretine (Dz. 81, 98) dayanılarak hüküm kurulması;
Noksan soruşturma teşkil ettiğinden mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede, Askeri Mahkemece yapılan maddi vakıa kabulü ile dosya içeriğindeki belgelerinin birbirleriyle örtüşmediği, sanığın tam olarak hangi tarihte nereden firar ettiği, bir başka deyişle 11.08.2012 günü mü yoksa 12.08.2012 günü mü firar ettiği, yine
Asker Hastanesinden mi yoksa KTMden mi firar ettiği hususunun anlaşılamadığı, gerekçeli hükümde dosyadaki deliller ile ulaşılan sonuç arasında bir bağ kurulmadığı sonucuna varıldığından mahkûmiyet hükmünün usul yönünden de hukuka aykırı bulunduğu görüşü ileri sürülmüş ise de;
Askeri Mahkemece maddi vakıanın, Sanığın 11.08.2012 tarihinde
Asker Hastanesine sevk edilerek gönderildiği, hastaneye sevk edildiği aynı günün gecesi hastaneden çıktıktan sonra birliğine gitmek üzere Ardahan KTMye teslim edildiği ve ertesi gün sabah saatlerinde
KTMden firar ettiği, sanığın bir müddet firarda kaldıktan sonra 23.12.2012 tarihinde
İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğine bağlı ekiplerce yakalandığı şeklinde kabul edildiği; bu kabulün sanığın savunmasındaki beyanlarına dayandırıldığı ve dosya kapsamının da dayanak olarak gösterildiği; böylece dosyadaki deliller ile ulaşılan sonuç arasında bir bağ kurulmuş olduğu görülmektedir. Esasen tebliğnamede usule aykırılık olarak belirtilen değerlendirme, bozma sebebi olarak kabul edilen noksan soruşturma teşkil eden hususların giderilmesiyle birlikte ortadan kalkacak nitelikte olduğundan tebliğnamedeki usule aykırılık görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
20.04.2016 tarihinde; tebliğnameye sebepte kısmen farklı, sonuçta uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy