(353 S. K. m. 205, 206) (5271 S. K. m. 223) (5237 S. K. m. 43)
1. Askeri Savcının temyizinin hem mahkûmiyet hükmüne hem de bir karar verilmesine yer olmadığı kararına yönelik olup olmadığına dair yapılan incelemede;
14.10.2015 tarihindeki karar duruşmasından sonra, 19.10.2015 tarihinde kayda giren Askeri Savcı tarafından imzalanan yazıda; Mahkemenizin 2015/1023 esas sayılı dava dosyası ile ilgili 13 Ekim 2015 tarihli duruşmada H.A. ile ilgili verilen karar, sanık aleyhine Askeri Savcılığımızca temyiz edileceğinden; yazılacak olan gerekçeli karardan bir suretinin Askeri Savcılığımıza gönderilmesi, arz olunur. dendiği (Dz.71),
Her ne kadar Askeri Savcı tarafından sunulan 19.11.2015 tarihli temyiz layihasının temyiz edilen karar başlıklı kısmında,
Askeri Mahkemesinin sanık H.A. hakkında Zincirleme Üste Hakaret suçundan verdiği 14.10.2015 gün ve 2015/1023-1282 E.K. sayılı bir karar verilmesine yer olmadığı kararı., netice ve talep başlıklı kısmında,
Askeri Mahkemesinin sanık H.A. hakkında Zincirleme Üste Hakaret suçundan verdiği 14.10.2015 gün ve 2015/1023-1282 E.K. sayılı bir karar verilmesine yer olmadığı kararının sanık aleyhine olarak BOZULMASINA karar verilmesini Talep ve Arz ederiz. yazılı ise de; temyiz nedenleri başlıklı kısmının incelenmesinde; iki ayrı zincirleme üste hakaret fiilinin meydana geldiği, bu nedenle sanığın zincirleme üste hakaret suçundan iki kez cezalandırılması gerekirken bir kez cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunun belirtildiği görülmekle;
Askeri Savcının temyiz iradesinin belirlenmesinde asıl olan yazının, temyiz süresi içerisinde verilen 19.10.2015 tarihli yazı olduğu, bu yazıda sanık hakkında verilen kararın temyiz edildiğinden bahsedildiği, bu yazıda sadece bir karar verilmesine yer olmadığı kararının temyiz edildiğinden bahsedilmediği için ve Askeri Mahkemece verilen mahkûmiyet hükmü ile bir karar verilmesine yer olmadığı kararı birbiriyle bağlantılı olduğundan, Askeri Savcısının temyiz iradesinin, hem mahkûmiyet hükmüne hem de bir karar verilmesine yer olmadığı kararına yönelik olduğu sonucuna oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Üye
; Askeri Savcı tarafından sanığın iki ayrı fiili nedeniyle zincirleme üste hakaret ve zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçlarından kamu davası açıldığı (Dz.33-35), esas hakkındaki mütalaada; sanığın iddianame uyarınca cezalandırılmasının istenildiği, Askeri Mahkemece, Askeri Savcının iddianamede zincirleme üste hakaret ve zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçlarını oluşturduğu iddia ettiği iki ayrı fiilin, tek bir fiil ve tek bir zincirleme üste hakaret suçu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyet hükmü verildiği, Askeri Mahkemece bu durumun gerekçeli hüküm içerisinde belirterek tek bir mahkûmiyet hükmü verilmesi daha uygun iken Askeri Savcının zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçunu oluşturduğunu iddia ettiği fiille ilgili olarak ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, bu durumda Askeri Savcının iddianame ve esas hakkındaki mütalaasındaki aynı yöndeki talebinin sadece zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçuna ilişkin kısmına aykırı olacak şekilde ayrı bir mahkûmiyet kararı verilmesi yerine karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, Askeri Savcının da sadece talebine aykırı olarak verilen karar verilmesine yer olmadığı kararını temyiz ettiği, nitekim, Askeri Savcının verdiği temyiz layihasında da açıkça karar verilmesine yer olmadığı kararını temyiz ettiğini belirttiği, bu nedenle Askeri Savcının mahkûmiyet hükmüne yönelik bir temyiz iradesi olmadığı görüşü ile çoğunluğun kararına katılmamıştır.
2. Zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçundan sanık hakkında verilen, bir karar verilmesine yer olmadığı kararına yönelik yapılan incelemede;
Askeri Savcılığın iddianamesi ile; sanığın, 24.01.2015 tarihinde, Tnk.Asb.Üçvş. E.E. ile P.Uzm.Çvş. G.A.ya hitaben hepinizin amına korum demek suretiyle zincirleme üste hakaret suçunu, olay yerine gelen AMMnda bulunan Tnk.Uzm.Çvş. A.K., P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P. ve terhisli P.ErC.A.Çe hitaben hepinizin amına korum demek suretiyle zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davası sonucunda;
Askeri Mahkemece, Tnk.Asb.Üçvş. E.E., P.Uzm.Çvş. G.A.,Tnk.Uzm.Çvş. A.K.,P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P.ve terhisli P.ErC.A.Çe yönelik tüm bu eylemlerin tek bir zincirleme üste hakaret suçunu oluşturduğu belirtilerek mahkûmiyet hükmü verilmiş, bu nedenle, Tnk.Uzm.Çvş. A.K.,P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P. ve terhisli P.ErC.A.Çe karşı zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçu nedeniyle sanık hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş;
Bir karar verilmesine yer olmadığı kararı Askeri Savcı tarafından temyiz edilmiş ise de;
Öncelikle, ortada temyiz edilebilir bir hüküm veya kararın mevcut olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
353 sayılı Kanunun 205/1inci maddesi: Askeri mahkemelerce verilen hükümler temyiz edilebilir. hükmünü;
206ncı maddesi: Hükümden önce verilip hükme esas alınan kararlar da hükümle beraber temyiz olunabilir. hükmünü;
217/1inci maddesi: Askeri Yargıtay, temyiz isteminin süresi içinde yapılmadığını veya hükmün temyiz edilemez olduğunu veya temyiz edenin buna hakkı olmadığını görürse, temyiz istemini reddeder. hükmünü;
5271 sayılı CMKnın 223üncü maddesinin birinci bendi de: (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. düzenlemesini içermektedir.
Sanığın, Tnk.Asb.Üçvş. E.E.,P.Uzm.Çvş. G.A.,Tnk.Uzm.Çvş. A.K.,P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P. ve terhisli P.Er C.A. Çe yönelik tüm eylemlerin tek bir zincirleme üste hakaret suçunu oluşturduğunun kabul edildiği ve mağdurlar Tnk.Uzm.Çvş. A.K.,P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P. ve terhisli P.Er C.A.Ç. açısından da sanık hakkında mahkumiyet hükmü verildiğinden, sanığın mağdurlar Tnk.Uzm.Çvş. A.K.,P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P. ve terhisli P.ErC.A.Ç.ye yönelik zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçu işlendiğine dair iddia açısından sanık hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçuna ilişkin verilen bir karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, yapılan uygulamadan doğan bir hukuki sonucun zorunlu olarak bu şekilde ifade edilmesinden ibaret olduğu ve bu sebeple de bahse konu bu kararın teknik anlamda bir karar olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı, dolayısıyla, temyiz incelemesi yapılabilecek nitelikte bir hüküm veya karar bulunmadığı, sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenlerle, ortada temyiz edilebilir bir hüküm ve kararın bulunmaması nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 217/1inci maddesi gereğince, Askeri Savcının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir (Dairemizin 07.05.2003 tarihli, 2003/444-440 E.K.; Dairemizin 18.06.2014 tarihli, 2014/604-597 E.K.; 23.03.2011 tarihli, 2011/201-253 E.K. sayılı ilamları da aynı doğrultudadır).
3. Zincirleme üste hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanığın, 24.01.2015 tarihinde, izinsiz olarak kışlayı terk ettiği, kışla dışında alkol alarak kışlaya döndüğü, koğuşlar bölgesi ile garaj arasında bir yerde olan sanığın bilinmeyen bir nedenle taşkınlık yapmaya başladığı, durumu gören Bölük Nöb.Uzm.Çvş. P.Uzm.Çvş. G. A.nın (Dz.59) sanığı sakinleştirmek için olaya müdahale ettiği, bu sırada sanığın garaj bölgesine yöneldiği, olay yerinin yakınından geçmekte olan AMM Nöb.Uzm.Çvş. P.Uzm.Çvş. A.K.nin (Dz.61) sanığı sakinleştirmek için olaya müdahale ettiği, Tb.Nöb.Sb.nın olayı haber vermesi üzerine Bölük Nöb.Asb.Tnk.Üçvş. E.T.nin (Dz.60) olaya müdahale ettiği, bu sırada haber verilmesi üzerine P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P. ve terhisli P.ErC.A.Ç.den oluşan AMMnın da (Dz.24) sanığı sakinleştirmek için olaya müdahale ettiği, sanığın, Bölük Nöb.Uzm.Çvş. P.Uzm.Çvş. G.A.nın kendisine müdahale ettiği andan başlamak üzere, kendisini sakinleştirmek için müdahale eden herkese yönelik olarak, hepinizin amına korum dediği, tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Tebliğnamede; sanığın eylemlerinin zincirleme üste hakaret ve zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret şeklinde iki ayrı suça mı, yoksa tek bir zincirleme üste hakaret suçuna mı vücut verdiğinin tespiti bakımından; dosya kapsamından hangi mağdurun, hangi sırayla ve kiminle birlikte sanığın yanına geldiğinin, sanığın hakaret içeren sözleri tek seferde mi yoksa her mağdur yanına geldiğinde ayrı ayrı mı sarf ettiğinin; yalnızca Birlik Komutanlığınca ifadeleri tespit edilen tanıklar P.Onb. M.I.(Dz.6) ve P.Onb. N.Y.(Dz.7) ile hiçbir aşamada ifadeleri tespit edilmeyen mağdurlar terhisli P.Erler Y.D., A.P. ve C.A.Ç.den sorularak, maddi vakanın açıklığa kavuşturulması gerekirken, bu hususun yerine getirilmemiş olmasının noksan soruşturma teşkil ettiği;
Askeri Savcı tarafından da; iki ayrı zincirleme üste hakaret fiilinin meydana geldiği, bu nedenle sanığın zincirleme üste hakaret suçundan iki kez cezalandırılması gerekirken bir kez cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu;
Belirtilmiş ise de;
TCK'nın 43'üncü maddesinde; "(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır
" düzenlemesi yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, Kanunda iki farklı zincirleme suç tipine yer verilmiş bulunmaktadır: Birincisi, aynı kişiye yönelik birden fazla eylemle işlenen zincirleme suç; ikincisi ise, tek fiille birden çok kişiye yönelik olarak işlenen zincirleme suçtur.
Somut olayda, sanığın, koğuşlar bölgesi ile garaj arasında bir yerde kendisine ilk müdahale eden üstüne veya üstlerine hakaret teşkil eden sözleri söyledikten sonra aynı üstüne veya üstlerine bu defa garaj bölgesinde kendisine müdahale eden diğer üstleri ve AMMnda görevli erler ile birlikte hakaret teşkil eden sözleri söylemek suretiyle birden fazla kez aynı suç işleme kararı içerisinde üste hakaret suçunu işlediği gibi, bu zincirleme eylemlerin birisiyle de garaj bölgesinde kendisine müdahale eden tüm asker şahıslara (Tnk.Asb.Üçvş. E.E.,P.Uzm.Çvş. G.A.,Tnk.Uzm.Çvş. A.K.,P.Onb. N.Ç.,terhisli P.Er Y.D., terhisli P.Er A.P. ve terhisli P.Er C.A.Ç) aynı zamanda, tek fiille birden çok kişiye yönelik olarak zincirleme üste hakaret suçunu işlediği anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle, somut olayda, TCKnın 43'üncü maddesinde düzenlenen iki zincirleme suç tipinin, zincirleme suç oluşturan eylemlerin birisinin üzerinde çakışması söz konusudur.
Sanığın, olayların başından sonuna kadar olan süreçte, kendisine müdahale eden ilk asker şahıs/şahıslar da dahil olmak üzere müteakiben gelen asker şahıslara (bir kısmı üst statüsünde) ismini ve/veya isimlerini zikrederek hakaret teşkil eden sözleri söylemediği hususu da dikkate alındığında; sanığın, başlangıçta kendisine müdahale eden ilk asker şahıs/şahıslara yönelik hakaret eylemleri ile garaj bölgesindeki tüm asker şahıslara yönelik hakaret eylemlerini birbirinden ayırmak ve bunların ayrı bir münferit zincirleme üste hakaret suçunu teşkil ettiğini kabul etmek Kanun koyucunun amacına, Kanun'un lafzına ve ruhuna aykırı düşeceğinden, keza ceza hukukunda aleyhe yorumla sanık aleyhine olarak hükme varılması sonucunu doğuracağından, isabetli bir çözüm tarzı olmayacaktır.
Açıklanan tüm bu sebeplerle, sanığın, koğuşlar bölgesi ile garaj arasında bir yerde kendisine ilk müdahale eden üstüne veya üstlerine, aynı üstüne veya üstlerine bu defa garaj bölgesinde kendisine müdahale eden diğer üstleri ve AMMnda görevli erler ile birlikte hepsine yönelik olarak sarf ettiği tüm sözlerin, bir bütün olarak tek zincirleme üste hakaret suçunu oluşturacağı sonucuna varılmakla, tebliğnamedeki hangi mağdurun, hangi sırayla ve kiminle birlikte sanığın yanına geldiğine, sanığın hakaret içeren sözleri tek seferde mi yoksa her mağdur yanına geldiğinde ayrı ayrı mı sarf ettiğine dair noksan soruşturma bulunduğuna dair görüşüne katılınmamakla birlikte, dosya kapsamından sanığın zincirleme teşkil eden eylemlerinden bazılarının Bölük Nöb.Uzm.Çvş. olan P.Uzm.Çvş. G.A.ye (Dz.59), Bölük Nöb.Asb. Tnk.Üçvş. E.T.ye (Dz.60) yönelik olup, bu asker şahısların Bölük Nöb.Uzm.Çvş. ve Bölük Nöb.Asb. sıfatlarını taşımaları nedeniyle hizmet halinde olmaları, üste hakaret suçu yönünden sadece bir tarafın (olayda Bölük Nöb.Uzm.Çvş. olan P.Uzm.Çvş. G.A. ve Bölük Nöb.Asb. Tnk.Üçvş. E.T) hizmet halinde olduğunun yeterli olması ve dosya kapsamından hizmet hali dışına çıktıklarına dair herhangi bir şüphe dahi bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin bir bütün olarak tek zincirleme hizmet halinde üste hakaret suçunu oluşturduğu sonucuna varılmış, zincirleme üste hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Başkan
; sanığın eylemlerinin bir bütün olarak tek zincirleme üste hakaret suçunu oluşturduğu, bu hususta tebliğnamedeki görüşün aksine noksan soruşturma bulunmadığına dair çoğunluğun görüşüne katılmakla birlikte, sanığın zincirleme şeklindeki eylemi ile ilgili olarak hizmet hali koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti için olaya müdahale eden üstlerin hizmet halinde olup olmadıkları, hizmet hali dışında çıkıp çıkmadıklarının aydınlatılması için Birlik Komutanlığınca ifadeleri tespit edilen tanıklar P.Onb. M.I.(Dz.6) ve P.Onb. N.Y. (Dz.7) ile hiçbir aşamada ifadeleri tespit edilmeyen mağdurlar terhisli P.Erler Y.D., A.P. ve C.A.Ç.nin ifadelerinin tespit edilmemesinin noksan soruşturma teşkil ettiği, bu husustaki noksan soruşturmaya yönelik görüşün çoğunluk tarafından kabul edilmemesi nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkındaki zincirleme üste hakaret suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiği görüşü ile bozmaya ilişkin karara katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Askeri Savcı ve sanığın temyizlerine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, zincirleme üste hakaret suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün suç vasfı yönünden BOZULMASINA, tebliğnameye sebepte farklı sonuçta uygun olarak, Başkan
nın karşı oyu ile oyçokluğuyla;
2) Askeri Savcının, zincirleme hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçu ile ilgili olarak verilen bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı yapmış olduğu temyiz isteminin, kararın temyiz edilebilir bir karar olmaması nedeniyle 353 sayılı Kanunun 217/1inci maddesi gereğince REDDİNE, tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle;
20.04.2016 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy