(5237 S. K. m. 62) (1632 S. K. m. 66, 67)
Sanığın, 30.07.2005-17.08.2005 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Askeri Mahkemenin 15.10.2007 tarihli ve 2007/373-498 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.01.2009 tarihli ve 2009/121-115 E.K. sayılı ilamı ile noksan soruşturma yönünden bozulması üzerine;
Askeri Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın, 30.07.2005-17.08.2005 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-b ve TCK’nın 62'nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından sebep gösterilmeksizin; müdafii tarafından ise noksan soruşturmaya ve esasa yönelik sebeplerle temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın, 26.07.2005 tarihinde dört gün kanuni izne gönderildiği, bu izninden 30.07.2005 tarihine kadar dönerek Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 17.08.2005 tarihinde jandarma ekibi tarafından yakalandığı, izinden zamanında dönmemesi için geçerli bir mazeretinin bulunmadığı, böylece 30.07.2005-17.08.2005 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği, dosyada bulunan tüm delillerden anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre yasal, inandırıcı ve yeterli gerekçeler gösterilmek suretiyle; askerliğe elverişli olduğu ve cezai ehliyetinin tam olduğu hususları adli rapor ve sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sanığın, yukarıda belirtilen tarihler arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, temel cezayı asgari hadden tayin etmek ve sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları nedeniyle takdiri indirim yapmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında; adli sicil kaydına göre izin tecavüzü suç tarihinden önce kesinleşmiş mahkûmiyetlerinin bulunması nedeniyle objektif koşul yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına; sanığın geçmişte kasıtlı suçlardan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmesi gerekçesiyle ertelemeye yer olmadığına karar verilmesinde; sanığın suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri dikkate alınarak hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına ve diğer seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın ve müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Müdafii, sanık hakkında askerliğe elverişli olmadığına dair raporun geç aldırılmak suretiyle sanığın mağdur edildiğini ileri sürmüş ise de; Dairemizin bozma kararından sonra Askeri Mahkemece sanığın adli gözlem altına aldırılması sonucunda suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğunun ve cezai ehliyetinin tam olduğun tespit edilmesi karşısında müdafiin bu temyiz sebebine itibar edilmemiştir.
Müdafii tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; olayda suç tarihleri itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin söz konusu olduğu, Dairemizce bozulmasına karar verilen ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 15.10.2007 tarihinde kesilen ve yeniden işlemeye başlayan sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin, 30.04.2014 tarihinde temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü ile yeniden kesildiği, 5237 sayılı TCK'nın 67/4'üncü maddesinde öngörülen azami dava zamanaşımı süresinin 17.08.2017 tarihinde dolacak olduğu dikkate alındığında, müsnet izin tecavüzü suçundan görülmekte olan kamu davasının temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla dahi zamanaşımına uğramamış olduğu, dolayısıyla Askeri Mahkemece davanın düşürülmesi kararı verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilerek müdafiin bu temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın ve müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz istemlerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
17.02.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy