(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 50, 51, 62, 63, 68) (1632 S. K. m. 47, 66, Ek m. 8, 10) (ANY. MAH. 17.01.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
Askeri Mahkemece, 03.09.2009 tarihli ve 2009/1940-1320 E.K. sayılı hükümle, hükümlünün, 21.06.2009-29.07.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul olunarak, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 62/1'inci maddeleri gereğince neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 29.07.2009-03.08.2009 tarihleri arasında gözetim altında, 03.08.2009-03.09.2009 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63'üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna, karar verilmiştir.
Taraflarca temyiz edilmeyen bu hüküm, 19.09.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararıyla, ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının 4551 sayılı Kanun’un 12’inci maddesiyle değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, 5329 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle ASCK’na eklenen Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ...” ibaresinin, 5329 sayılı Kanun’un 1’inci maddesiyle ASCK’na eklenen Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Söz konusu kararın yürürlüğe girmesi nedeniyle, ASCK’nın 66/1-a maddesinde düzenlenen firar suçundan tayin olunan iki yıl ve daha az hapis cezalarının, yasal şartların oluşması hâlinde, TCK’nın 51’inci maddesi gereğince ertelenmesi, CMK’nın 231’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ayrıca bir yıldan kısa süreli olarak tayin olunan hapis cezalarının TCK’nın 50’inci maddesi gereğince adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi mümkün hâle gelmiştir.
Bu nedenle, Askeri Mahkemece, 18.01.2013 tarihli ve 2009/1940 E., 2013/51 K. sayılı duruşmasız işlere dair kararla, hükümlü hakkında, firar suçundan verilen ve kesinleşen mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasına, karar verilmiştir.
Askeri Mahkemece, 21.08.2013 tarihli ve 2013/1388-655 E.K. sayılı kararla, hükümlünün, 21.06.2009-29.07.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul olunarak, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 62/1'inci maddeleri gereğince neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 29.07.2009-03.08.2009 tarihleri arasında gözetimde, 03.08.2009-03.09.2009 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63'üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna, CMK'nın 231'inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
Taraflarca süresi içinde itiraz edilmeyen bu karar, 24.10.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 24.10.2013 tarihinden sonra, hükümlünün, denetim süresi içerisinde, 07.07.2015 tarihinde işlemiş olduğu tacir olan kişinin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçu nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/19 E., 2016/44 K. sayılı hükmüyle cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hüküm 07.04.2016 tarihinde kesinleşmiş, bu hükme ilişkin gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi, e-imzalı olarak Askeri Mahkemeye gönderilmiştir.
Bunun üzerine, Askeri Mahkemece 27.05.2016 tarihli ve 2016/274-359 E.K. sayılı hükümle, 21.08.2013 tarihli ve 2013/1388-655 E.K. sayılı açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak, hükümlünün, 21.06.2009-29.07.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul olunarak, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 62/1'inci maddeleri gereğince neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 29.07.2009-03.08.2009 tarihleri arasında gözetimde, 03.08.2009-03.09.2009 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63'üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna, karar verilmiştir.
Bu hüküm, hükümlü tarafından, suçu işlemesinin üzerinden yedi yıl geçtiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Kesinleşen hükümlerle ilgili olarak yapılan uyarlama yargılamalarında, artık dava zamanaşımı süresinin değil, ceza zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda, TCK'nın 68'inci maddesinin 1-e ve 5'inci fıkraları dikkate alındığında, ilk hükmün kesinleştiği 19.09.2009 tarihinde başlayan on yıllık ceza zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşıldığından, hükümlünün temyiz sebebi kabule değer görülmemiştir.
Ancak, Askeri Mahkemece, hükümlünün, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi ve bu suçundan mahkûm olması, bu hükmün de kesinleşmesi nedeniyle, hakkında daha önce verilen ve açıklanması geri bırakılan 21.08.2013 tarihli ve 2013/1388-655 E.K. mahkûmiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmiş ise de;
Hükümlünün, denetim süresi içerisinde, 07.07.2015 tarihinde işlemiş olduğu tacir olan kişinin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçu nedeniyle cezalandırıldığı … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/19 E., 2016/44 K. sayılı hükmüne ilişkin gerekçeli kararın, kesinleşme şerhinin ve üst yazının, sadece, e-imzalı olduğu görülmektedir (Dz.226-237).
Keza, bu suça ilişkin sabıka kaydı da, dosyada bulunan adli sicil kaydında yer almamaktadır (Dz.245-246).
Bu durumda, hükmün açıklanmasına konu edilen ve adli sicil kaydında da gözükmeyen, görevli memurca, “Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır.” şerhi düşülmeden, keza mühür ve imza ile onaylanmadan gönderilen … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/19 E., 2016/44 K. sayılı hükmüne ilişkin gerekçeli kararına ve kesinleşme şerhine dayanılarak hükme gidilmesi hukuka aykırı olduğundan, hükümlünün temyizine atfen ve resen, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle verilen mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma nedeni karşısında;
1) Hükme esas alınmamakla birlikte, adli sicil kaydında, hükümlünün denetim süresi içerisinde 15.01.2015 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçu nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2015/87 E., 2016/30 K. sayılı hükmüyle cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün 09.02.2016 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, bu hükme ilişkin kesinleşmiş gerekçeli kararında temin edilerek değerlendirilmesi gerektiğine;
2) Askeri Mahkemece, gerekçeli kararda, CMK'nın 231'inci maddesinin 7 ve 11'inci fıkralarının amir hükmü gereğince, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen hükümlü hakkında açıklanan hapis cezasının ertelenmesinin hukuken mümkün olmadığının belirtilmesi gerekirken, hükümlünün, suç tarihinden önce kasıtlı suçtan sabıkası bulunmadığı halde, hüküm fıkrasında, üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmesinden bahisle hakkında TCK’nın 51’inci maddesinde düzenlenen erteleme hükmünün uygulanmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin bir hata olduğuna;
İşaret olunmuştur. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy