(1632 S. K. m. 117) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (2803 S. K. m. 15, Ek m. 7) (353 S. K. m. 17)
Askeri Mahkemece; sanığın, 18.12.2011 tarihinde mağdur/sanık J.Er G.G.'ye karşı asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK’nın 117/1, TCK’nın 62, 50/1-a, 50/3 ve 52'nci maddeleri gereğince beş yüz TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; Komutan tarafından, göreve yönelik nedenler; müdafi tarafından ise esasa ilişkin nedenler ileri sürülerek ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; mahkûmiyet hükmünün görev yönünden bozulması gerektiği hususunda görüş bildirilmiştir.
Aynı olay kapsamında, mağdur/sanık J.Er G.G. hakkında üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçlarından dolayı verilen mahkumiyet hükümleri temyiz edilmediğinden inceleme dışında tutulmuştur.
Yapılan incelemede;
Sanık J.Asb.Çvş. İ.C.‘un 18.12.2011 tarihinde astı konumunda bulunan mağdur J.Er G.G.’nin boğazından tutup silkelemek ve itip kakmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında öncelikle ve resen dikkate alınması gerektiğinden, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda, 25.07.2016 tarihli ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, öncelikle görev yönünden inceleme yapılması gerekmektedir.
668 sayılı KHK ile 2803 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler sonucunda; …Komutanlığının Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden çıkartılarak …Bakanlığına bağlandığı ve jandarma personelinin genel kolluk kuvveti içerisine dahil edildiği, jandarma birliklerinin, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hâllerinde Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek bölümleriyle Kuvvet Komutanlıkları emrine gireceği, kalan bölümüyle normal görevlerine devam edeceği, ayrıca Jandarma birliklerinin, …Başkanlığının talebi üzerine … Bakanının, illerde ise garnizon komutanının talep etmesi halinde valinin onayıyla kendilerine verilen askeri görevleri de yapacaklarının, jandarma personeline askeri görev verildiği takdirde bu görevlerden doğan suçlarda 353 sayılı Kanun hükümlerinin ve diğer kanunlarda 2803 sayılı Kanuna aykırı hükümler bulunması hâlinde, 2803 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, bu değişiklikle, jandarma personelinin askeri yargıya yönelik yargılama alanı daraltılarak, sadece askeri görev verildiği takdirde ve bu görevlerden doğan suçlardan dolayı yargılamaların askeri mahkemelerde yapılacağının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Böylece jandarma personelinin, askeri görev verilmesi hali dışında işlediği tüm suçlar yönünden askeri mahkemelerde yargılanmalarına son verilmiştir.
Gerek 2803 sayılı Kanun’un 668 sayılı KHK ile değişik 15’inci maddesi ve gerekse aynı KHK’nın 19’uncu maddesi ile eklenen Ek 7’nci maddesi birlikte dikkate alındığında, jandarma personeli yönünden 353 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinin uygulama olanağının ortadan kalktığı, geçmişe yönelik suçlarda dahil olmak üzere, usule ve göreve ilişkin bu yeni hükümlerin derhal uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığa atılı asta müessir fiil suçu askeri bir suç olmakla birlikte, sanığa kanuna uygun olarak verilmiş bir askeri görev bulunmadığı ve bu görevden dolayı suç işlenmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle sanığın askeri mahkemede yargılanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün, görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy