(1632 S. K. m. 47, 91, Ek m. 8, 10) (765 S. K. m. 51, 59) (5237 S. K. m. 29, 62) (5271 S. K. m. 231) (ANY. MAH. 17.01.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
…Komutanlığı Askeri Mahkemenin 13.04.2004 tarihli ve 2004/457-146 E.K. sayılı hükmü ile; hükümlünün, 13.08.2003 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 91/1 (Az vahim hâl cümlesi), mülga 765 sayılı TCK’nın 51/Son ve 59/2’nci maddeleri gereğince bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, 24.05.2004 tarihinde kesinleştiği (Dz.44);
Sonra lehe kanun değerlendirmesi yapılarak, Askeri Mahkemenin 02.09.2005 tarihli, 2004/457 E. ve 2005/428 Müt.K. sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile, hükümlünün, 13.08.2003 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 91/1 (Az vahim hâl cümlesi), 5237 sayılı TCK’nın 29 (3/4) ve 62’nci maddeleri gereğince bir ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14.10.2009 tarihinde kesinleştiği (Dz.65);
Daha sonra, yeniden yapılan bir lehe kanun değerlendirmesi neticesinde, Askeri Mahkemenin 10.02.2010 tarihli, 2004/457 E. ve 2010/17 Müt.K. sayılı kararı ile; infazın durdurulmasına, birinci uyarlama kararının yeniden ele alınmasına, hükümlünün, 13.08.2003 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 91/1 (Az vahim hâl cümlesi), 5237 sayılı TCK’nın 29 (3/4) ve 62’nci maddeleri gereğince bir ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 06.07.2010 tarihinde kesinleştiği (Dz.97);
Hükümlünün, beş yıllık denetim süresi içerisinde 05.02.2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin anlaşılması üzerine (Dz.173), …Komutanlığı Askeri Mahkemesince; duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, hükümlünün, 13.08.2003 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 91/1 (Az vahim hâl cümlesi), 5237 sayılı TCK’nın 29 (3/4) ve 62’nci maddeleri gereğince bir ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği (Dz.243);
Hükmün; hükümlü tarafından, uygulamaya ilişkin sebepler ileri sürülerek temyiz edildiği;
Tebliğnamede; hükmün, uygulama yönünden bozulmasına dair görüş bildirildiği;
Anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin anlaşılması üzerine, duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte;
Anayasa Mahkemesinin 23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17.01.2013 tarihli, 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararıyla; ASCK’nın 47’nci maddesini birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile, Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “… kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup, böylece atılı suçtan tayin olunan iki yıl ve daha az süreli hapis cezaları yönünden, yasal şartların oluşması durumunda, TCK’nın 51’inci maddesi gereğince ertelenmesi ve bir yıldan az hapis cezalarının TCK’nın 50’inci maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi mümkün hâle gelmiştir.
Hükümlü bakımından da, suçun işlendiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tarihte atılı suç nedeniyle hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya ertelenmesi yasal olarak mümkün olmayıp, Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla mümkün hale geldiğinden, ortaya çıkan hukuki durumun hükümlünün lehine yorumlanması ve hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy