(353 S. K. m. 220) (5237 S. K. m. 53) (1632 S. K. m. 47)
Sanığın, 09.08.2016 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninden saat 14.00’e kadar dönmesi gerekirken dönmediği, 29.09.2016 tarihinde saat 12.00’da kendiliğinden Birliğine katıldığı, böylece 09.08.2016-29.09.2016 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, sanığın, atılı suçu işlediği kabul edilerek, asgari hadden temel ceza tayin edilip, takdiri indirim hükmü uygulanmak suretiyle cezalandırılmasında, 14.07.2016 tarihli ve 29770 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.06.2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesiyle 353 sayılı Kanun’a eklenen Ek 4’üncü madde gereğince sırf askeri suç niteliğindeki atılı suçtan verilen cezanın altı aydan fazla olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında, yine 6722 sayılı Kanun’un 9 ve 11’inci maddeleriyle ASCK’nın 47 ve Ek 8’inci maddelerinde yapılan değişiklikler gereğince hükmolunan cezanın, üç aydan fazla olması nedeniyle ertelenmemesinde ve dört aydan fazla olması nedeniyle kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte;
Hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında, ceza tayin edildikten sonra güvenlik tedbirlerine hükmolunurken, TCK’nın 53’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan, “…Koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz” hükmü dikkate alınarak; TCK’nın 53’üncü maddesinin 2 ve 3’üncü fıkraları gereğince, maddenin 1’inci fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar, diğer haklar yönünden ise, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yanlış anlaşılmalara ve uygulamalara sebebiyet verecek şekilde, “…TCK’nın 53/1-2’nci maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına…” şeklinde karar verilmesi hatalı ve kanuna aykırı olduğundan, mahkûmiyet hükmünün bu nedenle bozulmasına; ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-H maddesi gereğince, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy