(5237 S. K. m. 62, 125) (2692 S. K. m. 21) (353 S. K. m. 9)
Askeri Mahkemenin 28.09.2015 tarihli, 2014/212 E. ve 2015/598 K. sayılı kararı ile sanığın, 22.04.2013 tarihinde alenen kamu görevlisine hakaret etmek suçunu işlediği kabul edilerek, TCK'nın 125, 125/3-ave 62’nci maddeleri uyarınca sonuç olarak on bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği,taraflarca yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen bu kararın 08.10.2015 tarihinde kesinleştiği;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesinden sonra, 5 yıllık deneme süresi içerisinde, sanığın 07.12.2015tarihinde işlediği basit yaralama suçundan, … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli, 2016/1-178 E. K. sayılı hükmü ile mahkûmiyetine karar verilerek (Dz.141-144), bu kararın 08.04.2016 tarihinde kesinleşmesinin bildirilmesi üzerine;
Askeri Mahkemece; deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemiş olması nedeniyle yeniden duruşma açılıp, 668 sayılı KHK ile ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler sonrası oluşan hukuki durum nedeniyle sanık hakkında 22.04.2013 tarihinde işlenen alenen kamu görevlisine hakaret etmek suçundan dolayı görevsizlik karar verildiği anlaşılmaktadır.
2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu’nda, 25.07.2016 tarihli, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 15.08.2016 tarihli, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklikler sonucunda; Sahil Güvenlik Komutanlığının kural olarak Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ayrıldığı, Sahil Güvenlik personelinin askeri görevlerinin sınırlandırıldığı, askeri mahkemelerin Sahil Güvenlik personelini yargılama görevinin sadece askeri görev verildiği takdirde söz konusu olabileceği anlaşılmaktadır. 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu’nun 21/e maddesine göre, 2692 sayılı Sahil Güvenlik personeli sadece askeri görev verildiği takdirde askeri mahkemelerde yargılanabilecektir.
2692 sayılı Kanunun, 25.07.2016 tarihli ve 668 sayılı KHK ile değişik 21’inci maddesi, Sahil Güvenlik personelinin işlediği suçların yargılamasında, hangi yargı kolunun görevli olduğunu açıkça düzenleyen bir usul hükmüdür ve tüm usul hükümleri gibi, yürürlüğe girdiği tarihten sonra, derdest olan davalarda uygulanması gereklidir.
Askeri mahkemelerin görevini düzenleyen 353 sayılı Kanunun 9’uncu maddesinde, “… kanunlarda aksi yazılı olmadıkça …” ifadesi kullanılarak, askeri mahkemelerin genel görevine kanunlarla istisna getirilebileceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda 2692 sayılı Kanunun 21’inci maddesi “e” bendinin, askeri mahkemelerin Sahil Güvenlik personeli üzerindeki yargılama görevini düzenlediği ve 353 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesine açıkça istisna getirdiği sonucuna varılmıştır.
Yapılan açıklamaların ışığı altında; Sahil Güvenlik personeli olarak görevli olan sanığın, kamu davasına konu edilen eyleminin, Sahil Güvenlik personeline tevdi edilmiş askeri bir görevden kaynaklanmadığı, bu nedenle 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu’nun 21’inci maddesinin “e” bendine göre, dava konusu eyleminden dolayı yargılama yapmaya askeri mahkemelerin görevli olmadığı ve kamu düzenini doğrudan ilgilendiren görev konusunun davanın her aşamasında öncelikle ve resen göz önünde bulundurulması gerektiği, dolayısıyla verilen görevsizlik kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, görevsizlik kararının onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy