(1632 S. K. m. 87)
Sanığın, 26.01.2015 tarihinde 04.00-06.00 saatleri arasında nizamiye nöbetçisi olarak görevlendirildiği, nöbet saati geldiğinde Emniyet Nöbetçi Uzman Çavuşu İs.Uzm.Çvş. A.G. tarafından uyandırılmasına rağmen kalkarak nöbetine gitmediği; aynı gün sabah kalk saati olan 06:00'da kalkmadığı, daha sonrasında Bölük Nöbetçi Subayı Bkm.Atğm. B.Ö.’in saat 06:30’da koğuşta yaptığı kontroller sırasında hala yatakta uyuduğunu görmesi üzerine sanığa yataktan kalkması yönünde emir verdiği, ancak sanığın bu emri de yerine getirmediği,
Böylece zincirleme olarak emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı;
Yapılan yargılama sonunda, Askeri Mahkemece; rahatsızlığı nedeniyle söz konusu emirleri yerine getiremediği anlaşılan sanığın, yüklenen suç açısından kast veya taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
ASCK’nın 87’nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçu; askeri hizmete ilişkin emrin gereğinin hiç yapılmaması, emrin yerine getirilmesinin sözlü veya fiili olarak açıkça reddedilmesi veya emir tekrar edildiği hâlde yerine getirilmemesi ve suç işleme kastıyla hareket edilmesi ile oluşmaktadır.
Sanık savunmalarında; 25.01.2015 tarihinde akşam saatlerinde Bölük Nöbetçi Subayına hasta olduğunu ve hastaneye gitmek istediğini söylediğini, ancak nöbetçi subayın kendisine inanmadığını, daha sonra fenalaştığını, arkadaşları O.K., Y. E. ve A.Y.'ın yardımları ile lavobaya götürüldüğünde istifra ettiğini, hasta olduğu için nöbete gidemediğini ve sabah kalkamadığını ileri sürmüştür.
Sanığın savunmaları, yargılama esnasında dinlenilen tanıklar O.K., Y.E. ve A.Y.’ın yeminli beyanları ile de doğrulanmıştır.
Nöbetçi Subay Bkm.Atğm. B.Ö. de yeminli beyanında, sanığın o akşam yanına gelerek hasta olduğunu söylediğini, ancak acil bir durum olmadığını gördüğünden ve hasta olduğuna dair bir izlenim elde etmediğinden nöbetini değiştirmediğini ve sabah revire gidebileceğini söylediğini beyan etmiştir.
Olayla ilgili dinlenilen dahiliye uzmanı bilirkişi Tbp.Alb. M.E.B. yeminli mütalaasında, sanığın rahatsızlığının kendisine verilen emirleri yerine getirmesine fizyolojik bir engel yaratabileceği kanaatinde olduğunu belirtilmiştir.
Yargılama aşamasında elde edilen tüm deliller göz önüne alındığında, sanığın olay tarihi ve saatleri itibariyle nöbete kaldırıldığında nöbet tutmasına ve kalkmasına engel bir rahatsızlığı bulunmadığını kesin olarak söylemek mümkün görülmemektedir. En azından bu konuda makul bir şüphenin oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Askeri Mahkemece, haklı ve yerinde gerekçelere, atılı suçun oluşmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş olmasında, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy