(353 S. K. m. 243) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 62) (1632 S. K. m. 121)
… Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.12.2013 tarihli, 2013/33-543 E.K. sayılı kararı ile; sanığın, 30.01.2011 tarihinde askerliğe ait evrakı tahrip etmek suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 121 ve TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231'inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, süresi içinde itiraz edilmeyen karar, 08.02.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kesinleştirilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığının 30.06.2016 tarihli "Kanun yararına bozma istemi" konulu yazısı ile; sanığın, adli sicil kaydına göre 08.09.2008 tarihinde işlediği konut dokunulmazlığını ihlal suçundan … Sulh Ceza Mahkemesinin 03.11.2009 tarihli, 2008/932 E. ve 2009/1035 K. sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın 17.12.2010 tarihinde kesinleştiği, hükmün hangi tarihte infaz edildiği anlaşılamamakla birlikte en erken kesinleştiği tarihte infaz edildiği kabul edilse dahi adli sicilden silinme koşulları oluşmadan önce müsnet suçu işlediğinin anlaşılmakta olması karşısında, CMK'nın 231/6-a maddesinde öngörülen sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması şeklindeki objektif koşulun somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle, kanuna aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
CMK’nın 231’inci maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için aranması gereken koşullar sayılmış olup, söz konusu koşullar incelendiğinde, 6-(a) bendinde sayılan koşulun, diğer bentlerde sayılan koşullardan farklı olarak, objektif nitelikte bulunduğu ve varlığı halinde diğer koşulların aranmasını gerektirmeyen ön koşul niteliğinde olduğu görülmektedir.
Dava dosyası incelendiğinde; sanık hakkında 08.09.2008 tarihinde işlediği konut dokunulmazlığını ihlal suçundan …Sulh Ceza Mahkemesinin 03.11.2009 tarihli, 2008/932 E. ve 2009/1035 K. sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kanun yararına bozmaya konu edilen askerliğe ait evrakı tahrip etmek suçunun temadi ettiği tarihlerden önce kesinleştiği, keza söz konusu mahkûmiyet hükmünün adli sicilden silinme koşullarının da oluşmadığı, dolayısıyla daha önce kasıtlı suçtan hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yasal imkân bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için gerekli olan ve CMK’nın 231/6-(a) maddesinde öngörülen, “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması” şeklindeki objektif koşulun somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle, Milli Savunma Bakanı’nın kanun yararına bozma isteminin kabulü ile, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozulmasına ve Askeri Mahkemece duruşma açılarak yeniden bir karar verilmesine, karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy